Almanya’da yaşayan Türkiyeli kadınlar arasında artan intihar vakalarına ilişkin yapılan araştırmadan endişe verici sonuçlar çıktı. Araştırmaya göre Türk ve Kürt kadınlar, Alman hemcinslerinden 5 kat daha fazla intihar eğiliminde. Sadece Berlin’deki danışma hattından 220 kadın yardım istedi.
“Bir erkek arkadaşım var. O Iraklı, fakat Müslüman değil, Hıristiyan. Bu yüzden birçok kez annemle tartışıyorum. Babam sonunda telefonda onunla konuştuğumu fark etti. Şimdi telefonunu bulup, oturduğu yeri tespit etmek istiyor.”

Baskı intihara sürüklüyor
“18 yaşında bir Kürt kızıyım. Şimdi ailemle büyük bir stres yaşıyorum. En büyük sorun; özgürlüğümün kısıtlanması. Fakat ben özgür olmak istiyorum. Almanya’da yaşıyoruz, Türkiye’de değil. Maalesef ailem bunu anlamıyor.”
Almanya’da Türkiyeli göçmen kadınlar arasında artan intihar vakalarının ardından kurulan danışma hatlarını arayıp yardım isteyen genç kadınların sözlerinden sadece birkaçı. Uzmanlar göre şiddete varan aile baskısı, zorla evlendirme, iki kültür arasında sıkışmışlık, “Almanlar gibi yaşamayacaksın” baskısı genç kadınları intihara sürüklüyor.

Seslerini duyuramıyorlar

Berlin Charite Hastanesi Psikiyatri Kliniği öncülüğünde başlatılan, kent merkezine asılan afişlerle duyurulan ve ‘Hayatına değil, suskunluğuna son ver’ sloganı ile hizmete açılan danışma hattını arayanların sayısı artıyor. Klinik yetkilileri, kızların “çıkmazdayız ve yardım çağrımızı kimseye duyuramıyoruz” şeklinde yardım istediklerini dikkat çekti.
Berlin Charite Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nde tedavi altına alınan göçmenlerin en büyük sorunu ise; Almanca bilmemeleri, aile ve çevrenin pozitif rol oynamaması.

Yaz aylarında yoğunlaşıyor
Charite’nin yanı sıra Nordrhein Westfalen Eyaleti’nin Herne kentinde bulunan Bir Dünya Merkezi de göçmen kadınların yaşadığı psikolojik sorunlarla yakından ilgileniyor. Merkezin sosyal danışmanlarından Renate Hildburg, özellikle genç kadınların zorla evlendirilmeye çalışıldığı yaz aylarına dikkat çekti. Hildburg, kızların kontrolünün babadan daha çok erkek kardeşlerde olduğunu düşünüyor.
Hildburg; “Genç kızlar en basit şekilde cep telefonlarını bile saklıyorlar ve sürekli yalan söylemek zorunda kalıyorlar. Sonuçta bir yalan kültürü ortaya çıkıyor” dedi. Alman uzmana göre, kızların önünde evden kaçma ve bir sığınma evine başvurma seçeneği kalıyor. Örneğin; Bielefeld’deki sığınma evine geçtiğimiz yıl başvuran 330 kişiden 56’sı göçmen kökenli.

İntihar eğilimi gittikçe artıyor
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2004 yılında yaptığı araştırmada, her 100 bin Alman kadından 86’sının, her 100 bin Türkiyeli göçmen kadından ise 512’sinin intihar girişiminde bulunduğu ortaya çıkmıştı. Ancak yıllar içinde bu rakam gittikçe arttı. Şu anda genç kadınların 5 kat daha fazla intihar eğiliminde olduğu düşünülüyor. Eğitim Bakanlığı’nın mali desteğiyle Berlin’de kurulan danışma hattını şimdiye kadar arayanların sayısının ise 220’yi geçtiği öğrenildi.

AYGÜL YILDIZ - ANF/BERLİN




Zorla evliliklerde de liste başı

Almanya'da Aile Bakanlığı'nın hazırladığı zorla evliliklerle ilgili rapor da, Türkiye'den göçmenlerin liste başını oluşturduğu ortaya koydu.
Raporun sonuçları şöyle:
Almanya’da ortalama her yıl 3 binden fazla genç kız, zorla evlendiriliyor.
Yüzde 83’ü Müslüman kökenli bir aileden geliyor. Yüzde 9.5’u Êzîdî Kürt, yüzde 3.4’ü Hıristiyan, yüzde 1.3 Hindu.
Kurbanların yüzde 30’u reşit olmayan genç kızlar. Bir defasında 9 yaşındaki bir çocuk bile zorla evlendirilmeye çalışıldı.
Zorla evlendirilen kızların yüzde 44’ü okul diploması almadan eğitimini sonlandırdı.

Her dört kurbandan biri Türkiye kökenli. Başka bir deyişle, zorla evlilikler, en çok Türkiye’den gelen göçmenler arasında görülüyor. Sıralamada, Türkiye’nin ardından Sırbistan, Kosova ve Dağlık Karabağ ile Irak geliyor.

FRANKFURT