Komployu içeride yürütenler Ergenekon’un kılıç artıkları olan İP’sizler partisi. Bunların Kürt Özgürlük Mücadelesine olan düşmanlıkları 1960’lı yılların ortalarına dayanıyor. Yani Doğu Perinçek ve ekibi daha henüz PKK kurulmadan önce de Kürt Özgürlük Mücadelesine karşı aynı tavırlarını devam ettiriyorlardı. 1961-75 yılları arasında Kürdistan’ın Güney’inde Baas faşizmine karşı Kürtlerin yürüttükleri mücadeleden müthiş ürküyorlardı. İzini takip ettikleri TKP’nin ilk G.Başkanı Dr.Şefik Hüsnü Deymer nasıl ki 1925 Kürt Milli Hareketini Kominterine yazdığı raporda “Devrimci Kemalizm’e karşı Kürt Feodallerinin başkaldırısı” olarak ihbar etmişse, Perinçek ekibi de Güney Kürdistan’daki başkaldırıyı “ABD Emperyalizmi’nin” oyunu olarak Türkiye kamuoyuna anlatmaya çalışıyordu. Ancak nasıl ki TKP Kürt Milli Hareketlerini (TKP G.Sekreterlerinden İ.Bilen de Dersim Milli Hareketini Devrimci Kemalist sisteme karşı feodalizmin başkaldırıs olarak ihbar ediyor.) ihbar etmekle ‘Devrimci Kemalizm’in gazabından kurtulamıyordu ise (1925 TKP operasyonu) Doğu Perinçek’in lideri olduğu İ.İşçi-Köylü Partisi, İşçi-Köylü Partisi de 1971 ve 1980 cuntalarının gazabından kurtulamıyordu. İşçi-Köylü Partisi’nin, Aydınlık gazetesinin Kürt hareketlerine, kendi dışındaki Sol hareketlere olan düşmanlığına, onları gamazlamasına rağmen. Perinçek Sıkıyönetim Mahkemelerindeki savunmalarında kendilerinin bölücülüğe ve kendi dışındaki Sol’a karşı mücadele etmelerine rağmen neden burada olduklarına akıl erdiremediklerini söylüyordu.
Kürt Özgürlük Mücadelesinin yükseldiği 1990’lı yılların başlarına kadar olan süreçte Perinçek ekibi çıkardıkları haftalık 2000’e Doğru dergisinde Kürdistan’daki insan hakları ile ilgili önemli haberler yaptılar. Halk Gerçeği, Yeni Halk Gerçeği ile birlikte 2000’e Doğru dergisi de 424-425 sayılı Sansür ve Sürgün Kararnameleri’nin hedefi oldu.1989 yılında Perinçek Bekaa’ya gitti. Gerillalara karşı yaptığı konuşmada “Bizde sizlerin tecrübelerinden faydalanarak Türkiye’de mücadeleyi yükselteceğiz” diyordu. Elini-kolunu kaldırarak hararetli bir konuşma yapıyordu. Bu ziyareti ve konuşmaları Perinçek’in aleyhinde mahkemelerde hep delil olarak kullanıldı.
1991 seçimlerinde HEP’in seçimlere katılımı TBMM’de alınan erken seçim kararı ile engellendi.
Perinçek’in, “bizim parti (İP) adı altında seçimlere birlikte girelim” önerisi HEP yönetimince ilgi görmedi. Perinçek’in Şırnak’tan HEP kontenjanında bağımsız aday olarak seçimlere katılması önerisi kabul edilmedi. İP Genel Başkanvekili H.Basri Özbey, “İP kendisine önerilen 4 kişilik kontenjanı elinin tersi ile itti” derken kocaman bir yalan söylüyor. Ben o dönemde HEP Parti Meclisi üyesi idim. Herşeyi gözlerimle gördüm, kulaklarımlan duygun ve yaşadım. Gerçekler çamur atmakla örtülemez.
Yeni Ülke gazetesinin tirajının 50000’lere ulaşması, HEP’in seçimlerde SHP ismi altında 20 Milletvekili çıkarması, Perinçek ekibinin tatlı hayallerinin gerçekleşmesini engelledi. Ö.Gündem gazetesi çıkarılırken Ferit İlsever ile yapılan müşterek gazete çıkarılması görüşmesi de olumsuz sonuçlandı.
1990’lı yılların ikinci yarısından başlayarak Perinçek ve ekibi Kürt Özgürlük Hareketi’ne olan düşmanlığını artırarak sürdürdü. Perinçek Ergenokon davası nedeni ile kendisine cezaevinde yeni yol arkadaşları buldu. Bunlardan birisi de İP MKY üyesi olduğu ifade edilen emekli Albay Hasan Attila Uğur’dur. Hasan Atilla Uğur, Öcalan’ı İmralı’da sorgulayan istihbaratçı Albay’dır.
Bir dönem Suriye’de Ateşelik yapmıştır. Bu zatın İP’in yayınevi olan Kaynak Yayınları’ndan “A.Öcalan’ı nasıl sorguladım –İşte gerçekler” isimli kitabı 2011 yılının Eylül ayında çıktı. İP Genel Başkanvekili Özbey’un son günlerde basın toplantılarında gösterdiği kasetlerdeki konuşmaların hiç birisi bu kitapçıkta yok. Bu kayıtlar onbeş yıl bekletildikten sonra tam da sayın Öcalan’ın yolsuzluk iddialarının darbe çağrışımı yaptığı bir dönemde “biz her zaman darbelere karşı olduk. Bir darbe olursa bu darbeye karşı da direniriz” deyince ortaya çıkarıldı.
Demek ki Kürt Özgürlük Hareketine karşı komplo halen devam ediyor. Devam edecek gibide görünüyor. Kürdistan’ın dört parçasında kök salan Kürt Özgürlük Mücadelesi bu basit komplolarla kök’ünden koparılamıyacaktır. Kürtler Kemalizm’in kanatları altında büyüyen, Kemalizm ile Sosyalizm arasında Çin seddi yoktur diyen bu hokkabazları iyi tanıyorlar. Hafızalarını yeniden tazelemelidirler.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 13 Şubat 1925’te Piran’da bir komplo sonucu erken doğum yapan 1925 Kürt Milli hareketi Azadi öncülüğü ve Şeyh Sait’in liderliğinde başladı.
* 13 Şubat 1993 tarihinde Kürt Yurtseveri Öğretmen ve HEP üyesi Mehmet Tekdağ D.Bekir’de kontgerilla tarafından katledildi.
* 15 Şubat 1956 tarihinde Sason Hareketinin önderi Evdiramnab Ali Yunus G.Batı Kürdistan’da vefat etti. Diğer Kürt yurtseverlerinin bulunduğu Duguri köyü mezarlığına defn edildi.
* 15 Şubat 1999 tarihinde PKK Genel Başkanı Devletlerarası bir komplo sonucu Kenya’nın Nairobi şehrinde esir düşerek Türkiye’ye getirildi.