
Kaos yaşanıyor
Haberin doğrulanması halinde IŞİD'in Suriye'nin batısına doğru önemli oranda ilerleyeceği ve Halep kentine giden ikmal yollarını tehdit edebileceği belirtiliyor. Ebu Tabet, Halep'te bir taraftan Suriye ordusu bir taraftan da IŞİD tarafından kuşatılan ÖSO'ya kaosun hakim olduğunu söyledi.
Savaşın yıkıcı etkisi
Suriye'de Mart 2011'de başlayan Esad rejimi karşıtı ayaklanma zamanla iç savaşa dönüştü, şu ana kadar ülkede 170 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Milyonlarcası mülteci konumuna düştü.
İki cephede savaş açıyor
Suriye'de hem Esad rejimiyle hem de El Nusra ve ÖSO ile YPG dahil olmak üzere neredeyse herkesle çarpışan IŞİD bir taraftan da Irak'ta kendine cephe açıyor. Peşmerge, HPG ve YPG gerillarından oluşan Kürt güçleri şu anda Şengal, Mahmur ve Rabia'yı da kapsayan çok geniş bir alanda IŞİD'e karşı mücadele ediyor. IŞİD, bir sahada yenilgi aldı mı başka bir alana saldırarak, sürekli aktif bir savaş stratejisiyle hareket eder pozisyonda görülüyor.
ABD yarattığı canavarla savaşıyor
Hem Suriye'de hem Irak'ta etki alanını genişletmeye çalışan IŞİD'in bu kadar güçlenmesinde ABD ile onun taşeronluğunu yapan Türkiye'nin büyük payı var. Amaç IŞİD gibi güçlerle Suriye'de Beşar Esad'ı devirmekti ancak kendi elleriyle bir canavar yarattılar. Şimdi Obama yönetimi her yere vahşice saldıran bu canavarı alt etmeye çalışıyor. Ancak bunu çok etkili bir askeri operasyonla değil, sadece havadan yaptıkları nokta atışlarıyla yapıyor. Nitekim Obama, kara harekatına girişmeyeceklerinin sürekli altını çiziyor.
ABD peşmergeyi donatıyor
Bir taraftan Amerikan savaş uçakları Güney Kürdistan'da belirli IŞİD mevzilerini vururken, bir taraftan da Pentagon peşmerge ile Irak ordusunu daha donanımlı hale getirmek için hem askeri danışman hem de silah desteği sağlıyor. Zira, IŞİD'in elinde peşmergeninkinden çok daha güçlü ve modern silahlar var. Ayrıca örgüt sadece birkaç yıldır ortaya çıkmasına rağmen askeri strateji geliştirme konusunda önemli bir aşama kaydetmiş görünüyor. Bu da IŞİD'e yönelik kimi iddiaları yeniden gündeme getiriyor.
Irak sancılı bir dönem içinde
IŞİD tehdidi altındaki Irak'ta da siyasi kriz derinleşiyor. Kürt Cumhurbaşkanı Fuad Masum, Maliki yerine yine bir Şii siyasetçi olan Haydar El Abadi'yi başbakan olarak atayınca ülkede siyasi gerilim üst seviyeye yükseldi. Özel birliklerini sahaya süren Maliki tehditler savuruyor. Bu sözler tehdit olarak da kalmadı. İktidarı bırakmak istemeyen Maliki’nin Salı günü Bağdat’ın kan gölüne döneceği tehdidinde bulunmasından saatler sonra şehirde patlayan iki bomba en az 19 kişinin ölümüne yol açtı. Yeni başbakan Abadi’nin evinin yakınında da intihar saldırısı düzenlendi.
Maliki başbakanlıkta diretiyor
Maliki dün ise yaptığı yeni açıklamada mahkeme kararı olmadan görevi kesinlikle bırakmayacağını söyledi. Masum'un hükümeti kurma görevini Haydar El Abadi'ye verme kararının anayasaya aykırı olduğunu, hiçbir değeri olmadığını savunan Maliki, "Federal mahkeme aksi bir karar almadıkça görevi sürdüreceğim" dedi.
Herkes Maliki'ye sırtını döndü
Maliki başbakan olması gerektiği yönünde ısrar ediyor ama ne Şiiler ne de Kürtler ne de Sünniler artık onu istemiyor. Uluslararası güçler de Abadi'den yana. ABD, Arap Ligi, Birleşmiş Milletler ve belki de en önemlisi İran Abadi'nin hükümeti bir an önce kurup Başbakan olmasını istiyor. Haydar El Abadi'ye hükümet kurma görevinin verilmesiyle birlikte Maliki'ye sırtını dönmüş durumda. Son gelişmeler ışığında ABD'nin, ayrımcı politikalarıyla adeta diktatörleşen Maliki'yi gözden çıkardığını söyleyebiliriz.
Güvendiği dağlara kar yağdı
ABD'nin ardından İran'ın da Bağdat'taki liderlik değişimini desteklemesi Maliki'nin de sonunu hazırlamış oldu. Irak'ın Şii nüfusu içerisinde İran'ın büyük etkisi bulunuyor. Zaten Maliki de bu sayede iki kez üst üste başbakan seçilebilmişti. Ancak son dönemlerde hem Tahran hem de Irak'taki Şiilerin lideri Ayetullah El Sistani Maliki'nin ülkeyi fazlasıyla kutuplaştırdığını söylüyordu. İran'a göre, Maliki'nin bu tavrı IŞİD karşı Irak'ın şansını da azaltıyordu. ABD ve İran gibi Irak'ta birçok kişi de Maliki'nin mezhep ayrımcılığı yapmasının sonucunda IŞİD'in giderek güçlendiğini düşünüyor.
Abadi'nin önündeki zorlu görev
Yeni Başbakan Haydar El Abadi göreve hem içeriden hem de dışarıdan büyük bir destekle geliyor. Ancak karşısında devasa zorluklar var. Abadi'nin önünde; hem Maliki'nin küstürdüğü tüm kesimleri devlet yönetimine dahil etmek hem siyasi istikrarı sağlamak hem de IŞİD'i ülkeden temizlemek gibi zorlu görevler bulunuyor.
Köklü değişim şart
Irak'ta hem askeri hem de siyasi anlamda köklü bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu çok açık. Eğer Abadi IŞİD tehdidini bertaraf etmek istiyorsa ülkeyi yeniden yapılandırması şart. Ancak bu hem çok zorlu bir süreç olacak hem de zaman alacak.
HABER MERKEZİ