Federe Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani’nin, Güney Kürdistan’daki işgal alanını genişleterek saldıran Türk devletine destek açıklamasına tepkiler sürüyor.

HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer, Federe Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani’nin Türk devletinin saldırılarını meşrulaştırma çabasına tepki göstererek, “Ulusal birlik olsaydı, hiçbir Kürt partisi diktatörlerden medet ummazdı” dedi. PKK'nin dört parça Kürdistan'ın çocuklarından oluştuğunu kaydeden Kürt siyasetçi Dr. Fayiq Gulpî, Barzani'nin Kürt halkı ve PKK'den özgür dilemesi gerektiğini söyledi. Goran Hareketi Milletvekili Şêrko Heme Emin ise Barzani’nin açıklamasının Türkiye’nin işgaline karşı olması gerektiğini vurguladı.

Tartışmalı 24 Haziran seçimleri ardından Federe Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak tebrik etti. Barzani, tebrik telefonunun hemen ardından yaptığı basın toplantısında Türkiye’nin Güney Kürdistan saldırılarına ve olası Qendîl’i (Kandil) işgal girişimine destek açıklamasında bulundu. Erdoğan, Federe Kürdistan Yönetimi’nin 25 Eylül 2017’de gerçekleştirdiği Bağımsızlık Referandumu sırasında Barzani ve KDP’yi, “Bir vanayı kapadığımız anda iş bitti. Bütün geliri meliri hepsi ortadan kalkıyor. TIR'lar Kuzey Irak'a çalışmadığı anda bunlar yiyecek, giyecek bulamayacaklar” şeklinde gözdağı vermişti. Buna rağmen 24 Haziran seçimleri ardından Barzani’nin “Tebrik telefonu” ve “Kandil operasyonu”na destek vermesi, Kürt kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

Kürtler için acı bir durum

 Kürt ulusal birliği çalışmaları kapsamında uzun bir süredir Federe Kürdistan’da temaslarda bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili İmam Taşçıer, Barzani’nin açıklamalarına tepki gösterdi. Federe Kürdistan’da siyasi partilerin parçalı olduğuna dikkat çeken Taşçıer, Barzani’nin tutumunun Kürtler açısından acı bir durum olduğunu söyledi. Federe Kürdistan’ın 26 yıldır fiilen bağımsız devlet statüsünde olduğunu hatırlatan Taşçıer, bölgede bulunan siyasi partiler arasında diyalog olmadığını vurguladı. Kerkük’e yönelik saldırı ardından bölgenin siyasi aktörlerinin birlik içerisinde olması gerektiğini ancak bunun sağlanmadığını dile getiren Taçşıer, şöyle devam etti: “Eğer Kürtler kendi aralarında birliklerini sağlamış olsalardı, Ulusal Birlik Kongresi’ni gerçekleştirmiş olsalardı, hiçbir Kürt partisi veya kuruluş, başka bir ülkenin diktatörlerinden medet ummazdı. Bu nedenle Kürtlerin mutlaka birliklerini sağlaması gerekiyor. Bu sağlanırsa bu tür tercihlerle karşı karşıya kalmazlar. Ancak bu geri bir düzeydir.”

Parti devleti idaresi var

 Barzani’nin takındığı tutumun daha önce defalarca yaşandığını ifade eden Taşçıer, “Bu durumlar tarih boyunca yaşandı ancak Kürtlere bir şey kazandırmadı. Parti devleti şeklinde bir idare var. Güney Kürdistan Kürtleri bir araya gelseydi, KDP tek başına bunu yapamazdı” şeklinde konuştu.

   

Gulpî: Barzani özür dilemelidir

Kürt Siyasetçi Dr. Fayiq Gulpî ise Neçirvan Barzani'nin Kürt halkı ve PKK'den özgür dilemesi gerektiğini söyledi.

Dr. Fayiq Gulpî, Barzani'nin, “PKK Kürdistan bölgesinin bir kısmını işgal etmiştir” sözlerine "Kürdistani bir gücün Kürdistan'ı işgal etmesi akla, mantığa uyan bir şey değildir. PKK Kürdistani bir partidir ve dört parça Kürdistan'ın çocuklarından oluşmaktadır" diyerek yanıt verdi. DAİŞ çetesinin saldırılarını hatırlatan Gulpî, sözlerine şöyle devam etti: "PKK dört parça Kürdistan için mücadele ediyor. Eğer PKK olmasaydı DAİŞ çetesi Hewlêr'i, Şengal'i, Mexmûr ve hatta Behdinan alanını işgal edecekti. PKK, DAİŞ’le savaş sürecinde Kürdistan bölgesinin sınırlarını korudu, en ön saflarda yer aldı ve şehitler verdi. Onların gelişi de KDP ve YNK'nin destek talebi ile gerçekleşti. İşin doğrusu, bu güçler PKK'yi çağırmasalardı bile PKK Kürdistan bölgesinin şehir ve kasabalarını koruyacaktı."

Kürt Siyasetçi Dr. Fayiq Gulpî, Barzani'nin açıklamasını kınayarak, böyle bir açıklamanın Kürt halkına hiçbir faydasının olmadığını, yalnızca Kürt halkının düşmanlarını mutlu edeceğini söyledi. Gulpî, Barzani'den Kürt halkı ve PKK'den özür dilemesini istedi.

Bu tutum utanç verici

Goran Hareketi parlamenterlerinden Şêrko Heme Emin de Barzani’nin açıklamalarına tepki gösterdi. PKK’nin pêşmerge ile beraber Başûrê Kurdistan topraklarını koruduğunu hatırlattı. Emin, Kandil’in Kürtler için direnişin sembolü olduğunu anımsatarak, "Kandil’deki gerillanın pêşmergeyle ortak mevzide DAİŞ çetelerine karşı Kürdistan için nasıl mücadele ettiğini herkes gördü” dedi.

Türk devletinin Başûrê Kurdistan saldırılarıyla açık bir şekilde Kürtlerin statüsüne saldırdığını kaydeden Emin, bu saldırıların önce Efrîn şimdi ise Başûr’da yoğunlaştığını belirterek, şunları söyledi: “Başûrê Kurdistan ve Irak hükümetinin görevi Türk devletinin işgaline karşı net bir şekilde tavır göstermektir. Ancak ortaya çıkan tutumlar utanç vericidir.”

PKK’ye değil, TC’ye karşı olmalı

Neçirvan Barzan’nin açıklamasının Türk devlet işgaline karşı yapılması gerektiğini vurgulayan Emin, tarih boyunca Kandil’i hiçbir devletin işgal edemediğine dikkat çekti ve şöyle konuştu: “Kandil, tarih boyunca her zaman direnişin sembolü; Rojhilat, Bakur ve özellikle Başûr devrimlerinin temeli olmuştur. PKK Kürdistani bir güçtür, Kürdistan da onların toprağıdır.”

PKK gerillalarının 2014’te Başûr topraklarını DAİŞ çetesine karşı savunduğuna dikkat çeken Emin, şu ifadeleri kullandı: “PKK’nin Başûr halkı ve pêşmergeyle beraber Başûrê Kurdistan topraklarını DAİŞ çetesine karşı savunduğunu gördük. Şimdi de işgale karşı bir olup direnişe geçilmeli. Türk devletinin işgaline karşı göz yummak olmaz. Başûrê Kurdistanlı tüm partiler, sivil kurumlar ve halk işgal saldırılarına karşı net bir tavır sergilemeli."

   

Başûrê Kurdistan saldırılarıyla Türk devletinin sivil şahadetlerine sebep olduğunu hatırlatan Emin, “Başûr hükümeti ile Irak merkezi hükümeti bu saldırılara karşı soruşturma başlatmalı, tutum sahibi olmalıdır” dedi.

Goran Hareketi parlamenterlerinden Şêrko Heme Emin, Barzani’nin açıklamasının Türk devlet işgaline doğrudan hizmet ettiğine dikkat çekerek, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Bu açıklama, dört parçadaki Kürtlerin birliğine ve stratejik çalışmalarına karşı olumsuz etki yapmıştır.” 

 

 HABER MERKEZİ

 
 

Başûr halkı bugün 9 kentte yürüyecek

 

Ulusal Cephe öncülüğünde bugün Başûrê Kurdistan’ın 9 merkezinde yürüyüş düzenlenecek. Yürüyüşlerde Türk devletinin işgal saldırıları protesto edilecek.

Ulusal Cephe üyeleri, Türk devletinin işgal saldırılarına karşı bugün yapılacak yürüyüşlerin detaylarına ilişkin Süleymaniye’de bulunan Nali Parkı’nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, 9 merkezde yarın eş zamanlı kitlesel yürüyüş yapılacağı belirtildi.

Ulusal Cephe Üyesi Bekir Şêx Selam, Türk devletinin işgal saldırılarına karşı Hewlêr, Silêmanî, Kerkûk, Kelar, Qeladiz, Derbendîxan, Çemçemal, Ranya ve Halepçe’de kitlesel yürüyüşler düzenleneceğini söyledi ve katılım çağrısında bulundu.

Şêx Selam, Türk devletinin saldırılarına karşı hükümetin sessizliğine de tepki göstererek, şunları vurguladı: "Irak ve Kürdistan Bölgesi hükümetleri işgali görmezden geliyor. İşgal saldırılarına karşı büyük bir tepki göstermemiz gerekir. Yürüyüşe Başûr halkı, esnaf, işçi, emekçi, kadınlara çağrıda buluyoruz. İşgal saldırılarına karşı durmamız gerekir."

 
 

Canlı kalkan eylemcileri: İhanete de karşı duracağız

   

Kandil’deki canlı kalkan eylemcileri, Neçirvan Barzani’nin açıklamasını yaptıkları basın açıklamasıyla kınadı etti.

AKP-MHP faşizminin Başûrê Kurdistan toprakları üzerinde planladığı kirli politikalara karşı 29 gündür canlı kalkan eylemini sürdüren Yurtsever Gençlik Hareketi ve Genç Kadın Hareketi, basın açıklamasıyla Barzani’yi kınadı. Canlı kalkan eylemcilerinden Ahmed Germiyan, “İhanet çizgisini kendilerine yol bilen bu kesimlere karşı duracağız” dedi. Ahmed, açıklamasında şunları söyledi: “Başûrê Kurdistan üzerinde işgalci saldırı girişimi var. Bu işgal saldırısına karşı Irak hükümeti tutumunu sessiz kalmaktan yana kullanıyor. Bu suskunluk aslında büyük bir utanç durumudur. İşgal girişimine karşı suskun olan kesimlerin aslında işgalden yana olduğunu gözler önüne seriyor. Neçirvan Barzani’nin yaptığı açıklamayı kınıyoruz. Açıklaması çok açık bir şekilde bize gösteriyor ki, işgalci güçleri Başûr topraklarına çağırıyor. Faşizm ile ortak olan ihanetçi kesimleri de lanetliyoruz. Biz de canlı kalkan eylemcileri olarak diyoruz ki Neçirvan Barzani ile Erdoğan arasında bir fark kalmıyor.”

İhaneti de durdurmalıyız

PKK’yi işgalci olarak tanımlamanın ihanet olduğunu kaydeden Ahmed, bunu reddettiklerini söyledi. "Herkes bilmeli ki biz Kürt’üz ve bundan da gurur duyuyoruz" diyen Ahmed, şöyle seslendi: "Tüm Başûr halkı bir an önce bu kirli zihniyete dur demeli. Başkaldırarak, ihaneti durdurmalı. İşgal karşısında pasif olmak bizi bitirir. Birlik olup alanlara çıkarsak faşizmi bu kutsal topraklara gömeriz. Biz de Başûrê Kurdistan yurtsever gençleri olarak burada hem ihanete hem de faşizme karşı sonuna kadar eylemimizi sürdüreceğiz.”

 
 

Talatê’de yasak ve saldırı

 

Askeri operasyonun önceki akşam başlatıldığı Nusaybin’in Talatê ve Ömerli’ye bağlı Kovanlı mahallelerinde “sokağa çıkma yasağı” ilan edildi.

Mardin Valiliği, önceki akşam saatlerinde çok sayıda askerin katılımıyla hava destekli askeri operasyonun başlatıldığı Nusaybin’e bağlı Talatê (Doğanlı) ile Ömerli’ye bağlı Kovanlı mahallesinde, “sokağa çıkma yasağı” ilan etti. “Operasyon icra edilecek” gerekçesiyle ilan edilen yasağın ikinci bir duyuruya kadar süreceği belirtildi.  Söz konusu yasağın ilan edildiği Talatê’nin giriş ve çıkışları, önceki akşam itibariyle zırhlı araçlarla kapalı durumda. 

 

 MARDİN