Malatya’daki cenazelere ilişkin Kürt halkına „Evlatlarınızı ve çocuklarınızı en üst düzeyde sahiplenin“ çağrısında bulunan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, bu durumdan „intikam yemini“ edenlerin sorumlu olduğunu söyledi.

BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Malatya’da cenazeleri olduğu belirtilen gerillalara rahmet, ailelerine başsağlığı dileğinde bulundu. Ailelere, „BDP olarak acılarını paylaştığımızı ve kendileriyle birlikte olduğumuzu belirtmek istiyorum“ diye seslenen Demirtaş, yaşananların „savaşın acı ve ağır faturası“ olduğunu belirtti. Hayatını kaybedenlerin ve ailelerinin bu savaşın faturasını en ağır şekilde ödeyen kesimler olduğunu anımsatan Demirtaş, üzüntülerini „Savaşı durdurmaya çalışan, barış isteyen ve barışçıl bir çözüm için bu kadar çaba harcayan bir halkın evlatlarının halen bu şekilde yaşamını yitiriyor olması bizler açısından çok daha fazla bir dram ve üzüntü yaratıyor“ sözleriyle dile getirdi.


‘Vahşet ve savaş suçudur’
Malatya’ya heyet gönderdiklerini hatırlatan Demirtaş, „Hem fotoğraflardan hem de aldığımız duyumlardan cenazelerin hepsinin tahrip edildiği bir kısmının parçalandığı şeklinde… Bu her şeyden önce vahşettir, savaş suçudur. İntikam duygusuyla hareket edenler, başkalarının yüreğini yakma intikamını alma, misliyle acı çektirme yemini edenler, ortaya çıkan acının sorumlularıdır. Eğer bir insanın içindeki kin ve öfke bu tablo ile iyileşiyor, ortadan kalkıyorsa biz böyle düşünenlerin her şeyden önce insaniyetini sorgularız. Bu kadar kin ve intikam duygusuyla hareket etmek insanlıkla açıklanamaz. Bu savaşın ötesinde büyük bir vahşetle, intikam alma durumuna dönüşmüştür“ değerlendirmesinde bulundu.

‘Basına teşhir edeceklerdi’
Kürtlerin bu tabloyu her zamankinden daha iyi okumasını isteyen Demirtaş, AKP’nin bütün olup bitenlerin ve insanların hayatını kaybetmesinin siyasi sorumlusu olduğunu söyledi. Cenazelere ilişkin de ilginç bir bilgi veren Demirtaş, „Ben geçen hafta sonu Hakkari’de bulunduğum saatlerde böyle bir bilgi geldi bize. Çukurca taburunda çok sayıda gerilla cenazesinin getirilip, çekim yaptırılacağı hazırlığı vardı. O sırada Van depremi gerçekleşti. Bu program iptal edildi. Sanırım deprem nedeniyle bunun yani cenazelerin kendileri açısından basına sunumunu gerçekleştirmediler“ dedi. BDP olarak o saatten beri girişimlerini sürdürdüklerini, olayın doğruluğunu araştırdıklarını dile getiren Demirtaş, savcının resmi olarak ellerinde 23 cenaze olduğu bilgisini verdiğini söyledi. Demirtaş, 20 civarında başka cenazelerin de olduğu iddiasının bulunduğunu, ancak bunların nerede olduğu ya da olup olmadığına dair bilgilerin kesinleşmediğini söyledi.

‘Halk cenazelere sahip çıkmalı’

‘’Bu vahşet karşısında hiç kimse sesiz kalmamalıdır, suskun kalan insanlığını yitirir“ diyen Demirtaş şu çağrıda bulundu: „Bütün halkımız cenazelerine en üst düzeyde sahip çıkmalı, bu vahşete en üst düzeyde tepkisini göstermelidir. Çünkü bu kabul edilebilecek ve hiç birimizin normal göreceği bir şey değildir. BDP olarak, bütün acıları ortaklaştırmaya çalıştığımız dönemde bir yandan bu deprem felaketi acısıyla halkımız boğuşurken, öte yandan böyle bir vahşetle trajediyle karşılaşmış olmaktan büyük bir üzüntü duyuyoruz. Ama halkımız bütün bunları aşacak güce ve iradeye sahiptir. Partimiz bu konuda her türlü baskıya karşı direnecek güce ve kararlığa sahiptir. Halkımızda bu konuda gerekli tavrı ortaya koymalıdır. Halkımızdan bugün itibariyle beklediğim tavır budur. Cenazelere en üst düzeyde sahip çıkmalıdır.“

Bayram yine yasa döndü

Kürtlerin uzun yıllardır bir yasta olduğuna da işaret eden Demirtaş, „Hangi bayramı yaşayabildik son bayramların hangisi bayram havasında geçti ki. Bu bayramda maalesef ki, Van depremiyle gerilla cenazeleri ve katliamlarla zaten halkımız ve bizler açısından bayram olmaktan çıkmıştır“ ifadelerini kullandı.

DİHA/ANKARA