• Türkiye’de her 2 kişiden 1’i bankalara borçluyken, kadınlar arasında borçlanma oranı daha yüksek. Esnaf olan Gülnur Karlı: “Ne kadar çalışırsam çalışayım, iki yakamız bir araya gelmiyor. Milyonlarca emekçi kadın ve erkek aynı çarkın içinde.” 

 

Gelirlerinin önemli kısmını temel ihtiyaçlara ayıran kadınlar, ay sonunu getirebilmek için kredi kartına, ihtiyaç kredisine ve yakınlarından aldıkları borçlara başvuruyor.

Evrensel’den Sıla Altun’un haberine göre Türkiye’de her 2 kişiden 1’i bankalara borçlu. Borç ise ücretlerle kapanmıyor; alım gücü düşen ve açlık sınırıyla makası açılan maaşlarla birlikte borçlanma giderek artıyor. Kadınların yaşamında ise borçlanmanın, geçim sıkıntısının ve yarının kaygısının etkileri çok daha belirgin.

Sayı ikiye katlandı

Geçtiğimiz günlerde Karar gazetesinde yer alan habere göre 2015’te her 3 kişiden 1’i bankalara borçluyken, şimdi her 2 kişiden 1’i borçlu. Borçlu sayısı 11 yılda 25 milyondan 44 milyona yükseldi.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Finansal İstikrar Raporu’na göre mart 2023’te hane halklarının toplam borcu 4 trilyon 418 milyar lira civarındayken, mart 2026’da 6 trilyon 639 milyar liraya çıktı.

Temel ihtiyaçlar karşılanamıyor

Kadınlar en temel ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanıyor. TCMB verilerine göre bireysel kredi kartı borçları 3 trilyon 177 milyar lira ile toplam borçların yüzde 48’ini oluşturuyor. İhtiyaç kredileri 2 trilyon 522 milyar lira ile yüzde 38’lik paya sahip. Bir yılda bireysel kredi kartı borcu yüzde 53,6 arttı. Konut kredisi gibi yatırım odaklı borçlanmalardaki artış ise yüzde 35,4 ile sınırlı kaldı.Kredili mevduat hesapları (KMH) yoluyla borçlanma da hızla büyüdü. Kısa vadeli ve kolay ulaşılabilir KMH’nin yıllık büyümesi yüzde 67,2 oldu.

Borçlar bitmiyor

Geçtiğimiz nisan ayında Ekmek ve Gül tarafından Türkiye’nin 15 ilinde 2 bin 804 kadınla gerçekleştirilen “Türkiye’de Kadın Yoksulluğu Panoraması” araştırması, TCMB verilerini kadınların deneyimleriyle somutlaştırdı. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 49,96’sı geçim sıkıntısıyla başa çıkabilmek için bankaya borçlandığını, yüzde 23’ü ise yakınlarından veya arkadaşlarından borç aldığını belirtti. Dünya Bankası’nın 2025’te yayımladığı Global Findex 2024 Türkiye verilerine göre ise, 15 yaş ve üzeri kadınların yüzde 57,6’sı son bir yıl içinde herhangi bir kaynaktan borç para aldı. Kadınların yüzde 29,6’sı ise kredi kartı sahibi. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 42,9’u hane gelirlerinin büyük kısmını borç ödemelerine ayırdığını söyledi. Borçlu olduğunu belirtenlerin yüzde 13’ü 28 bin lira ve altı, yüzde 34’ü 28-40 bin lira, yüzde 38’i 40-100 bin lira, yüzde 11’i ise 100 bin lira ve üzerinde gelire sahip.

Sadece günlük ihtiyaçlar için

Kadınlar gelirlerini en çok beslenme, barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara harcıyor. Dünya Bankası’nın 2021 Türkiye verileri de kadınların yüzde 18,5’inin sağlık veya tıbbi harcamalar nedeniyle borçlandığını ortaya koyuyor. Borçlanma, yatırım veya varlık biriktirmekten ziyade gündelik yaşamı sürdürebilmenin aracı haline gelmiş durumda.

Ne kadar çalışılsa da…

Evrensel’e konuşan İstanbul’un Sultangazi ilçesinde esnaflık yapan Gülnur Karlı, yaşadığı ekonomik sıkışmışlığın sadece kendisine özgü olmadığını anlatıyor. Kredi kartları ile esnek hesapları kullanarak 170 bin lira borçlanmışlar. Oğluyla birlikte haftada altı gün, günde 14-15 saat çalıştıklarını, buna rağmen son üç aydır 50-70 bin lira arasında ancak kazanabildiklerini belirtiyor ve ekliyor: “Lüks içinde yaşayan, yiyip içip gezen biri değilim. Çalışıyor ve ayakta kalmaya çalışıyorum. Ama ne kadar çalışırsam çalışayım, iki yakamız bir araya gelmiyor.” 

Yaşamak da lüks oldu!

Gülnur Karlı, yaşanan yoksulluğun etkisini ise şöyle özetliyor: “Tatil artık benim için ulaşılması zor bir lüks haline getirildi. Önce kira. Sonra vergi, faturalar, kredi. Sonra kredi kartı, işletme giderleri. Sıra en son insana geliyor. Sıra gelirse tabii. Tatil yok. Yeni kıyafet almıyoruz, tamir ediyoruz. Gıdada mümkün olduğunca seçici davranıyoruz. Besleyici olmasına değil, uygun fiyatlı olmasına bakıyoruz. Bunu yaşayan yalnızca ben değilim. Milyonlarca emekçi kadın ve erkek aynı çarkın içinde.” HABER MERKEZİ