İstanbul 3. Havalimanı’nda işçiler üzerindeki baskılar devam ediyor. İşten ayrılmak isteyen işçiler, ücretlerinin ödenmemesiyle tehdit ediliyor. Şantiyede konuşlanan polis ve jandarma, GBT sorgulamaları sonucu gözaltı işlemlerini sürdürüyor.
“İnşaat işçisiyiz, köle değil” sloganıyla on bini aşkın işçinin yaptığı eylem sonrası şantiyede baskılar devam ediyor. Eylemin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen şantiye asker, özel harekat ve çevik kuvvet polislerinin ablukasında. Her noktada zırhlı araç ve TOMA ile karşılaşmak mümkün. Eylem gününe dair izlenen görüntülerden tespit edilen işçiler akşam gece koğuşlarına baskın yapılarak gözaltına alınıyor.
Şantiye girişinde oluşturulan askeri noktada askerlerin elinde bir listenin olduğu; ismi olanların gözaltına alındığı belirtiliyor. İşten ayrılan bazı işçilerin arama noktalarında gözaltına alındığı belirtildi. İşçiler, işten ayrılmalarının “eylem” olarak değerlendirildiğini belirtiyor. İşten ayrılmak isteyen çok sayıda işçi bulunduğu, ayrılmak isteyenlerin de haklarının ödenmemesiyle tehdit edildiği belirtiliyor. Bu yüzden işçiler çıkış yapamıyor. Bir kısım işçi de zamanını koğuş ve yemekhanede geçiriyor.
İşçilerin taleplerine dair şimdiye kadar yapılan tek düzenleme ise servis araçlarının duraklarına üstü kapalı çardakların yapılmış olması. Bunun dışında hiçbir koşulda düzelme söz konusu değil.
Şantiyeden görüştüğümüz işçiler, havalimanı inşaatının 29 Ekim’e yetişmesi için işçilerin fazladan çalıştırıldığını ve ücretlerinin ödenmediğini belirtiyor. İşçiler, asker ve polisler tarafından yolda ya da yemekhanede çevrilerek, GBT’ye maruz kaldıklarını, sosyal medya paylaşımları ve mesajlarının kontrol edildiğini aktardı.
Bu mücadele burada bitmez
Bu arada tutuklanan 24 işçi, dün Silivri Cezaevi’ne sürüldü. İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikası (İYİ-SEN) Genel Başkanı Ali Öztutan, “İnşaat patronları ‘bu talepleri yerine getirir, bu eylemi baskıyla zorla bastıramazsak diğer şantiyelerde de bu talepler karşımıza çıkar’ diyerek operasyona ve tutuklamaya neden olmuşlardır” dedi.
İşçilerin talepleri yerine getirilene kadar şantiyelerde ve koğuşlarda örgütlenmeye devam edeceklerinin altını çizen Öztutan, “Bu işin tek sigortası örgütlü bir işçi hareketi ortaya çıkarabilmektir. İnşaat işçileri kendiliğinden vicdana gelmeyecektir. İnşaat işçileri kendi örgütlüğünü ortaya koyarak mücadeleye devam edecektir” şeklinde konuştu.
‘Kölesiniz’ diyorlar
Karara tepki gösteren Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut da şunları söyledi: “Mahkemeye getirilirken arkadaşlarımız darp edildi. Sesleri kısılmaya çalışıldı. Gaziosmanpaşa Adliyesi tarihinde olmadığı kadar abluka altına alınarak terörize edilmeye çalışıldı. Verilen bu karar binlerce insanın sesini kısmaya çalışmaktır. Tutuklama kararının anlamı şudur. ‘Kölesiniz, köle gibi çalışacaksanız.’ Biz köle değiliz. Bizler kanun dışı iş yapanların peşinde olacağız. Çalışma koşullarını iyileştirmek için tüm gücümüzle mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün arkadaşlarımız hakkında tutuklama kararı vermiş olabilirsiniz. Ama bu mücadele burada bitmez. Arkadaşlarımızın sonuna kadar yanında olacağız.”
Emek dünyasına gözdağı
İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat-İş) Yönetim Kurulu Üyesi Tezcan Acu da, “İşçi arkadaşlarımızın tutuklamayı gerektirecek hiçbir neden yoktu. Yasanın karşısında tutuklamayı gerektirecek böyle bir emir yok. Biz bunun bütün emek dünyasına yapılmış bir gözdağı olduğunu düşünüyoruz. Masumane verilmiş bir karar değil. Arkadaşlarımız insan olma gereğini ortaya koyduğu için böyle bir duruma maruz bırakılmıştır. Biz tamamının serbest bırakılmasını beklerken bu eylemin üzerini bu şekilde örtmeye çalıştılar. Verilen bu karar kesinlikle hukuka aykırıdır” ifadelerini kullandı.
İşçiler kriminalize edildi
Verilen tutuklama kararıyla sendikal faaliyetlerin mahkum edilmeye çalışıldığına dikkat çeken İnşaat-İş Sendikası Örgütlenme Sekreteri Kadir Kurt ise sendikal çalışmanın mahkemede kriminalize edildiğini belirtti. Kurt, “Yasal hakkını isteyen işçiler görevini kötüye kullanıyor anlamında kriminalize edildi. Dünyaya bu proje üzerinden meydan okuyan devlet vergi kaçırılmasına müsaade ediyor. İşçiler buna karşı geldiğinde de tutuklama ile karşılık verildi. Sendikamızdan tutuklanan bir arkadaşımızın ‘biz suç işlemedik, demokratik haklarımızı kullandık. Bundan vazgeçmeyeceğiz. 3’üncü Havalimanı’nda yaptık yine yapacağız’ dedi. Demokratik hakların suç unsuru olarak görülmesine karşı vazgeçmemiz mümkün değil” dedi.
İSTANBUL