Adliyeye sevk edilen 125 saldırgandan 3’ü, saldırıya uğrayan 22 Kürt yurttaştan ise 5’i tutuklandı. Öte yandan linç saldırılarına ilişkin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile görüşen BDP heyeti, dün de Zeytinburnu’ndaki esnafları ziyaret etti. İşyerleri kullanılamaz hale getirilen esnaflar; heyette yer alan BDP İstanbul milletvekilleri Sebahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder, Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, BDP İstanbul İl Başkanı Hüseyin Çalışçı ve BDP MYK Üyesi Ömer Ağın’a polisin olayları önlemek yerine saldırganlara zemin sunduğunu söyledi. Midyat Kıraathanesi sahibi İdris Doğan sivil polislerin işyerini işaretlediğini, ardından ırkçıların saldırdığını aktardı.

Medya nefreti pompalıyor
Silvan sonrası Başbakan ile Hükümet yetkililerinin Kürtleri hedefleyen sözlerinin yanısıra Türk medyasının ötekileştiren dili de saldırıları tetikledi. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, „Devletin ideolojik aygıtı“ olarak tanımladığı medyanın, „Irkçılık, etnik önyargı, zenofobi (yabancı korkusu-nefreti), antisemitizm“ gibi kavramlar üzerinden nefreti yeniden ürettiğini ya da pompaladığını söyledi. Ana akım gazetelerinin nefrete katkı paylarının oldukça büyük olduğunu belirten İnceoğlu, „Genel tabloya baktığımızda birkaç örnek dışında genelde ‘nefret zengini’ bir medyamız var“ dedi. İnceoğlu, medyanın kullandığı taraflı dile, gazetelerin attığı, „Ermeniler Kudurdu“, „Mişon ahlaksızlığı“, „Göster şu Avrupalıya Türk’ün kim olduğunu“, „ Yedin mi Türk’ün lokumunu hırbo İngiliz...“, „Rumlar kudurdu Patrik’ten inciler“, „Hain İsveç“, „Küstah Siyonist“ başlıklarıyla örnek gösterdi. Medyanın olumsuz, alaycı ifadeler, küfür, hakaret, aşağılama, abartı taktiklerine başvurarak ötekileştirdiği ve hedef haline getirdiği grupları kamu güvenliğini tehdit edici „potansiyel risk ve tehdit saçan öcüler“ gibi sunduğunu kaydeden İnceoğlu, bunun toplumdaki „öteki“ gruplara karşı yargı ve önyargıya neden olduğunu vurguladı.

Hükümetin açıklamaları etkili

Kürtlere yönelik toplumda artan nefretin nedenleri arasında hükümetin açıklamalarının etkisi olduğunu vurgulayan İnceoğlu, hükümetin açıklamalarında seçmen iradesini hiçe sayıldığına dikkat çekti. İnceoğlu, Hükümetin „Kürt siyasetini değersizleştiren ve itibarını zedeleyen türden“ açıklamalar yaptığını ifade etti.

DİHA/İSTANBUL