Kaza, kader, facia, ihmal, milli felaket, takdir-i ilahi falan değil. Düpedüz bir işçi katliamı daha. Failleri gene “meçhul”.

Bu kaçıncı katliam? Bilen yok. Katliamın teknik nedeni nedir? Bilen yok. Kaç işçi can verdi? Bilen yok, üç gün sonra üç yüzden fazla işçi deniyor. Ocakta kaç işçi kaldı? Onu da bilen yok.
Savcılık araştırıyormuş. Savcılıklar, şimdiye kadar kaç iş cinayetini açığa çıkardılar? Bir tek iş cinayeti sanığı mahkum oldu mu? Ne gezer.
Kapitalizm kar ister. Her ne pahasına olursa olsun bir kuruş daha fazla kar. Bunun için de ucuz işçi gerekir. Maliyeti düşürmenin-karı arttırmanın bir diğer yolu da işçi ve iş güvenliği için,  çevre korunması için yapılması gereken harcamaları kısmak, hatta hiç harcamamaktır. Türkiye’de ikisi de “başarı” ile yapılıyor.  Sömürü sistemi “en çok kar”dan başka kural tanımıyor.
Siyasetçilerimiz, yabancı sermayedarları davet ederken “En ucuz işçi bizde, burası yatırım cenneti” diyorlardı. Patronlar için yatırım cenneti olan ülkemiz, işçiler için ise bir cehennemdir. Sendikasız-sigortasız-güvenliksiz ve en düşük ücretlerle köle gibi çalıştırılan işçiler. Sonuç: Her gün bir başka işçi cinayeti ve bazen de toplu katliamlar.
Soma işletmesi daha bir kaç ay öncesinde denetlenmiş ve her şey iyiymiş.
HDP-CHP-MHP tarafından verilen araştırma önergesi, daha yirmi gün önce AKP’lilerin oylarıyla reddedilmiş. Maden Mühendisleri Odasının tehlike uyarılarını dinleyen bile olmamış.
Şimdi buna kaza-kader-ihmal, takdir-i ilahi denir mi?
Binlerce inşaat işçisi ölür. Takdir-i ilahi..
Taşeronların tersane işçileri ölür. Takdir-i ilahi...
Kamyonlarla Karadeniz’e, Çukurova’ya, Ege’ye götürülen Kürt çocuk işçiler ölür: Takdir-i ilahi.. Bunu söylemek en başta inananlara ve Tanrı’ya hakaret değil mi?
Bütün devlet görevlileri suçsuz. Bütün patronlar ve yöneticileri suçsuz. İşçi katliamlarının üstünü örten ve onları savunan medya da suçsuz.
Bakın devletimiz kurtarma ekiplerinden daha çok sayıda polis-asker ve imam göndererek ölen işçilerin güvenliğini sağlamış. Yetmeyince başbakan ve danışmanları da vatandaşı dövüyor. Daha ne istiyorsunuz?
Bütün suç ölen işçilerde. Orada niye çalışıyorsun be sevgili kardeşim? Başka iş mi yok? İş bulamasan da aç kal. Açlıktan kim ölmüş be sevgili kardeşim?
Hepinizi yüreğim kanayarak saygıyla anıyorum.
Bütün devlet görevlileri, şirket patronu ve sorumluları masummuş. Cuma namazına yetişeceklermiş. Onları meşgul etmeyelim, onların  günahını almayalım.
Bütün suç-günah ölen işçilerde. Sırf AKP Hükümetini zora sokmak için öldüler.
Belki trafoyu da kendileri patlatmıştır.
Onları da Allah affetsin.