İran’da halk Cuma günü Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın yerine yeni bir cumhurbaşkanı seçmek için sandık başına gidiyor. Seçimlere bir gün kalırken altı adayın yarışacağı kesinleşti. Önceki gün reformcu kanadın son adayı Muhammed Rıza Arif, ‘ılımlı’ aday Hasan Ruhani’ye destek vermek amacıyla seçimlerden çekildiğini açıkladı. Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin isteği üzerine adaylıktan çekildiğini belirten Arif, reformcuların lideri olarak tanımladığı Hatemi’nin kendisine gönderdiği mektupta seçim sahnesinde bulunmasının yararlı olmayacağını bildirdiğini, bu gerekçeyle çekilme kararı aldığını söyledi. Arif’in çekilmesi, reformcuların son zamanlarda prim toplayan Hasan Ruhani’nin oylarını arttırma girişimi olarak görülüyor. Hatemi ve seçimlerde aday olması engellenen eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani de reformcuların adayı olarak Hasan Ruhani’yi destekleyeceklerini açıklamıştı. Bir gün önce de muhafazakar kanadın adaylarından Gulam Ali Haddad Adil, seçim yarışından çekildiğini ilan etmişti. Haddad Adil, geri çekilme amacını muhafazakarların seçimleri kazanması olarak ilan etse de belli bir aday lehine çekildiğini açıklamamıştı. Seçimlerde önemli bir etkisi olacağı kabul edilen dini lider Ayethullah Ali Hamaney’in, eski dışişleri bakanı Ali Ekber Velayeti ya da Tahran Belediye Başkanı Muhammed Bagır Galibaf’ı destekleyeceği iddia ediliyor. Adil de Hamaney’in sadık neferi olarak görülmekle birlikte, kamuoyu yoklamalarında geride gidiyordu ve bu nedenle çekilmesinin sonucu fazla etkilemesi beklenmiyor.


6 aday yarışacak

İki adayın çekilmesiyle seçimlerde 3’ü muhafazakar 2’si bağımsız ve biri reformcu 6 aday cumhurbaşkanlığı için yarışacak. Tahran Belediye Başkanı Muhammed Bagir Galibaf, Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili ve eski Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti muhafazakar kanadı temsil ediyor. Anketler, 6 aday arasında en güçlü ismin Tahran Belediye Başkanı Muhammed Bager Galibaf olduğunu gösteriyor. Ancak İran’ın nükleer müzakerecisi Said Celili de favori aday olarak görülüyor. Reformcuların lideri Hatemi seçime katılmıyor, bir başka ılımlı aday olan Rafsancani’nin adaylığı ise kabul edilmedi. Mevcut Cumhurbaşkanı Ahmedinejad ise anayasa gereği üçüncü bir dönem için aday olamıyor.

Yeni ayaklanma korkusu

Cuma günü yapılacak olan seçimlerde İranlılar 2009’dan bu yana ilk kez sandık başına gidecek. 2009 seçimlerinde Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad tartışmalı bir şekilde tekrar bu göreve gelmiş, hile yapıldığı yolundaki iddiaları izleyen ‘yeşil’ protestolarda en az 30 kişi ölmüştü. 2009’da seçime katılan refromcu adaylardan Mir Hüseyin Musavi ile Mehdi Karrubi hala evlerinde göz hapsinde.

Yeşilin yerini mor aldı

2009 yılındaki seçimlerde reformistlerin rengi olan yeşil ise yerini ılımlıların moruna bıraktı. Muhafazakarlar bu seçimlerde de sokakların hareketlenmesinden endişe ediyor. İran devrim liderini seçmekle görevli olan Uzmanlar Meclisi’nden Ahmed Hatemi de halk ayaklanması çıkmasından duyduğu endişeyi gizlemedi: “14 Haziran’da seçilmeyen adaylar yasayı kabul etmeli (…) Eğer itirazları varsa, 2009’daki ayaklanma felaketini bir daha yaşamamak için yasaya göre sunmalılar. 2009 ayaklanması yasaya itaatsizlikle başladı.”

Enflasyon rekor düzeyde

Cumhurbaşkanlığı seçimleri, ülkedeki yaşam koşullarının giderek zorlaştığı bir dönemde yapılıyor. Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH), geçen hafta yayınladığı bir raporda, İran’da uluslararası yaptırımlardan doğan ekonomik kriz sonucu olarak yoksulluğun arttığını belirtirken, işçi haklarında gerileme yaşanabileceği endişesini dile getirdi. Raporda, “Ekonomik ve sosyal durum, işsizliğin yükselmesi, benzeri görülmemiş bir düzeye ulaşan enflasyonla birlikte aşamalı olarak kötüleşti” denildi. 2009’daki seçimden bu yana, iyimserliğin azaldığı ve yaşam standartlarının düştüğü görülüyor. İran parası değer kaybetti, enflasyon da son 18 yılın en yüksek düzeyinde. Resmi rakamlara göre enflasyon yüzde 31’e çıkarken, gıda ürünlerindeki fiyat artışı yüzde 50’yi geçti. FIDH, insanların birçoğunun artık bir çok işte çalışmak zorunda kaldığını zira asgari ücretin (135 Dolar) enflasyonu karşı bir denge oluşturmaya yetmediğini vurguladı.

Halkın yarısı yoksul

“Güvenilir yerel kaynaklara” dayanarak hazırlanan raporda, 75 milyon kişinin yaşadığı İran’da halkın yüzde 50’den fazlasının yoksulluk sınırı altında yaşadığına dikkat çekiliyor. Ülkedeki alım gücü, Ahmedinejad’ın 8 yıllık iktidarı döneminde yüzde 70’in altına düştü.

Yaptırımlar ekonomiyi zorluyor

ABD ve AB ülkelerinin 2012 başından bu yana dayattığı yaptırımlardan kaynaklı ekonomik krize rağmen, işsizlik ise resmiyete göre yüzde 12,2’de duruyor. Ancak gerçek rakamın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Batının yaptırımları özellikle İran’ın petrol, bankacılık ve sigorta sektörlerini hedef alıyor. Bu yaptırımlardan kaynaklı olarak İran’ın petrol gelirleri yarıya düştü. FIDH, yoksulluğun artması ve yine bağımsız sendikaların da olmayışı ile birlikte “işçilerin kendi haklarını savunacak yasal olanaklardan yoksun kaldığını” rapor etti.  FIDH, İran’da ok sayıda sendika yöneticisinin tutuklanmasına da tepki göstererek serbest bırakılmalarını istedi.

TAHRAN