
Geçtiğimiz Ağustos ayında Londra’da yapılan kitlesel ‘Öcalan’a Özgürlük’ yürüyüşünde Marcus Tyson adlı polis, önce genç bir eylemciye ardından da Roj Kadın Meclisi üyesi bir kadına fiziksel ve sözlü saldırıda bulunmuştu. Olay MET merkez polisine şikayet edildi. Olayın araştırılması ve İngiliz polisin görevinden uzaklaştırılıp uzaklaştırılmayacağına karar verilme için soruşturma başlatıldı.
Yürüyüşte aktivistlere karşı çirkin tavırları, ırkçı söylemleri ve ağır küfürleri ile İngiliz basının gündemine oturan CW3206 yaka numaralı polis memuru Marcus Tyson’un soruşturma sonunda zorunlu emekliliğe ayrılacağı veya görevden uzaklaştırılabileceği belirtiliyor.
İngiliz basını olayı taraflı aktardı
Olay İngiliz basınına dün yansırken, İngiliz ana akım basın kaynakları The Sun, Metro, The Independent, Evening Standart, Express, Daily Mail, The Times, The Canary, gazetelerinin internet sitelerinde İngiliz polisini açıkça destekleyenler arasında yerini aldı. İngiliz basını, olayı sadece polis memuru Tyson’ın açıklamalarına dayandırdı. Örneğin Sun gazetesi, YouTube’a Telgraf Gazetesi tarafından yüklenen video üzerinden olayı anlattı ve haberin devamında memur Tyson’ın The Sunday Times gazetesine yaptığı açıklamaya yer verdi. Sun’ın Tyson’ın “Ben sadece bu ülkenin benim olduğuna dair bir cümle söyledim. Yaşanan olayı çok abartıyorlar “ ifadelerine de yer verdi. Sun gazetesi ayrıca memur Tyson’ın ‘stres’ altında olduğunu haberinde vermeyi de ihmal etmedi. Metro gazetesi de Kürtlerin olayı abarttığını iddia etti.
Metro gazetesi ayrıca kendi internet sayfasında olayla ilgili bir de anket hazırladı. Metro ankette okuyucularına ‘ne düşünüyorsunuz? Irkçılık mı yoksa politik bir doğruluk mu?’ sorusunu yöneltti. Son 24 saat içinde ve halen devam eden ankette katılımcıların yüzde 83’ü politik doğruluk ile alakalı olduğunu ve yüzde 17’si ise ırkçılık olduğu yönünde oy kullandı. Daily Mail ise haberini ‘Irkçılıkla suçlanan polis sinirli‘ başlığı ile verdi.
Kürt Halk Meclisi’nden açıklama
Yaşanan olay saniyesi saniyesine telgraf gazetesi muhabirleri tarafından kayıda alınmış ve Youtube ile Facebook sosyal hesaplarına aktarılmıştı. Olay hiç de İngiliz basının yazıp, çizdiği gibi bir polis memurunun sinirli bir durumu değil.
Nitekim Britanya Kürt Halk Meclisi de yaptığı açıklamada 14 Ağustos’ta yaşanan olayı açıkladı ve o gün polis memurunun agresif ve ırkçı yaklaşımının kameralara da yansıdığını belirtti.
Britanya Halk Meclisi Eşbaşkanları Evrim Yılma ve Ali Poyraz imzalı açıklama şöyle: “Yürüyüş başlangıcından olayın yaşandığı ana kadar Marcus Tyson adlı polis memuru eylemcilere sürekli çok agresif, sert ve provakatif hareketlerde bulundu. Üzerinde görevli yeleği bulunan genç bir kadın arkadaşımız yoldan geçen ambulansa yol açmaya çalışırken polis memuru tarafından çok sert bir şekilde kolundan çekilerek fiziki bir müdahale gerçekleşti. Polis memuru Marcus Tyson’un bu hareketine yönelik arkadaşlarımızın eleştirilerine aynı polis tarafından ağır küfür ve hareketlerle cevap verilmiştir. Polis memurunun kullandığı ‘Fuck off, you fucking idiot’ ve benzeri cümleler kameralara da yansımıştır. En sonunda da ‘You don’t tell me what to do in my country, it is my country’ (Ülkemde ne yapmam gerektiğini bana söyleyemezsin) diyerek ortamı daha da provoke etti.”
Eşbaşkanlar, polis memurunun sarfettiği “Ülkemde ne yapmam gerektiğini bana söyleyemezsin” sözünün ırkçı bir saldırı olduğunu şu şekilde dile getirdi: “Bizler bu ülkenin vatandaşlarıyız. Ödediğimiz vergilerle maaşı ödenen polis memuru bu yaklaşımıyla Birleşik Krallık’ta yaşayan Kürtleri ötekileştiren ve dışlayan bir tavır sergilemiştir, ve bu tavrı hepimizi derinden üzmüştür. Hukuki haklarımızı kullanarak gerekli yerlere şikayetimizi belirttik. Şu an soruşturmanın sonucunu bekliyoruz.”
14 Ağustos’ta polis memuru Marcus Tyson’ın hakaret ve çirkin yaklaşımlarına kendi meslektaşları ve çok sayıda aktivist tanık olmuştu. “Burası benim ülkem, neyin yanlış neyin doğru olduğunu bana söyleyemezsiniz” şeklinde ırkçı ve ayırımcı bir söylemle kayıtlara geçmeyi başaran polisin yaptıklarına kendi meslek arkadaşları da tanık oldu. Bunun üzerine polisin görev alanı değiştirilerek kortejin sonuna alınmıştı. Yürüyüş sonunda da görgü tanıkları ve genç kadının ifadeleri tutanağa geçirilmişti.
EREM KANSOY/LONDRA