Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Güngör Mahallesi’nde 17 Temmuz’da polisin infaz ettiği 7 çocuk babası Necmettin Fendik'in, baskı, zulüm ve göç ile dolu yaşamı, 1971 yılında doğduğu köy olan Oremar (Dağlıca) köyünde başlayıp, çocuklarının gözü önünde göğsüne açılan kurşunla son buldu. 

Sömürgeci Türk devlet baskısının yoğun bir şekilde yaşandığı Oremar bölgesinde 1997 yılında gördüğü işkenceden dolayı eşi Kudret Fendik ile birlikte Güney Kürdistan’a göç eden Fendik, burada da hem KDP hem de Sadam Hüseyin'in zulmü ile karşılaşır. Duhok’ta baskıdan kaynaklı 3 kamp değiştirmek zorunda kalan Fendik, kaldıkları son kampta da 40 gün aç bırakılmalarına daha fazla dayanamayarak, 1999 yılında eşi ile birlikte Maxmur Kampı'nda yaşamaya başlar.


Baskı, zulüm ve göç

Mülteci kampında 3 yıl kaldıktan sonra 2002 yılında Yüksekova’ya dönen Fendik, öldürüldüğü mahalle olan Güngör’e yerleşir, “Yardım ve yataklık yapmak” iddiasıyla tutuklanır ve 6 ay cezaevinde kalır. İlçede 13 Mart 2016 tarihinde başlayan sokağa çıkma yasağı dönemi ve sonrasında 4 kez evi basılan Fendik, son baskında kapıyı açmaya giderken çocuklarının gözü önünde yüzü maskeli polisler katledilir.


Çok sevdiği Efrîn'in gözleri önünde öldürüldü

Sokağa çıkma yasağı döneminden evi yıkılan ve yıkılan evini tekrardan onaran Fendik'in eşi Kudret Fendik, mahalleye yerleştiklerinde sadece 2 battaniyelerinin olduğunu dile getirerek, "Eşim kışın kalorifer yazın ise inşaat işinde çalışıyor bize bakıyordu. Çok çalışkan bir insan ve herkesin sevdiği biriydi. Çocukluğundan beri devletin şiddetine maruz kaldı ama o hiçbir zaman geri adım atmadı. Zaten onu bu yüzden öldürdüler. Bu yüzden o kadar üzerinde baskı kuruyorlardı" dedi. 

Eşinin Rojava Devrimi'ne olan hayranlığından kaynaklı çocuğunun ismini Efrîn koyduğunu belirten Fendik, "Çok sevdiği Efrîn'in gözleri önünde onu öldürenler tüm çocuklarına da işkence ettiler. Çocuklarımı babasız bırakanlar inşallah aynı acıyı tadarlar" diye konuştu.


Elinde hala inşaatın tozu vardı

Mahalleye onlarca zırhlı araç ve 3 sivil dolmuş ile baskın yapanların eşini öldürmek için önceden hazırlık yaptıklarını anlatan Fendik, "Yaşamı boyunca hep fakirlik ile mücadele eden eşim gece geç saatlerde çalıştığı inşaattan gelirken katledildi. Daha elinde inşaatın tozunu temizlemeden öldürdüler. Hayattı boyunca kimseye boyun eğmeyene eşimin cansız bedenini önümüze serip ağıt yakmamamıza dahi izin vermediler" diye konuştu.


Öldürüp parasını çaldılar

Eve baskın yapan polisin evde bulunan 40 bin TL'yi de aldığını dile getiren Fendik, mahallede sürekli baskınların adresi olan 9 aile ile birlikte suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.  


 DİHA/HAKKARİ