Hamburg Eyalet Parlamentosu'nda IŞİD'in Irak ve Suriye'deki vahşi yöntemleri masaya yatırıldı ve karşı önlemler konusunda neler yapılması gerektiği konusunda milletvekilleri önerilerde bulundu. Bütün partilerin görüşlerini dile getirdiği oturumda Sol Parti, Şengal'deki vahşetin bir "soykırım" olduğunu belirtti. Değişik partilerden milletvekilleri şu anda savaşın asıl yükünü HPG ve YPG gerillalarının taşıdığını vurgularken, Almanya'da PKK yasağının kaldırılmasını talep etti.


IŞİD terör estiriyor

Meclis gündeminin açılış konuşmasını yapan Sol Parti Hamburg Eyalet Parlamentosu Milletvekili Cansu Özdemir, Êzîdî halkına karşı yapılan vahşetin bir soykırım olduğunu belirterek şunları ifade etti: "3 Ağustos'tan beri bölgede IŞİD eliyle adeta bir terör estiriliyor. Bu terörün mağduru da bölgede yaşayan Êzîdî Kürtleri, Hıristiyanlar ve başka dini inançlara mensup insanlardır. Binlerce insan canlarını kurtarmak için dağlara sığınırken, kaçamayanlar ise katledildiler ve korkunç işkencelere maruz kaldılar. Kaçırılan yüzlerce Êzîdî kadını, Musul'da köle ve cariye olarak satılıyor. İslam adına cinayet işleyenler, İslamiyet'e en büyük zararı veriyorlar."

Gerillalar canlarını siper etti

Milletvekili Özdemir, PKK ve YPG'nin direnişi ile açılan güvenlik koridoru sayesinde binlerce insan kurtarıldığını hatırlatarak, "Bu güçler, canlarını ortaya koyarak insanların kurtulmasını sağladı." dedi.

IŞİD'in faaliyetleri yasaklanmalı

Irak'ta yaşanan bu vahşetin biran önce sona ermesi gerektiğini vurgulayan Özdemir "Bu terör artık bitirilmelidir, sadece Kürdistan'da değil aynı zamanda Almanya'da. Bu sorun sadece Kürtleri değil, hepimizi ilgilendirmelidir, çünkü IŞİD burada da yoğun bir şekilde faaliyet yürütüyor" dedi. Son dönemde sadece Hamburg'tan 36 kişinin IŞİD'e katıldığı bilgisini veren Özdemir, "Avrupa'dan katılan insanların sayısı binlerle ifade edilirken, burada örgütleme çalışmaları yoğun bir şekilde okullarda, üniversitelerde ve gençlik merkezlerinde yürüyorken, IŞİD'in Almanya'da hala yasak olmaması bir skandaldır" sözleriyle tepki gösterdi.

Yasal önlem alınması şart

Alman hükümetini IŞİD'in faaliyetlerini engellemek için yeterince tedbir almamakla suçlayan Sol Parti Milletvekili, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hamburg'un ortasında bir mülteci kampında IŞİD'ten kaçıp buraya sığınan insanlara, IŞİD'in sempatizanları saldırabiliyorsa, demek ki devlet yeterince önlemler almıyor. Hamburg'da özellikle Alevi gençlere yönelik IŞİD'e katma çalışmaları yürütülüyor. Bu gençlerin IŞİD'e katılmaması için önlemler alınmalıdır. Yasal olarak sert yaptırımlara gidilmesi gerekiyor. Gerekirse 109 h maddesi uygulanıp, sert yasaların devreye konulması gerekiyor."

SPD: Sorunları çözdük abartmayın!

SPD Milletvekili Kazım Abacı ise bir yandan "Suriye ve Irak'ta bir insanlık dramı yaşanıyor. IŞİD'in durdurulması için Federal Parlamento'nun devreye girmesi gerekiyor. Almanya, savaş mağduru insanlara daha fazla katkı sunmalıdır. IŞİD bizim için de şu anda büyük bir sorun teşkil ediyor. IŞİD burada da savaşı devam ettirmek istiyor" derken, bir yandan da "IŞİD'in faaliyetlerini hükümetimiz önlüyor. Mültecilere saldırı konusunu çözdük. Hıristiyanlara saldıran güvenlik personelini değiştirdik. Bu durumun dramatize edilmemesi gerekiyor" diyerek eyalet hükümetindeki partisinin politikalarını aklamaya çalıştı.

Gerilla azınlıkların güvencesi

CDU adına konuşan Süryani kökenli Hamburg Milletvekili David Erkalp ise insanların inançlarından dolayı katledilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: "Tarihin en kadim halklarından birisi olan Êzîdî halkının savunulması bir insanlık görevidir. Hiç kimse inancından dolayı öldürelemez. Bölgede yaşayan Hıristiyanlar da katliam tehdidi altındadır. Hıristiyanların öldürülmesi adeta teşvik ediliyor. İnsanların haçlara gerdirilerek katledilmesi hangi inançta var? Bu tür görüntüler adeta midemizi bulandırıyor."

Kürtlerin direnişi selamlandı

Meclis kürsüsünden IŞİD'e karşı direnen ve sivilleri canı pahasına koruyan Kürt gerillaların mücadelesini selamlayan CDU Milletvekili, "Bu vahşetin karşısında direnen Kürt halkının mücadelesini selamlıyorum. En çok Kürtler acı çekmelerine rağmen en çok da onlar direniyor. Kürt gerillası bölgedeki tüm azınlıkların güvencesi durumundadır. Almanya insani yardımın yanı sıra silah yardımı da yaparak bu insanların yanında olduğunu göstermelidir" diye konuştu.

Türk devleti yardımları engelliyor

Yeşiller Partisi adına konuşan Antje Möller de, çetelerin mağduru insanlara mutlaka yardımcı olunması gerektiğini dile getirdi. Möller, "Savaş mağduru insanlara mutlaka yardımcı olmalıyız. Gönderilen yardımların Türk devletinin engeline takılarak çoğu zaman bu insanlara ulaştırılmadığı bilgileri var. Federal hükümetin yanı sıra yerel parlamentolarda bu konuda yardım başlatabilmelidir. Radikalizm çağımızın hastalığıdır. İltica kamplarında kalan insanları bu radikalizme karşı koruyabilmeliyiz. Bu insanların entegrasyonu için daha fazla yardımcı olmalıyız" önerilerinde bulundu.

Sadece Kürtler direniyor

FDP adına konusan Martina Kaesbach da, radikal eğilimlerin mutlaka Hamburg'da engellenmesi gerektiğini belirterek, savaştan insanların da korunması gerektiğini belirtti.

Artık harekete geçmek gerekiyor

Hamburg İç İşleri Senatörü Michael Neumann da Êzîdîlere karşı gerçekleştirilen katliamın herkesi tedirgin ettiğini belirterek şunları söyledi: "Tedirgin olmak yetmiyor. Harekete geçmemiz gerekiyor. Bu vahşi saldırıların durması için hepimizin elini taşın altına koyması lazım. Bölgede bu saldırılara karşı sadece Kürtler direniyor ve o bölgede önemli rol oynuyor.

Uzun vadeli çözümler üretilmeli

Direnen insanlara daha fazla yardım etmemiz gerekiyor. Gönderilecek olan silahların sivil insanların korunmasında kullanılması gerekiyor. Bu konuda uzun vadeli çözümlerin üretilmesi gerekir. İnsanlar öldürülüyorsa bizim rahat olmamız mümkün değil. Hamburg ve Avrupa'dan giden insanlar engellenmeli. Sivil toplum kuruluşları bu ise ortak etmemiz lazım. Ülkemizin demokratik değerlerini savunarak bu insanlarla mücadele etmenin yollarını bulmalıyız."

Almanya da pay sahibi

Sol Parti adına konuşan Grup Başkan Vekili Christiane Schneider da insani yardımların mutlaka yapılması gerektiğini belirterek "Rojava'da Kürt halkına karşı sürdürülen ambargonun mutlaka kaldırılması lazım" dedi. Irak'a gönderilecek Alman silahlarının nasıl kullanacağı konusuna dikkat çeken Schneider, "Almanya Kürtlere (Barzani yönetimi) silah yardımı yaparken Arabistan, Türkiye ve Katar'a da silah yardımı yapıyor. Daha sonra bu silahların IŞİD'in eline geçtiğini biliyoruz. Bölgede Alman silahlarıyla insanlar katlediliyor. Almanya bu konuda sorumluk sahibidir“ diye konuştu.

Savaşın yükünü gerilla taşıyor

Sol Parti Grup Başkan Vekili, Kürt gerillaların IŞİD karşısındaki mücadelesinden övgüyle söz ederek, konuyu Almanya'daki PKK yasağına getirdi ve şöyle dedi: "Şu anda bölgede savaşın asıl yükünü taşıyan PKK ve YPG'dir. Bu güçler, binlerce insanın hayatını kurtarırken, IŞİD'in vahşetine karşı direnirken, Almanya'da hala PKK yasağı yürürlükte. Bu uygulama şu anki direnişi güçlendirmiyor ve insani yardımı engellemektedir."

PKK yasağı kaldırılsın

Meclis kürsüsünden Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere'ye  seslenen Christiane Schneider, "Bu yıl yapılacak olan içişleri bakanları konferansında PKK yasağının kaldırılmasını gündeme getiriniz ve bunu talep ediniz."



M. ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG