Kentte kadına yönelik şiddetin son kurbanı, ağabeyi tarafından işkence ile katledilen Amine Demirtaş oldu. Bu cinayetten sonra İHD ve diğer STÖ’ler kadına yönelik şiddet üzerine yoğun bir çalışma başlatmış durumda.
1990’da Êlih’in ‘güvenlik politikaları’ nedeniyle il yapılması ve Kürdistan’da köylerinden zorla göçertilen yurttaşların buraya göç etmesi, eğitim, sosyal ve kültürel altyapının olmayışı kadın intiharlarına ve kadına yönelik şiddete zemin hazırladı. Kadın sorunları konusunda görüştüğümüz İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şube Başkanı Mehmet Bağatır ve Özgür Kadın Kongresi (Kongreya Jinên Azad-KJA) Êlih Sözcüsü Songül Korkmaz, kadına yönelik şiddet ve yaşam hakkı ihlallerinin sorunların artmasında temel etken olduğunu belirtiyor.
Êlih SELİS Kadın Danışmanlık Merkezi ise bu yılın son 7 ayında şiddete maruz kalan 40 kadının kendilerine başvurduğunu belirtiyor.
Bozulan demografik yapının etkisi
İHD Êlih Şube Başkanı Mehmet Bağatır, kentte nüfus artışının paralelinde kadın intiharlarının artmasında etkili olduğunu düşünüyor. Geçen yıllara nazaran istatistiki olarak intiharların azaldığını söyleyen Bağatır, yine de bu yıl sekiz intihar süsü verilmiş kadın cinayetine tanık olduklarını ifade ediyor. Kadın intiharlarının bölgede süregelen çatışmalardan, şiddet olaylarından ve yaşanan ağır insan hak ihlallerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade eden Bağatır, “Bu sorunun temelinde savaşın insan psikolojisinde ve maneviyatında yarattığı ağır tahribat, şiddetin getirdiği özdeşlik ve bunun yanında iktisadi sorunlar var. Bunu biraz daha açacak olursak, kadın burada iktisadi yaşamda değil. Şehir kültürü son derece zayıf. Şırnak ve Batman, Siirt’in ilçesi iken, askeri güvenlik politikaları ile bağlantılı olarak il yapıldı. İl olmasına karar verildiği zaman nüfusu 30-40 bin olan Batman, birkaç yıl içerisinde 100 binlere varan insan kitlesinin yer aldığı yerleşim merkezine dönüştü. Bu altyapısından tutun, her şeyine yansıdı. Şehir demekten ziyade köye dönüştü. Kadın hasbelkader köy yaşamında üretim ilişkilerinde yer alsa bile, Batman’a taşındıktan sonra ondan da yoksun oldu. Apartman dairelerine hapsoldu. Bunun yarattığı bunalım, eğitim düşüklüğü ve üretimden alıkonuluş hali böyle bir patlamaya neden oldu” dedi.
Bağatır, kadına yönelik şiddet konusunda, ağabeyinin birebir kötü muamele ve işkenceye dönüşen yöntemle bir kadının (Amine Demirtaş) yaşamını yitirmesini esas alarak yeni bir çalışma başlattıklarını belirterek, Batman Barosu, SELİS ve diğer sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışma yürüttüklerini de ifade etti.
Basında tezatlık
Bağatır son olarak, Türk basınının, Êlih’i şiddetin en az olduğu iller arasında lanse ettiğine dikkat çekerek, “İntihar süsü verilmiş yaşam hakkı ihlali, aile içi ve dışı cinsel istismar, cinsel saldırı nedeniyle yaşanan mağduriyetler söz konusu. Ulusal ve yerel basında şiddetin en az olduğu iller arasında Batman gösteriliyor. Maalesef, Batman muhafazakar bir kent olduğu için resmi kayıtlara yansımıyor. İntiharla anılan bir kent, kadına yönelik şiddetin en az olduğu il oluyor. Keşke realitede bunu ifade edebilseydik” vurgusunda bulundu.
KJA Batman Eşsözcüsü Songül Korkmaz ise her ne kadar kabul etmeseler de kadın üzerinde bir baskının olduğunu belirterek, “Bir hafta önce Batman’da kadın cinayetinden öte bir vahşet cinayeti yaşandı. Kadınlar, hala erkek şiddetine maruz kalıyor. Bunun peşini bırakmayacağız. Nerede olursa olsun, ulaşabildiğimiz kadarı ile kadınlara destek olmaya çalışacağız” dedi.
Devlet politikalarının payı büyük
Êlih’te kadın sorunlarının başında ailevi sorunlar, baskı ve psikolojik sorunların geldiğini ifade eden Korkmaz, “Batman her ne kadar eskiden kadın intiharları ile gündeme gelmişse de, bir ara durmuştu. Bu yıl yine psikolojik baskı ve şiddet nedeniyle tekrarlanmaya başladı“. Yine de eskiye nazaran gerileme görüldüğünü söyleyen Korkmaz, “Bu yıl 5-6 kadın intiharı yaşandı. Her birinin farklı bir hikayesi vardı. Kimisi psikolojik bunalıma girmiş, kimisi baskıdan, kimisinin de farklı nedenleri var. Devlet politikalarının kadın intiharlarında payı büyük. Sistem de, erkek de kadına yöneliyor. İkisi ile de mücadele etmek gerekiyor. Her kadın bunu kaldıramıyor” diye konuştu.
Birebir görüşme ve psikologlar ile oluyor
Kadına yönelik şiddet olaylarının çözümüne yönelik gerek birebir gerekse psikologlar vasıtasıyla çözüm üretmeye çalıştıklarını vurgulayan Korkmaz, arayış ve araştırmalarının devam ettiğini kaydetti.
Kentte 2016 yılının son 7 ayında cinsel, fiziksel, sözlü, duygusal, ekonomik ve psikolojik şiddet nedenli 40 kadın Êlih SELİS Kadın Danışmanlık Merkezi’ne başvurdu. Bir kadının birden fazla şiddete maruz kalabildiğini belirten SELİS, başvuranların yüzde 90’ının eşlerinden ve ailenin diğer bireylerinden oluştuğunun altını çiziyor.
RAMAZAN MARANKOZ / HABER MERKEZİ