
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Ocak ayı iş cinayetleri raporuna göre; Ocak ayında 50 kentte en az 161 işçi yaşamını yitirdi. Geçen yıl Ocak ayında bu rakam 119’du.
İSİG iş cinayetleriyle ilgili aylık raporunu açıkladı. Rapora göre; yaşamını yitiren 161 emekçinin 149’u işçi, memur statüsünde çalışan ücretlilerden; 1’i çiftçilerden/küçük toprak sahiplerinden ve 11’i esnaflardan olmak üzere 12’si kendi nam ve hesabına çalışanlardan oluşuyor.
Yapılan açıklamada, OHAL ilanı sonrası ilk uygulamanın zaten son derece zayıf olan emekçilerin iş güvencelerini koruyan yasaları fiilen ortadan kaldırmak olduğu; onbinlerce emekçinin işsiz kaldığı, diğerlerinin de işsizlik tehdidi altında en temel haklarını dahi arayamaz duruma geldiği vurgulandı. Açıklanan rapora göre; emekçiler üzerinde zorunlu BES (Bireysel Emeklilik Sigortası) kesintisi yapılması ve kiralık işçilik düzenlemesi uygulamaya konuldu; yani çalışma standartları ve sosyal haklar daha da geriletildi.
OHAL, sermayeye önemli düzeyde teşvikler sağladı. Temmuz ayı sonunda gündeme gelen ve sonrasında yasalaşan ‘varlık fonu’ topluma ait olan kamu kaynakları (genel bütçe, yeraltı ve yerüstü kaynakları vs.) Bakanlar Kurulu’nun inisiyatifi ve tercihleri doğrultusunda sermayeye aktarım mekanizması olarak işlevlendi.
Aynı durum 2017 bütçesine de yansıdı. Çeşitli istisnalarla sermayeden alınan vergilerin olabildiğince azaltıldığı bütçede devlet kasası emekçilerden alınacak dolaylı vergilerle doldurulup, daha sonra teşvikler vb. yollarla sermayeye aktarılıyor. Bütçe yetmezse devreye BES ve İşsizlik Sigortası Fonu girmekte.
Örgütlenme, toplu sözleşme ve grev hakkı ‘milli güvenlik’ gerekçesinin cenderesine sıkıştırıldı.
6331 Sayılı İSG Yasası çıktıktan sonraki rakamların seyri:
* 2013 yılının Ocak ayında en az 81 işçi,
* 2014 yılının Ocak ayında en az 101 işçi,
* 2015 yılının Ocak ayında en az 128 işçi,
* 2016 yılının Ocak ayında en az 119 işçi,
* 2017 yılının Ocak ayında ise en az 161 işçi yaşamını yitirdi...
Durumun bir yönü 6331 Sayılı Yasa’nın işçi sağlığı sorununa bir çözüm olmadığıyken diğer yönü ise OHAL sürecinde iş cinayetlerinin gözle görülür bir biçimde artmasıdır.
