Son olarak Irak'ta Şiilere karşı ve Suriye'de Kürtlere karşı saldırıları ile gündeme gelen IŞİD çetelerinin cepheye sürdüğü çocukların yaşının 10'a kadar düştüğü belirtildi.

The Daily Beast'te verilen haberde yer alan görüntülerle de desteklenen iddiaya göre, ellerinde otomatik silahlarla savaşmaya hazırlanan çocukların bir kısmı gönüllü olsa da birçoğu zorla savaştırılıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Mayıs ayında açıklanan raporda savaşta çocuk kullanan örgütlerin başında gelen IŞİD'in, çocuk savaşçılara da yetişkinlere ödediklerinin aynısı olan 200 dolar ödedikleri belirtilmiş ve raporda 14 yaşa kadar çocukların örgüt için cephelerde savaştığı açıklanmıştı.

10 yaşında silahı ondan büyük

The Daily Beast'in haberinde yer alan 10 yaşındaki IŞİD savaşçısı Abdullah, savaşa gönüllü katılan en küçük askerlerden. Irak'ta IŞİD'in 10 Haziran'da ele geçirdiği Musul'da çekilen görüntülerde, elinde kendinden büyük otomatik silah ile bir markete girişi görülen Abdullah gibi çok sayıda çocuk asker olduğu tahmin ediliyor. IŞİD mensubu olan babası ve diğer erkek kardeşlerinin izinden giden 10 yaşındaki Abdullah'ın dışında kendisi gibi gönüllü olmayan yüzlercesinin de bulunduğu biliniyor. Yapılan röportajda Abdullah, IŞİD'in geleceğinden umutlu olduğunu belirtiyor. 


Kamptan röportajlarÖte yandan 14 yaşındaki Muhammed'in gazeteye yaptığı açıklamalar daha önce basına yansıyanlarla örtüşüyor. Muhammed'in anlatımlarına göre IŞİD'in eğitiminde iki farklı bölüm var. Tamamen dini eğitimin verildiği bölümde IŞİD'in İslam'a yaklaşımı ve bu yolda takip edecekleri aşırılıklar öğretilirken, asıl amaçları olan Halife devletinin yaratılmasına ilişkin ayrıntılar da eğitim verilen konular arasında. Diğeri ise, savaşma ve silah kullanma üzerine. En az 25 gün süren bu eğitimden sonra çocuklar cepheye sürülüyor.

Kaçanlar basında

Geçtiğimiz hafta ITV kanalınca yayınlanan ve Musul'da çekildiği belirtilen görüntülerde çocukların yaşının ne kadar küçük olduğu açıkça görülürken, Suriye'nin Halep kentinde Mayıs ayında IŞİD tarafından kaçırılan 159 çocuğun 133'ünün akıbeti hakkında halen herhangi bir bilgi alınamadı. Bilindiği gibi bu çocuklardan ikisi kamplardan kaçmayı başarmış ve basına karşılaştıkları vahşetleri anlatmıştı. Çocuklar, IŞİD'in kaçırdığı çocukları Cihatçı ve Şeriat hükümlerini öğrenmesi için sürekli eğitime tabii tuttuklarını ve istenmeyen davranışlar gösteren çocuklara da şiddet uyguladıklarını söylemişti.
Öte yandan 24 Haziran tarihli İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporunda da çocukların söyledikleri doğrulanmış ve ek olarak çocuklara intihar eylemcisi olma yöntemlerinin de öğretildiği bilgisi yer almıştı.

IŞİD sınırlara yükleniyor

Tahmini olarak Irak'ta 7 bin ila 10 bin arasında silahlı elemanı olduğu belirtilen IŞİD, Irak Başbakanı Nuri Maliki'nin Sünnileri dışlayan politikasından dolayı bulunduğu yerlerde halkın desteğini alıyor. Musul'da sadece 4 bin kişi ile 3 haftadır kenti elinde tutması da bunun bir göstergesi olurken, Irak'ın Suriye, Türkiye, Ürdün ve Suudi Arabistan sınırına dayanan IŞİD, son olarak Rojava'ya yüklenmeye başladı.
Öte yandan Irak ordusunun çekildiği sınır bölgelerinden olan Suudi Arabistan sınırında ise Suudi devletin sınıra 30 bin asker gönderdiği öğrenildi.

Çocuklar cinsel istismar mağduru

Öte yandan Suriye'deki savaşta babasını yitiren ve savaştan kaçarak sığındığı Türkiye'de insan tacirlerinin eline düşen 15 yaşındaki N.H.A, uğradığı cinsel istismarın yanı sıra günlerce işkenceye maruz kaldığı ortaya çıktı.
N.H.A'nın dramını ortaya çıkaran Şırnak'taki Zahide Kadın Danışmanlık Merkezi çalışanı Zeynep Kayaş, devletin yaşanan söz konusu insan ticaretinden habersiz olmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Zihinsel özürlü olduğu belirtilen 15 yaşındaki N. H. A. adlı küçük yaştaki kız çocuğuna cinsel istismar ve işkence yapıldığı yönündeki ihbar üzerine verilen adrese yapılan baskında, evin bodrumunda elleri ve ayaklarından bağlı bir kız çocuğu bulunmuştu.
Olayla ilgili oldukları gerekçesiyle kızı satın aldığı belirtilen İ. K. (63) ve İ.K,  mağdureye şiddet uygulamakla suçlanan kızı A. K. (16) ve mağdureyi İ.K'ye sattığı ileri sürülen ticari taksi şoförü G.S ile gözaltına alınmıştı. Daha sonra gözaltına alınanlar mahkemece denetimli serbestlik hükmü uygulandığı belirtilerek serbest bırakılmıştı.
Kayaş, Zahide Kadın Danışmanlık Merkezi sosyoloğu ile beraber gittikleri evde neyle karşılaşacaklarını bilmediklerinden dolayı kurs bahanesi ile eve girdiklerini aktardı. Kayaş, evde Suriyeli çocuk ve zanlının zihinsel engelli kızı ile beraber üç kişi olduğunu, Suriyeli çocuğun ise Kürtçe ve Türkçe konuşmayı bilmediğini söyledi.
Kayaş, çocukla konuşmak istediklerinde Arapça-Türkçe bir sözlük getirerek iletişim kurmaya çalıştığını belirterek, "Şiddet görüyor musun diye sorduğumuzda vücudunda ki sigara ve işkence izlerini göstererek elleri ve ayakları bağlanarak günlerce işkenceye maruz kaldığını anlattı ve ayrıca bu durumu gözlemledik" dedi.
Kayaş, çocuğun durumu çok ağır olduğunu belirterek, "Çocuk yine sözlük yardımıyla yardım talebinde bulundu. Biz de yetkililere haber verdik" dedi.
Yurttaşların emniyetten önce kadın kurumuna haber verdiğine dikkat çeken Kayaş, "Bu tür vakaların emniyetten önce bize gelmesi şunu gösteriyor: hem kadın kurumu olmamız ve kadın üzerine büyük hassasiyetlerimiz olması hem de bizim çözüme kavuşturabileceğimizin öngörülmesinden kaynaklı ilk olarak biz haberdar edildik. Ayrıca biz de kendimizi riske atarak bu olayın üzerine giderek bize olan güveni boşa çıkartmadık" dedi.

DİHA/HABER MERKEZİ