
Göksu kırsalına bırıkaldılar
Salih Kaya, “Yemek yediğimiz esnada iki kişi geldi ‘boynundaki puşiyi çıkar’ dedi. Ben de çıkarmayacağımı söyledim. Sonra akşam olduğunda arkadaşlarımla paylaştım. Sabah yine işe gittik. Öğle yemeğini gittiğimizde yine yanımda geziniyorlardı. Az bir zaman geçtikten sonra tekrar yanıma geldiler ve tehdit ettiler. Ve o esnada bize saldırdılar” dedi.
Tufanbeyli İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan kendilerinin askeri elbiselerle çıkarıldığını aktaran Kaya, “Jandarma Karakolu’nda bize askeri elbise ve baretler takarak çıkardılar. Jandarma bize ‘En fazla sizi bir hafta tutabiliriz’ dedi. Kendilerinin bir şey yapamayacaklarını belirttiler. Maraş’ın Göksu ilçesinde bulunan bir kırsal alanda bizi bıraktılar” şeklinde anlattı.
200 kişi saldırdı
İşçilerden Hasan Tangan, yaklaşık 200 kişi tarafından saldırıya uğradıklarını belirterek, “Arkadaşımızın boynunda yeşil, sarı, kırmızı bir puşi vardı. Bu puşiyi normalde herkes her yerde takıyor. Gelip ‘o puşiyi takmayacaksınız’ dediler. Henüz konuşurken arkadaşımızın boynundan puşiyi çıkarmaya çalıştılar. O sırada 200 kişilik grup, bize saldırdı. Zorla ellerinden kurtulduk ve oradan uzaklaşmaya çalıştık. Ardından biz de taşlarla karşılık vermeye çalıştık; ancak bizim sayımız azdı” dedi.
Karakol önünde de sürdü
Linç edilmekten şirketin güvenlikçileri tarafından kurtarıldıklarını kaydeden Tangan, “O sırada şirketin güvenlikçileri bize yetişti. Onlar olmasaydı bizi kepçe, araba ve taşlarla öldürürlerdi. Bizi araçlarla oradan uzaklaştırmaya çalışan güvenlikçilerin de yolunu kestiler. Güvenlikçiler bizi zor bela oradan çıkardı ve jandarmaya teslim ettiler. Karakolun etrafını sarmışlardı. ‘Bunlar terörist, bize teslim edeceksiniz’ diyorlardı. Jandarma bizi hastaneye götürdüğü zaman da yolu kapattılar. Hastaneye götürdükten sonra bizi orada bıraktılar. Üzerimizde ne para vardı ne de bir şey” diye aktardı. Kürt oldukları için böylesi bir saldırıya maruz kaldıklarını dile getiren Tangan, “Biz Kürt’üz diye 200 kişi bize mi saldıracak?” diye sordu.
Askeri aracı taşladılar
Saldırıya uğrayan işçilerden Mustafa Akbulut ise, “Karakolda ifademiz alındıktan sonra bizi hastane için Maraş‘ın bir ilçesine gönderdiler. İçinde bulunduğumuz askeri araçları da taşladılar. Zorla o ilçeye vardık. İlçe hastanesinde kontrollerimiz yapıldıktan sonra bizi bu sefer başka bir ilçeye götürdüler ve orada bıraktılar. Paramız yoktu. Geldik yolda bekledik ve gelen araçlara el kaldırdık. Oradan geçen araçlar bizi aldı. Arkadaşlarımızla güç bela Diyarbakır’a geldik. Tek suçumuz Diyarbakırlı olmak ve puşi takmak” diye konuştu.
İşçiler, saldırganlar hakkında dün İHD Amed Şubesi’nde suç duyurusunda bulundu.
İki üniversitede saldırı
İstanbul ve Sivas’ta ise Kürt öğrencilere yönelik ırkçı saldırılar gerçekleşti. İstanbul’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okuyan iki Kürt öğrenci, ırkçıların saldırısına maruz kaldı. Öğrencilerin kantine yemek almak için gittikleri sırada 10 kişilik ırkçı grubun saldırısına uğradığı belirtildi. Vize sınavlarının ilk gününde gerçekleşen saldırıda öğrenciler darp edildi. Kampuste bulunan özel güvenlik görevlilerinin Kürt öğrencilerin saldırıya uğradığı esnada hiçbir müdahalede bulunmadığı ifade edildi.
Sivas’ta ise Cumhuriyet Üniversitesi’nde Kürt öğrenciler ırkçıların saldırısına maruz kaldı. Utanç duvarını protesto için Cumartesi günü yaptıkları eylemde ırkçı grubun saldırısına maruz kalan öğrenciler saldırıyı protesto için dün üniversitede basın açıklaması yaptı. Ardından derse girmek isteyen öğrenciler, 50 kişilik ırkçı grubun saldırısına uğradı. Bıçak, satır ve coplarla gerçekleşen saldırıda 2 öğrenci ağır yaralandı. Saldırıya uğrayan öğrenciler, polis ve ırkçı grubun birlikte hareket ettiğini belirterek, polis amirinin olaylar çıkmadan önce yanlarına gelerek, “Açıklama yapmayın, onlar gelirse biz sizi koruyamayız” dediğini aktardı.
HABER MERKEZİ