İranlı üst düzey general Kasım Süleymani, Bağdat havaalanında ABD tarafından konvoyuna düzenlenen saldırıda öldürüldü.
İran Devrim Muhafızları’na bağlı özel bir birlik olan Kudüs Güçleri’nin başındaki general Kasım Süleymani, Bağdat havaalanında saldırının hedefi oldu. Pentagon’a göre ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatı ile Süleymani’nin konvoyuna 2 Ocak günü saldırı düzenlendiğini bildirdi.
Reuters’a konuşan Haşdi Şabi’nin bir sözcüsü saldırıda Süleymani’nin yanısıra Haşdi Şabi komutanı Ebu Mehdi el Muhendis’in de öldüğünü belirtti.
Devrim Muhafızları da, Süleymani’nin öldürüldüğünü doğruladı. İran yanlısı Şii milis gruplarından oluşan Irak Halk Seferberlik Güçleri, saldırıdan ABD ve İsrail’i sorumlu tuttu.
ABD Savunma Bakanlığı, “yurtdışındaki Amerikan personelini korumak” için alınmış “caydırıcı” bir tedbir olduğunu belirtti.
Savunma Bakanlığı, “Bu hava saldırısı, İran’ı ileride tüm saldırı projelerinden caydırmak içindir” dedi.
Washington’a göre Kasım Süleymeni, son aylarda Irak’taki Amerikan üslerine düzenlenen saldırılar ile hafta içerisinde Bağdat’taki ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıyı planlamaktan sorumlu tutuyor.
Iraklı paramiliter gruplara göre Bağdat uluslararası havaalanı üç roketle vuruldu. Bu saldırıda en az 8 kişinin öldüğü belirtildi. Roketlerin bir terminalin yakınını vurarak iki aracı yaktığı kaydedildi.
Reuters’a konuşan yerel bir milis komutanı, Süleymani ve El Muhendis’in saldırı sırasında aynı araç içerisinde olduğunu belirtti. Güdümlü füzelerin bir Amerikan helikopterinden atıldığı bilgisi verildi.
Hedeflenen diğer bir araçta ise Irak Halk Seferberlik Güçleri’ne bağlı korumaların bulunduğu kaydedildi.
İran dini lideri Ali Hamaney, Süleymani’nin “katillerini korkunç bir intikamın” beklediğini belirterek tepki gösterdi.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Twitter üzerinde “son derece tehlikeli ve ihtiyatsız bir tırmanış” olduğunu belirtti.
İran üst düzey güvenlik kurumu sözcüsü Keyvan Kusravi, acil olarak yüksek güvenlik konseyinin toplanacağını açıkladı.
Son cinayetler, ABD ile yaşanan gerilim kapsamında İran’a yönelik ağır bir darbe olarak değerlendiriliyor.
ABD’nin 2018’de nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesi ve yaptırımlara geri dönmesinden bu yana gerilim sürekli artıyor.
General Süleymani, hem kendi ülkesinde hem de yurtdışında önemi isimlerden biriydi. İran’ın dış operasyonlarını yönetiyordu. İran’ın Ortadoğu’daki büyüyen etkisinde önemli rolü vardı. Tahran’ın Lübnan Hizbullah’ı, Başar El Esad hükümeti ve Irak’taki milislerle bağını güçlendirdi.
1998’de Kudüs Güçleri’nin başına geçen Süleymani, son 20 yılda batılı istihbarat servisleri, İsrail ve Arap istihbarat servislerinin bir çok suikast teşebbüsüne uğradı. Süleymani, Irak’ta 1 Ekim’den bu yana yaşana hükümet karşıtı protestolar sırasında da Iraklı siyasi partiler üzerinde baskı kuruyordu. Eylemciler rejim değişikliği isterken, yolsuz rejimin mimarı olarak gördükleri İran’ın hakimiyetine de tepki gösteriyor.