Koma Berxwedan, Türk devletinin Kürt soykırımı yapmak istediğini vurgulayarak, Kürtlere birlik, sanatçılara da halkın yanında yer alma çağrısında bulunurken, TEV-ÇAND Avrupa da işgale karşı tüm örgütleri, aydınları ve sanatçıları billikte mücadele etmeye çağırdı.
Koma Berxwedan, Rojava’ya dönük işgalci saldırılara ilişkin bugün yazılı bir açıklama yayımladı. Türk Devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarını sert şekilde kınayan Koma Berxwedan, “Rojava Devrimi, başta Kürt halkı, Kuzey ve Doğu Suriye halkları ve dünyanın her yerinden onurlu enternasyonalist devrimci bireylerin katılımıyla, yıllarca amansız bir mücadele yürütmüştür. Bu mücadelede güçlü kazanımlar elde edilmiştir. 11 bin şehidi olan Rojava devrimi aslında Orta Çağ’ın karanlık barbar zihniyetine karşı kazanılmıştır. Kazanılan, insanlık değerleri, ve dünya halklarıdır. Destansı direniş ile aslında tüm insanlık savunulmuş ve onuru korunmuştur” dedi. Erdoğan’ın Kürt soykırımına giriştiği belirtilen açıklamada devamla şunlar kaydedildi:
‘Erdoğan Kürt soykırımına girişti’
Şimdi insanlığı DAİŞ belasından kurtaran özgürlük savaşçıları ve Rojava Devrimi’ne karşı DAİŞ’in örtük şefi Erdoğan, üzerindeki örtüyü tümden atarak, çok açık bir Kürt soykırımına girişmiştir. Devletler düzeyinde direkt ya da dolaylı Erdoğan’a destek sunulsa da insanlık vicdanı dünyanın her yerinde QSD, YPG, YPJ güçlerinin yanındadır. Tüm ilerici insanlığın yüreği Rojava halkları için çarpıyor. Bu yürekler çok iyi biliyor ki, Rojava Devrimi’nde ortaya çıkan değerler, bu dünyayı kendi çıkarları için kaosa çeviren, toplumsallık adına her şeyi tahrip eden, halkları birbirine düşman eden kapitalist modernite sisteminin panzehiridir. Bu değerler her geçen gün daha da büyüyerek halklara umut olmuştur. Bu umut, diktatörleri, tekçi ulus-devletleri korkuttuğundan hedef haline getirilmiştir.
Oysa ki, dünyanın bütün güzel insanları, hümanistleri, sosyalistleri, çevrecileri, demokratları, feministleri, insanlıktan yana her kesimi, Rojava Devrimi’ne yapılan bu saldırıyı kınıyor ve karşısında duruyor. Ve biliyoruz ki, bu direnişi, halkların güç birliğini hiçbir güç yıkamaz.
‘Hevrîn Xelef’i katlederek kadın devrimini hedeflediler’
Ne kadar zulmetseler, katliamlar gerçekleştirseler, savaş suçu işleseler de onurlu insanlığı asla korkutamayacak ve sindiremeyeceklerdir. Rojava Devrimi’nin kadın devrimi olduğundan korkup Hevrîn Xelef’i katlederek bu kazanıma saldırmak isteseler de asla amaçlarına erişemeyecekler.
Bu önemli tarihi süreçten geçerken dünya halklarının desteği kadar, Kürtlerin kendi iç barışını sağlayarak ortak düşman karşısında birleşmeleri çok önemlidir.
Bu yönlü çabalar ve gayretler halkımızı ve biz sanatçıları sevindiriyor, heyecanlandırıyor ve mücadele azmimizi pekiştiriyor, direnç gücü katıyor. Bedeli ağır da olsa , karanlığın en zifiri vaktinde, şafağın atacağı unutulmamalıdır.
Sanatçılara çağrı
Biz, bu mücadelenin ve halkımızın stranlarını söyleyen, resmini çizen, filmini çeken, tiyatrosunu yapan, ateşle dansını icra eden bütün sanat çevrelerini, sanatçı arkadaşımızı halkımızın bu zor ve bir o kadar da tarihi zaferleri içinde barındıran süreçte sesini, yüreğini halkımızın sesine katmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz. Özgürlük ve zafer sadece direnenlerin olacaktır. Ve son sözü her zaman direnenler söyleyecektir.”
KÜLTÜR SERVİSİ
TEV-ÇAND İşgale karşı duralım
Kürt kültür hareketi TEV-ÇAND Avrupa, Kuzey Doğu Suriye’yi hedef alan Türk işgal saldırılarını kınayan bir açıklama yayınladı. Yazılı bir açıklama yapan TEV-ÇAND Avrupa, Türk işgal saldırılarının 9 Ekim’de başlatıldığına dikkat çekerek, 9 Ekim 1998’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik komplonun devamı olduğunu ifade etti. TEV-ÇAND, “Hegemonik güçler Kürt özgürlük hareketini tasfiye etmek ve Ortadoğu müdahalesini rahatlıkla yürütmeyi amaçlıyor. Önderliğimiz bu uluslararası komployu boşa çıkardı ve alternatifi kendi paradigması ile ortaya koydu. Bu fikir ve düşünceler Rojava’da hayat buldu. Türk devleti ve çeteleri, dünya halklarına model olan bu yeni yaşamı, ortadan kaldırmak istedi” dedi. TEV-ÇAND, “Kürtlere karşı yürüttükleri savaş gerçekte Kürt halkının varlığı ve kazanımlarına yöneliktir. Türk işgalciliğinin amacı kültürü yok etmektir” diye ekledi.
Yeni Osmanlı’nın hayata geçirilmeye çalışıldığına da dikkat çeken TEV-ÇAND, “Tüm güçleri ve varlıklarını Kürtlerin imhası üzerine kurmuşlar” diye belirtti. TEV-ÇAND Avrupa, Türk devletini kınayarak tüm partileri, örgütleri, aydınları ve sanatçıları işgale karşı çaba içerisinde olmaya çağırdı.
Perdeyi kapatıyoruz
Wan’da Tiyatro Mencel tarafından “Hakikat sahnesinde sen de bir replik söyle” sloganıyla 10 Ekim’de başlayan ve 20 Ekim’e kadar sürmesi planlanan 2’nci Van Tiyatro Festivali, Türk Devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırıları nedeniyle 6’ncı gününde noktalandı. Son olarak Teatra Nupelda ekibi tarafından “Du jin du lîstikvan” adlı oyunun sahnelenmesi ardından konuşan Mencel Tiyatro ekibinden olan Perinaz Delazy, “Hakikat sahnesinde sen de bir replik söyle’ şiarıyla 2’nci festivalimizi yaptık. Zor koşullarda ve kolektif bir çalışmayla 6’ncı güne geldik. Sizlerin de bildiğiniz gibi Rojava’da çetin bir savaş sürmekte. Bu savaşta kadın, çocuk, yaşlı ve siviller katledilmektedir. Her ne kadar Rojava ile aramızda anlamsız bir sınır varsa da biz Kürtler biriz. Rojava’da Kürtlere dönük saldırı olduğunda biz Bakur, Rojhilat ve Başûr’da yaşayan Kürtlerin yüreği parçalanıyor. Biz Kürt Tiyatrocular olarak bu savaşın karşısındayız. İnsanların ölmesini istemiyoruz. Çünkü bir savaşta insanlık ve insan onuru ölüyor. Mencel Tiyatro ve Kürt tiyatrocuları olarak yaşanan savaş ortamından dolayı üzgün bir şekilde festivalimizi sonlandırıyoruz” ifadelerini kullandı. “Siz de savaşa karşı repliğinizi söyleyin” diyen Perinaz, herkesi savaşa karşı ses çıkarmaya ve sesini yükseltmeye çağırdı.
WAN