
Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınması ve belediye binasının polis işgali altında tutulmasına dönük tepkiler büyüyor. 3 gün belediye önünde süren eylem, dün merkez Rezan (Bağlar) ilçesine de taşındı. Protesto eyleminin yapılacağı DBP İlçe Örgütü binası önüne sabahın erken saatlerinde itibaren binlerce yurttaş geldi. Alanın polis ve zırhlı araçlarla ablukaya alınmasına rağmen halk alanda buluştu.
DBP merkez Rezan İlçe Örgütü önünde bir araya gelen binlerce kişi gözaltıları ve belediyenin işgal edilmesini protesto etti. Protesto eylemine DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, DBP Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Kamuran Yüksek, HDP Grup Başkanvekilleri Çağlar Demirel ve İdris Baluken, HDP milletvekilleri, ilçe belediye eşbaşkanları, belediye meclis üyeleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve üyeleri de katıldı.
Haksızlığa karşı direniş meşrudur
Çocuk yaşlı genç demeden alanı dolduran halk, Demirtaş ve beraberindeki heyetin alana gelmesi ile “Amed halkı sizinle gurur duyuyor” sloganı attı. İlk olarak konuşan Sebahat Tuncel, Kürt halkına karşı dayatılan zulmün direniş karşısında kaybedeceğini vurguladı. Devletin binlerce gücünü Kürt halkının üzerine yığdığına dikkat çeken Tuncel, “Binlerce güçleriyle karşımızda duran polislerden korkmuyoruz. Kürtler üzerinde etnik temizlik yapmak istiyorlar. Kürt işçileri işten çıkarıyor, belediyelerimize kayyum atıyor, belediye başkanlarımızı gözaltına alıyor, tutukluyor. Ve ‘Size bunu yapacağız siz de sesinizi çıkarmayacaksınız’ diyor. Bu haksızlığa karşı direniş meşrudur” dedi.
100 yıllık gayri meşruiyet
Daha sonra söz alan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise şunları ifade etti:
Başımıza ilk defa gelmiş bir hukuksuzluk ile karşı karşıya değiliz. 100 yıldır devam eden gayri meşruluktur. TC hükümetlerinin tamamında bir gayri meşruluk bu halk için reva görülüyor. Ankara’da oturuyor ‘Musul’u halk yönetsin’ diyorlar. Mevzu burası olunca halkın kendini yönetmek isteyişine karşı hukuksuzluk uyguluyor. Bu halkın kendini yönetme hakkı var. Erdoğan’ın bütün çabasına, hilesine, yalanına rağmen oluk oluk kan akıtmalarına rağmen kazanamadıkları belediyeyi kayyımla ele geçirmeye çalışıyorlar. Mardin ve Van’a kayyım atamanın hazırlığını yapıyorlar. Zorla gasp ediyorlar, çalıyorlar.
Fazlalık olan işgalcidir
Burada fazlalık olan halk değil, sizin işgalci zihniyetinizdir. Fazla olan sizsiniz. Bir hırsız gelip evinizden her şeyi çalarsa siz buna sessiz kalırsanız olmaz. Onurumuzdur. Onurumuzu almak istiyorlar. Buna karşı elimizde ne güç varsa sonuna kadar direniriz. Burada yürüyecek yüzleri, cesaretleri yok. Halk meydanlara çıkmasın diye faşizmi en üst noktaya taşırıyor. Her bir arkadaşımız partinin yetkilisi sorumlusu gibi davransın. Mahalle mahalle örgütleneceğiz. Bu faşizme boyun eğmeyeceğimizi göstereceğiz. Ellerinde zor ve baskı araçları dışında hiç bir şey yok.
Günleri sayılıdır
Her şey yasak. Konuşmak yasak, yürüyüş yasak, siyaset yapmak yasak. Copla ayakta duran bir iktidar. Sayılıdır günleri. Bizi durdurmaları imkansızdır. Demokratik barışçıl çerçevede 81 il ve ilçelerde nerde gücümüz varsa 5 kişi 10 kişi sokağa çıkacağız. Sokağa çıkmak meşrudur. Bu yasak değil. Konuşmalarım bitmeden soruşturma açıyorlar. Bu ne hız. Madem bu kadar hızlısınız bütün katiller, terör destekçileri Ankara’da onları neden yargılamıyorsunuz?
Biz de hukuk okuduk. Yargı çoğunluğu olduğunu biliyoruz. Onlara da sesleniyoruz. Melih Gökçek’in Fethullah Gülen’e yaptığı malikane orada duruyor. Parsel parsel Ankara’nın bütün arsalarını buna peşkeş çekmedi mi? Kayyum atayacaksan Kadir Topbaş’a ata.
Biz bunu sindiremeyiz. Bu soysuzluğu, bu hadsizliği normalleştirmeye çalışıyorlar, kabul etmeyin.
Devletin içinden
Bu savaşın durması için devletin içinde bir sesin yükselmesi lazım. Biz her şeyimizi ortaya koymuşken devlet içinde de ses çıkması lazım. Yarın artık sesinizin çıkacağı fırsat da elinizden gidecek.
Biz başkanlarımız serbest bırakılana kadar ev ev mahalle mahalle ilçe ilçe dolaşacağız. Engelleyebilirler. Durmak yok. Şu mahallelerde insanların gözünde öfke var. Belediye başkanlarımız bütün kadrolarımız gece gündüz seferber olacak.
Şirketler yaptığınız suçtur
Kaç gündür internetler kesik. Sırf yaptığımız çalışmalar duyulmasın diye. İnsanlar mağdur. Acil hastalar sistem yok diye ilaç alamıyor. Türk Telekom ve özel şirketler sizin yaptığınız suçtur. Halka sesleniyorum. Gidin dava açın şikayetçi olun.
Bu çalışma size emanet
Bütün Diyarbakır halkı şu veya bu şekilde sesimizi duyacak. Biz 90’lardan beri bu şekilde çalışıyoruz. Ne telefon vardı ne başka bir şey. Engelleyemeyecekler. Ancak interneti, sosyal medyayı engelleyebilirler. Herkes genel başkandır. Herkes parti yöneticisidir. Zulme savaşa karşı ayaktayız diyeceğiz. Bu çalışma sizlere emanettir.”
Konuşmaların ardından halk “Direne direne kazanacağız”, “İrademe dokunma” sloganları attı. Ardından ise Selahattin Demirtaş ve beraberindekiler Cuma Namazı‘na giderken, halk ise sloganlarla protestosunu sonlandırdı.
AMED