- Mereş’te yaşananları anlatan Ulaş Kabak, cenazelerin spor salonunda toplandıktan sonra insanlara cenaze aracı dahi verilmediğini belirterek, “Evlat babasını kendi kucağında mezarlığa götürdü. İnsanlar, bu şehirde acılarını yaşayamadı” dedi.
Depremlerin ağır hasar bıraktığı Mereş merkez ve ilçelerinde binlerce kişi hayatını kaybetti. Onikişubat ile Dulkadiroğlu ilçelerinde enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Depremin 22. gününe rağmen halen enkaz altından cenazeler çıkan kentte, moloz kaldırma çalışmaları ağırlıklı olarak şehir merkezinde sürdürülüyor. Dokunulmamış çok sayıda enkazın ara sokaklarda beklediği kentte, depremin ilk günü birçok enkazda çıkan yangınlar nedeniyle de çok sayıda kişi yanarak yaşamını yitirdi. İtfaiyenin geç müdahale ettiği yangınların yanı sıra diğer kentlerde olduğu gibi Mereş’te de kurtarma ekipleri, ağırlıklı olarak depremin 2. günü müdahalede bulundu. Depremin ilk gününde gönüllü olarak kurtarma çalışmalarına katılan, şimdi ise kent merkezi ile köylerinde yakınları ile arkadaşlarının sağladığı imkanlarla gönüllü olarak insanlara yardımcı olmaya çalışan Ulaş Kabak, tanık olduklarını ve yaşadıklarını MA'dan Ahmet Kanbal'a anlattı.
Depremin ilk günü şehrin tamamının karanlıkta kaldığını, evinden çıkamayanların tamamının enkaz altında kaldığını dile getiren Kabak, ilk dört gün iletişimin tamamen kesildiğini söyledi. Depremin ilk anlarında ne olduğunun tam farkında olmadıklarını kaydeden Kabak, günün aydınlanması ile birlikte durumun daha net farkına vardıklarını belirtti. Depremin ilk günü şehir merkezinde bir iş makinesi ve 8 özel harekat polisi dışında kimsenin olmadığını kaydeden Kabak, “Bütün binalar yıkılmış. Bir apartmanda yaşayan 50-100 kişi var. Bir iş makinesi ve 8 tane polisi bir arada tutup, bir şey yapamıyorlar. Onlar da ne yapacağını şaşırdı. İş makinesine para teklif edenler, askerin önünde ağlayanlar var, sinir krizi geçirenler var. İlk gün bu şekilde bitti zaten” dedi.
Hiç kimse yoktu
Elbistan merkezli deprem nedeniyle sabah saatlerinde Elbistan ve Pazarcık'a gönderilen elektrik şirketine ait iş makinelerinin yarı yoldan dönmek zorunda kaldığını kaydeden Kabak, “İkinci günde polis gelmeye başladı ama yine makineler, AFAD, gönüllü ekipler hiç kimse yoktu. 48 saat boyunca şehir sahipsizdi. Diğer şehirler de sahipsizdi. Biz burada ailelerin feryatları arasında insanları kurtarmaya çalışıyoruz ama yanımızda kimse yok. 3. gün de profesyonel olmayan, sadece düşük bir eğitim almış, gönüllü olarak gelmiş ekipler. Hiltiyi, jeneratörü kendimiz ayarlamaya çalışıyoruz. Bu nedenle ilk üç günümüz berbattı” diye konuştu.
72 saat sonra
Ekiplerin 72 saat sonra gelmeye başladığını kaydeden Kabak, enkaz altındaki dört akrabasının hayatını kaybettiğini, amcasının oğlunun ise 72 saat sonra enkazdan sağ çıkarıldığını dile getirdi. 72 saat sonra enkaz çalışmalarının başlamasına rağmen ara sokaklarda halen bir çalışma olmadığını dile getiren Kabak, komşularının evinin enkazında kendi imkanlarıyla bir vinç ayarlayarak enkazda kalanları çıkarmaya çalıştığını belirtti. Kabak, “Çalışmayı biz gönüllü ekiple yaptık. AFAD’a ulaşamıyoruz ya da bir ekip vermiyorlar. Gönüllü ekip de herkes çağırıyor. Yeri geldi, insanlar 3-4 saat başlarında beklediler, işleri bitince kendi enkazlarına götürmek için” dedi.
Yanarak can verdiler
Azerbaycan Bulvarı üzerindeki bir enkazda arkadaşları kalan ve arkadaşlarını çıkarmak için çalışan Kabak, ilk gün yangın çıkan binada 3. gün ses aldıktan sonra Fransız kurtarma ekibinin enkaza geldiği ve cihazla kontrol yaptığını belirtti. Çalışmaya başladıkları sırada enkazda yeniden yangın çıktığını kaydeden Kabak, şöyle devam etti: "4-5 saat itfaiyeyi bekledik. Gelen seste itfaiyeyi bekledik ama yine de itfaiye gelmedi. Sokaklar zaten dardı. Bina 5 saat boyunca yandı. Ondan sonra itfaiye geldi. Biz zaten cesetleri çıkarmıştık. Yanmış cesetleri. Binadan biz 40'a yakın yanmış ceset çıkardık. Tamamı yanmıştı. Yüzleri tanınmıyordu. Biz, 4 tane insan bedeninden kopmuş kafatası. Kafatasını bir tarafa diziyoruz, bedenleri arıyoruz..."
Toplu mezarlar gibiydi
Enkaz çalışmaları sırasında çok zor anlar yaşadıklarını kaydeden Kabak, bir spor salonunun cenaze toplama yeri haline getirildiğini ve çıkardıkları cenazeleri battaniyelere sararak, oraya götürdüklerini ifade etti. Kabak, şunları söyledi: “İnsanlar cenazelerini yıkamayı, kefenlemeyi yapamadı. Namaz hızlı bir şekilde kılınıyor. Aracı olmayan insanlara bir araç kiralamaları, cenazelerini alıp mezarlığa götürüp defnetmeleri söylendi. Belediyenin cenaze araçları şehir merkezinde toplanmış, sadece buradaki ceset torbasından aşağı kadar (spor salonuna) götürüyor, sonrasında ‘cesedinizi alın, götürün. Köyde ise köye götürün, şurada ise şuraya götürün’ denildi. Evlat babasını kendi kucağında götürüp mezarlığa gömüyordu. Zaten toplu mezarlar açıldı. Cesetler çok fazla art arda geliyordu. Toplu bir şekilde bir kanal açılıyordu. O şekilde ceset torbaları yan yana bırakılıyordu ve gömülüyordu. Başına konulan tahtada isim yazarken, senin cenazen yan tarafta. İnsanlar gerçekten bu şehirde acılarını yaşayamadı.”
Mereş’te halen çadır problemi olduğunu söyleyen Kabak, şunları ekledi: “Hala konteyner problemi var. Şu an yavaş yavaş çözülmeye başlamış ama bir aya yakın bir zaman. Normalde bu enkazın kalkmaya yakın olmuş, çadır kentlerin, konteyner kentlerin de hazırlanmış olması lazım. Ama bizim çevremizde halen çadır arayan, konteynere başvurup da konteyner bekleyen insanlar var. Bundan dolayı da bu deprem bütün Maraş halkı için çok büyük bir yıkım oldu.”MARAŞ