• İran rejimi yeni serhildan korkusuyla keyfi tutuklamalar, belirsiz gözaltılar ve ağır hapis cezalarıyla kadınları hedef alarak toplumda korku iklimi yaratmayı amaçlıyor.

 

İran rejiminin baskı mekanizması yeniden hız kazandı. Rejim, derin bir meşruiyet krizi ve ülke çapında yeni bir serhildan korkusuyla yüzyüze. Son dönemde yaşanan toplu gözaltılar, ağır mahkeme kararları ve protestocuların uzun süre belirsiz şekilde tutulması, rejimin belirgin baskı ve şiddet stratejisini ortaya koyuyor. Keyfi gözaltılar, uzun süreli belirsiz tutukluluklar, ağır hapis cezaları ve aileler üzerinde psikolojik baskı yoluyla toplumda korku iklimi yaratmayı hedefliyor. Özellikle öncü olarak görülen kadınlar, rejimin ana hedefi haline geldi. NCRI Women İran’da Mayıs 2026’da 7 kadının gözaltına alınması ve cezalandırılmasına ilişkin bir rapor yayımladı.

Öğretmene keyfi gözaltı

Topluma yönelik baskının devamı olarak, rejim güçleri 13 Mayıs’ta Urmiye şehrinde Kürt İngilizce öğretmeni Forouzan Eslami’yi gözaltına aldı. Gözaltı, mahkeme kararı olmadan gerçekleştirildi ve kendisi bilinmeyen bir yere götürüldü. Keyfi gözaltından günler sonra, tutuklama nedeni, kendisine yöneltilen suçlamalar veya şu anki tutulma yeri hakkında hiçbir bilgi verilmedi. Bu durum, Forouzan’ın fiziksel güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açtı.

Maryam Nouri hâlâ tutuklu

Ocak 2026’daki protestolar sırasında eşi Ashkan Torabzadeh devlet güçleri tarafından aracı içinde vurularak katledilen Maryam Nouri, hâlâ serbest bırakılmadı. 14 Ocak’ta gözaltına alınan Nouri, yaklaşık dört aydır Meşhed’teki Vakilabad Cezaevi’nde tutuluyor. Yargı makamları,  Maryam’a adil yargılanma hakkı tanımıyor ve tahliye için kefalet talebini reddediyor.

Zahra Mousavi’ye deport tehdidi

İran yargısı, 20 Ocak 2026’da gözaltına alınan 21 yaşındaki İran-Afgan vatandaşı Zahra Mousavi’ye Meşhed’te toplam 10 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Cezanın 4 yılı kesin, 6 yılı 6 ayı ise ertelenmiş olarak açıklandı. “Grup kurmak ve ulusal güvenliği bozmaya teşvik” suçlamasıyla yargılanan Mousavi’nin İran kimlik belgeleri iptal edildi. İran’da doğup ailesinin geçimini sağlayan genç kadın, vatansız bırakılma ve deport edilme tehdidi altında tutuluyor.

Gerekçe propaganda

Ghazal Marzban (37), 15 Ocak 2026’da Tahran’daki evine gece yarısı düzenlenen Devrim Muhafızları baskınıyla gözaltına alındı. Tahran Devrim Mahkemesi tarafından 9 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen Ghazal Marzban’a “toplanma ve işbirliği”, “kan dökmeye teşvik” ve “devlete karşı propaganda” suçlamaları yöneltildi. İran rejimi, cezaların birleştirilmeyeceğini ve her cezanın tam olarak infaz edileceğini belirterek ağır baskı uyguluyor.

İzole tutulan kardeşler

Dini azınlıklara yönelik baskılar Şiraz’da da sürüyor. 25 yaşındaki Mahsa Sotoudeh ve 38 yaşındaki Mandana Sotoudeh adlı iki Bahai kız kardeş, Mart sonu ve Nisan başında ayrı operasyonlarla gözaltına alındı. Adelabad Cezaevi’nde birbirlerinden izole tutulan kardeşler hakkında henüz resmi suçlama açıklanmadı. Ailenin tüm bilgi talepleri cevapsız bırakılıyor.

67 yaşındaki kadından haber alınmıyor

Bukan’da yaşayan 67 yaşındaki Kürt kadın Asti Mohammadi’den, on gündür haber alınamıyor. İstihbarat güçleri evine baskın düzenleyerek onu mahkeme kararı olmadan gözaltına aldı. Evde arama yapılarak cep telefonu ve kitapları dahil kişisel eşyalarına el konuldu. Ailesi, yaşlı kadının sağlık durumundan büyük endişe duyuyor.

Binlerce kişi gözaltına alındı

İran Devlet Güvenlik Güçleri Komutanı Ahmadreza Radan, 17 Mayıs 2026 günü yaptığı açıklamada son aylarda binlerce kişinin gözaltına alındığını itiraf etti. Toplumun gözünü korkutmak amacıyla konuşan Radan, ABD / İsrail - İran çatışmasından bu yana 6 bin 500’den fazla kişinin tutuklandığını belirtti. Rejimin bu yeni baskı dalgası, İran’da insan hakları ihlallerinin artarak devam ettiğini ve özellikle kadınların hedef alındığını gösteriyor. HABER MERKEZİ

***

Pexşan Ezîzî’nin idamı durdurulmalı

İran’da Kürt aktivist ve siyasi tutsak Pexşan Ezîzî hakkında verilen idam cezası nedeniyle insan hakları örgütleri ve aktivistlerin endişeleri artıyor. Gelen bilgilere göre Pexşan Ezîzî’nin işkenceye uğradığı, aylarca hücre hapsinde tutulduğu ve adil yargılanma hakkından mahrum bırakıldığı belirtiliyor.

Ayrıca Pexşan Ezîzî’nin avukat erişiminin sınırlandırıldığı ve savunma hakkının engellendiği kaydedildi. İdam kararının kapalı ve güvenlikçi bir yargılama süreci sonunda verildiği belirtilirken, hak savunucuları İran yargısının siyasi dosyaları muhalifleri susturmanın aracı olarak kullandığını ifade ediyor.

Pexşan Ezîzî’nin davası, İran devletinin Rojhilat’ta son yıllarda artan baskı politikalarıyla birlikte değerlendiriliyor. Bölgede çok sayıda Kürt aktivist ve siyasi tutsak hakkında ağır cezalar verilirken, idam kararlarının da arttığı ifade ediliyor.

 “Politik Tutsaklar Özgürlük Komitesi” de Pexşan Ezîzî hakkındaki idam kararının onanmasını kınayarak bunun insan hakları ihlallerinin açık bir örneği olduğunu belirtti. İnsan hakları örgütleri ve uluslararası kurumlar ise İran’a idam kararını durdurma ve ölüm cezasını kaldırma çağrısı yaptı. HABER MERKEZİ

***

Xezal Mewlan Toronto’da anıldı

Eski siyasi tutuklu Minoo Homayli, Canadian Centre for Victims of Torture (CCVT) tarafından düzenlenen “İşkenceye Hayır, Şiddete Hayır” programında özel bir performans sergiledi.

Kürt halk dansı Helperkî ile sahneye çıkan Homayli, dansı Komala Zahmetkeşan Kürdistan kampına 14 Nisan gecesi düzenlenen insansız hava aracı saldırısında yaralanan ve sonrasında tedavi engellenerek yaşamını yitiren Kürt kadın peşmerge Xezal Mewlan anısına gerçekleştirdi. Helperkî’nin yas ve direniş temasıyla yorumlandığı performans, beden dili aracılığıyla hem kaybın acısını hem de mücadeleye devam kararlılığını izleyiciye aktardı.

Xezal Mewlan, İran tarafından düzenlenen drone saldırısında ağır yaralanmış, Silêmanî’deki hastanelerin siyasi kaygılar nedeniyle tedaviye erişimini engellemesi sonucu şehit düşmüştü.