İsveç’te yaşayan Kürt şair Aynur Aras’ın ilk şiir kitabı ‘Xemla Rondikan’ adlı şiir kitabı, Ar Yayınları‘ndan çıktı. Aras’ın şiirlerinde ana tema ülke, acı ve aşk.

Erzirom’un Qereyazî ilçesine bağlı Melleosman köyünde dünyaya gözlerini açan Aynur Aras, 1993 yılından beri İsveç’te yaşamını sürdürüyor.  Aras, ilk ve ortaokul yıllarında şiire merak duyar. Ancak anadilinde şiir kitapları olmadığı için İsveç’e gelene kadar Türkçe şiirler okur. Aras’ın Kürtçe şiire ve Kürt edebiyatına ilgisi İsveç’e geldikten sonra başlar. Kürt şairlerinden Feqiyê Teyran, Cegerxwîn, Melayê Cizirî ve İsveçli şair Karin Boye ile birçok şairden okur.

Anadilin acısı ve aşkıyla

Aras, Kürtçe şiir yazmaya başladığında karşılaştığı sorunları şöyle ifade ediyor: “İlkin çok zorlanıyordum. Çünkü kendi anadilimi kendi imkanlarımla öğreniyordum. Yazarkan ve okurken zorlandığımda çok acı çekiyordum. Kürtçeyi rutin yazmaya 2009 yılında başladım. Her akşam 2-3 saatimi Kürt edebiyatı okuyup, Kürtçe yazmaya ve okumaya verdim. Bu arada şiiri de rutin yazmaya başladım.”
Çocukluğunu anadilinde yaşayamadığını, yabancı dilleri kullanmak zorunda kaldığını belirten Aras, yasakların kendisini anadilinde yazmaya yönelttiğini kaydediyor. Anadilinin ahenklerini, acılarını, aşklarını halkıyla paylaşmak istediğini dile getiren Aras, “Şiirle tanıştıktan sonra, şiir en büyük paylaşıcım, aşk ortağım, acı ortağım, kötülüklerden koruyan, güzelliklerle ahenkli ortağım oldu. Sevinçlerimi ve acılarımı insanlarla ne kadar paylaşsam da kağıda dökmeden tatmin olamıyorum” diyor.

Bir ülkenin acıları

İşgal altındaki bir ülkenin acısını analiz etmeye çalıştığını belirten Aynur Aras, son olarak şunları dile getiriyor: “Şiirlerim aşk, acı ve ülkemizi konu alıyor. Bunlar üç ana başlık. Bunların dışında da pek çok konuda yazdım. Aşkı yazarken insanların nasıl aşkı yaşadıkları ya da aşka nasıl ihanet ettiklerini göz önüne sermeli. İnsanların ülkeleri eğemen güçlerin işgali altındayken kendi dil, kültür, örf ve adetlerini yaşayamadıklarını, bu nedenle de nasıl acı çektiklerini şiirlerimde analiz etmeye çalıştım.”

Min ji deştên dorazad nepirsin!

Min ji zindiyên pûştên korefemî,
Demjimêrî ya lawaz,
Û skakên tolaz nepirsin.
Min ji,
Tîna hevokên,
Min ên
Ku dihûnim tinim serê gewrî ya xwe,
Dicûm û dadiqûltînim bipirsin...
Min ji bedewî ya ehmeq nepirsin,
Li warê min stargehî ya,
Bedewiyên pûçên qaçilvala pere nakin,
Û Kûla min a çar pencik,
Ji ehmeqiyên dîrokê avise...
Min ji deştên dorazad nepirsin,
Baskên min ên birîndar,
Qet kevokên azadiyê nefirandin,
Min ji şev û rojên min ên,
Ku di çepera îxanetên qehbik de,
Li hev hatin alandin bipirsin...
Min ji gewde mezinên,
Aqilpiçûk nepirsin,
Min ji malzarokên bêguneh,
Û livên mîroyên,
Ku hîna çavên xwe
nepişkivandine bipirsin,
Ewê ji we re bêjin,
Hûmanîzmiya vî dilê kelavêje...


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM