
SELMA AKKAYA/PARİS
Paris’te geleneksel Fete du L’Humanite-İnsanlık Şenliği, organizatörlerin verdiği bilgiye göre bu yıl 700 bin kişiyi ağırlarken, etkinliğe katılan Kürtler, Türkiye ve Kürdistan’ı tam bir cezaevine dönüştüren AKP’nin OHAL uygulamalarını gündeme getirdi.
La Courneuve Park alanında, Fransa ve dünyanın farklı bölgelerinden birçok sol çevresini buluşturan 3 günlük şenlikte her türden sömürüye, emperyalizme ve teröre karşı halkların dayanışması önemine vurgu yapıldı.
Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un iktidara gelmesinin ardından ilk kez 12 Eylül’de alanlarda yeni çalışma yasasına karşı birleşen ve sokaklara çıkan güçler, bu kez cuma günü startı verilen şenlikte buluştu.
Politik hareket temsilcileri, sol milletvekilleri, dünyanın dört bir yanından gelen delegasyonlar, müzisyen, sporcu, tiyatrocular, karikatürist, ressamlar, yazarlar, mazlum halkların temsil eden kurum ve dernekler, Fransız Komünist Parti yayın organı L’Humanite’nin 87 yıldır organize ettiği şenlikte buluştu.
Macron hükümetine karşı sol cephe oluşturma çağrısının önplanda olduğu şenlikte çok sayıda panel, söyleşi ve seminerde de Fransa’da yeni hükümete karşı aynı cephede buluşma düşüncesi işlendi.
Başka çıkış yok
Fransız Komünist Parti Genel Sekreteri Pierre Laurent, şenliğin açılış konuşmasında, “Bugün burada olduğu gibi tüm dünya halklarıyla sınırsız buluşmak gerekiyor. İnsanlık adına solun birlikte hareket etmesi gerekiyor. Savaşa, teröre ve kemer sıkma politikalarına, neo-liberal kapitalist politikalara karşı birlikte hareket etmekten başka çıkış yok” dedi.
Pierre Laurent, Sosyalist Parti lideri Benoit Hamon, NPA’nın sözcüsü Olivier Besancenot ve daha birçok Fransız solundan önemli şahıs şenlikte yerini alarak solda birlik çağrısını yinelerken, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sol Cephe’nin adayı Jean Luc Melenchon şehir dışı gezisini gerekçe göstererek şenliğe katılmadı.
Melenchon’un özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra solda birlik konusunda Komünist Partisi’nin öncülük ettiği hareketlere mesafeli tutumu nedeniyle, basın Melenchon’un yokluğunu bağımsız hareket edeceği yönde yorumladı. Komünist Parti Genel Sekreteri Pierre Laurent ise şenlik sırasında katıldığı radyo programında Melenchon’u da aralarında görmek istediklerini vurgulayarak sitemli bir şekilde dile getirdi.
Hamon kendi partisini eleştirdi
Sosyalist Parti Genel Sekreteri Benoit Hamon ise kendi partisinden Macron siyasetine angaje olanları eleştirdi. Paris Büyük Şehir Belediye Başkanı Anne Hidalgo gibi bir çok partili arkadaşının bugün Macron’un oyununun bir parçası olduğuna dikkat çeken Hamon, Solda birlik denilince bütün bunların dışında bir birlik anlaşılması gerektiğinin altını çizdi.
Çalışma yasasına karşı tüm sektörlerden alanlara
CGT sendikası lideri Philippe Martinez ve NPA’nın sözcüsü Olivier Besancenot, Şenlik Agora çadırında binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği Çalışma Yasası Reformu toplantısı ise işçilerin gövde gösterisine dönüştü. Sloganlar eşliğinde toplantı mekanını dolduran binlerce insana seslenen Martinez, “Yeni çalışma yasası reformunu daha önceki hükümetler tarafından budanan haklardan geri kalanını tamamen yok etmeyi hedefliyor. Çalışma yasası demekten çok, patronlar yasası demek daha doğru bir tanımlama. Bütün sendikal hakların yok olması anlamını taşıyor. Buna karşı direnişimizi büyüteceğiz. Yine emeklilik yasası ve geçtiğimiz yıl yasa değişkliğinin olduğu dönemde olduğu gibi bazı sendikalar, hükümetin ve patronların yanında yer almayı tercih ediyor. Buna yanıtı o sendikalara üye işçilerin kendisi verecek” dedi.
Şenlikte Dünya Köyü
Şenliğin Dünya Köyü bölümünde dünyanın dört bir yanından Ortadoğu, Latin Amerika, Afrika, Asya’dan halkları temsil eden siyasi parti ve derneklerin standları bulunuyordu. L’Humanite gazetesi editörü Patrik Le Hyaric, Dünya Köyü bölümünde bulunan tüm kurumlardan delegasyonlara seslenirken, hem dünya halkarının temsil eden oluşumların birlikte hareket etmesi ve halklar arasında dayanışma örmesi çağrısı hem de solda birlik çağrısını yineledi. Le Hyaric, yaşanan terör saldırılarına da değinirken, Fransa devletinin yürütmüş olduğu kirli siyasete vurgu yaptı. “Tıpkı Fransa gibi emperyal güçler kendi çıkarları, silah satışları için Ortadoğu’da ve dünyanın birçok noktasındaki akan kana hizmet ediyorlar. Onlar silah satarken, Suriye’de, Irak’ta ve daha birçok yerde mazlum halkların kanları akıyor. Ardından göç etmek durumunda kalanlara ise sınırlar kapatılıyor. Oysa dünyanın sınırsız olması gerekmez mi? Barışı inşa etmek için önce emperyal politikalara karşı durmalıyız! Dünya halklarının kardeşliği ve barışta ısrar, bu savaşları durduracak yegane şeydir” ifadesini kullandı.
Çevreci örgütler de şenlikte yerlerini aldı. Şenlik boyunca yapılan çok sayıda söyleşide organik tarımın sorunları, iklim, yaşanan felaketler, nükleer enerji vb konular ele alındı. Bütün seminerlerde öne çıkan söylem ise topluma çevre bilincinin kazandırılmasıydı.
‘Seni Düşünüyorum Kampanyası’

L’Humanite-İnsanlık Şenliği’nin gerçekleştiği süre boyunca Filistin, Kürt, Türk, Tunus siyasi tutukluların serbest bırakılması için gösteri, panel ve söyleşi gerçekleştirildi. Dünya Köyü bölümünde konuya dair yapılan ve yüzlerce kişinin katılım sağladığı söyleşilerde, her ülkede tutukluların koşulları anlatıldı. 2013 yılında Paris’te kurulan Kürt dostluk ağı olan France Kürdistan ise Türkiye ve Kürdistan’daki siyasi tutuklular için ‘Seni Düşünüyorum Kampanyası‘na start verdi.
Şenliğin ilk günü France Kürdistan çadırında kampanya tanıtımı France Kurdistan Başkanı Sylvei Jan ve CDK-F Dışilişkiler Sözcüsü Agit Polat tarafından gerçekleştirildi. Kampanya tanıtımında Jan, “Geçtiğimiz yıl önce HDP milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı. Ardından 15 Temmuz yaşandı. 400 dernek kapatıldı. HDP milletvekilleri, birlikte çalışma yürüttüğümüz belediyeler ve kurumların tamamı, Erdoğan faşizminin hedefi oldu. Bu nedenle geçtiğimiz yıl “STOP Erdoğan” kampanyasını şenlikte başlatmıştık. Bir yıl boyunca bu kampanyayı sürdürdük. Sayısız eylem, etkinlik, söyleşi gerçekleştirdik. Şu an Türkiye’de Türkiyeli demokrasi güçleri, Kürt halkının temsilcileri içerideler. Orada başlarını eğmediler. Direniyorlar. Kürt halkı direnmeye devam ediyor. Tutukluların direnişlerine buradan bir katkı yapmak onlarla olduğumuzu vurgulamak istedik ve bu kampanyayı başlatıyoruz” dedi.
Cenazeye yapılan saldırı anlatıldı
Fransa Demokratik Kürt Toplum Konseyi (CDK-F) Temsilcisi Polat da “Kürt halkı baskıları ilk kez yaşamadı. Böylesi sayısız dönemi geride bıraktı. Direniş ve mücadele sürüyor. Zafere kadar direneceğiz. Direnişle dayanışmayı büyütmek bugün tarihsel bir önem arz ediyor” dedi.
France Kürdistan çadırında Türkiye’deki politik tutsakların durumunu konu alan bir de söyleşi düzenlendi.
Avrupa Milletvekili Marie Christine Vergiat, HDP Avrupa temsilcisi Eyup Doru, Kürt Kadın Hareketi temsilcisi Nursel Kılıç, Fransız Komünist Parti milletvekili Jean Paul Lecoq, Saint Denis Belediye başkan yardımcısı katılım sağladı.
Doru, HDP’ye dönük son bir yılda gelişen baskı ve siyasi soykırım operasyonlarına dikkat çekerken, Nursel Kılıç, yaşanan baskı ve soykırım politikası içerisinde kadınların iki kez baskıya maruz kaldığının altını çizdi. Kürt kadınlarının ölülerine bile tahammülü olmayan bir faşizmin olduğunu vurgulayan Kılıç, Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesine yapılan saldırıda, “ölülerimiz dahi onları korkutuyor” dedi.
Marie Christine Vergiat, AB’nin görüşmelerini durdurmasının Türkiye üzerinde baskı oluşturmaya yetmediğine dikkat çekerken, Avrupa’nın asıl olarak ticari yaptırımlara gitmesi gerektiğini belirtti. Jean Paul Lecoq da Fransa Parlamentosu’nda HDP’li vekiller ve siyasi tutuklular için bir çalışma grubu oluşturmak gerektiğinin altını çizdi.
Can Dündar onur konuğu
Şenliğe onur konuğu olarak katılan Can Dündar kısa konuşmasında Erdoğan faşizmine direnen Kürtlere, Türkiyeli demokrasi güçlerine toptan bir yönelim olduğunu söyledi.
France Kürdistan çadırında binlerce kişi, 3 gün boyunca Kürt siyasetçiler için kart kampanyasına katılım sağladı. Çadırda bir önceki yıl yapılan kampanyanın adını taşıyan “STOP ERDOÐAN” kitabının tanıtımı ve satışı da yapıldı. Syvie Jan ve Pascal Torre’un kaleme aldığı kitapta, Son 5 yılın Kürtlere dair siyasi gelişmeleri ve yapılan soykırım operasyonları anlatılıyor.
Kürtler ve Türkiyeli sol güçler şenlikteydi
CDK-F şenlikte çadır açarak üç gün boyunca etkinlikler gerçekleştirdi. Kürdistan çadırında, Yann Reoult’un Kürdistan’dan çektiği kareler sergilenirken, üç gün boyunca Tev-Çand bünyesinde çalışma yürüten, Farqin, Diwana Evdale Zeynike, Şararoj, Renas, Tari Zilmat, Zazlooz katılımcılara tam bir Kürt müziği ziyafeti yaşattı. CDK-F çadırında Heyva Sor, Kürt Kadın Hareketi stantlar açarak kurumsal çalışmalarını yürütürken, HDP milletvekili Tuğba Hezer de Türkiye’deki politik gelişmeler konulu panele katılım sağladı.
CDK-F, ACTİT, Bir-Kar, ODAK ve Türkiyeli diğer kurumlarında dahil olduğu Tutuklularla Dayanışma Platformu, alanda tek tip elbise ve Türkiye, Kürdistan’da tutukluların durumuna dikkat çekmek için bir yürüyüş gerçekleştirdi. Alanda binlerce bildiri dağıtan eylemciler, “Tüm siyasi tutuklular serbest bırakılsın” talebini yükseltti.
Kürt Kadın Hareketi aktivistleri de şenlikte çok sayıda panele katılarak, Kürt kadın tutsaklarının durumu hakkında bilgi verdi ve Kürt kadınının mücadelesini anlattı. Rojava ve YNK temsilcileri de şenlikte hazır bulundu.
3 gün boyunca süren şenlikte sayısız müzik grubu da konser verdi. Fransa’da DAİŞ ve benzeri çete gruplarının saldırılarından dolayı güvenlik tedbirleri ise en üst düzeyde alındı. Bu yılki şenliğin temel mesajı “Halklara barış, solda birlik” oldu.