Uygarlık tarihi boyunca insanlığın her dönem açısından tanık olduğu bir vahşet düzeyi, bir savaş, şiddet ve işkence düzeyi hep oldu. Bunun zirvesi Hitler faşizmi olarak tarihe geçti. Ama IŞİD vahşeti, bütün bunları çoktan solladı. Ahlaki, vicdani, insani hiçbir toplumsal ölçüyü tanımıyor. Tersine ahlak adına, vicdan adına, inanç adına, kültür adına olan her şeyi ayaklar altına alıyor. Rahman ve Rahim adına konan hiçbir sınırı tanımıyor.
Her IŞİD’e katılan kişiye önce çok çirkin bir biçimde tecavüz ediliyor. Militan olmak için önce bir tecavüz kuralından geçilmesi gerekiyor. Militanlar buna göre numaralandırılıyor. Nikah numarası denilen şey bu. Yani IŞİD’din tecavüz vahşeti sadece savaş ganimeti olarak ele geçirdikleri kadınlara uygulanmıyor. Belki de, henüz erkek yanlısı olan cinsiyetçi dünya, bunu normal görebilirdi. Ancak tecavüz kültürünün yol açtığı bu vahşet düzeyinin insanlara neler yaşattığını, bu kez en çok da erkekler görmeli.
IŞİD’in yaşattırdıkları, aslında binlerce yıllık erkek egemen uygarlığın ürettiği ve doruğa ulaştırdığı toplam bir sonuç olmakta. Birike birike bugüne kadar geldi. Önü alınmazsa nerelere varacağını kestirmek zor değil.
Kuşkusuz IŞİD denen kapitalist ürünün üzerinden çok şey yapılmaya çalışılıyor. Ama giderek daha da emin olmaya başladığımız yanı, İslam karşıtı olma özelliğidir. Yürüttüğü her pratik, gerçekleştirdiği her eylem, uyguladığı her vahşet, deşifre olan her bir pisliği, aslında ne kadar İslam karşıtı olduğunu gösteriyor. Bu bakımdan IŞİD’in bir İslam örgütü olma yönündeki söylem, koskoca bir yalandan ibaret. Çünkü içinde İslam namına hiçbir şey yok ama İslam karşıtı olan, inanç karşıtı olan her şey var. İslam’a ve inançlara hakaret anlamına gelen her şey var.
Aslında IŞİD aracılığı ile İslam inancına tepki geliştirilmeye çalışılıyor. İslam dünyası, Ortadoğu’nun inanç dünyası bu araç ile bitirilmeye çalışılıyor. Ortadoğu halkları, toplumları ve kadınları, İslam adına gerçekleştirilen bu vahşet uygulamaları sayesinde, adeta İslam’a inandıklarına pişman olsunlar diye yapılıyor bütün bunlar. Bu bakımdan kapitalizmin, İslam dünyası ile mücadelesinde aslında çok akıllıca geliştirilmiş bir savaş taktiğidir IŞİD taktiği. Kendindeki temsiliyeti o denli çirkinleştiriyor ki, İslam inancı her kesin gözünde kararıyor adeta. Öyle görünüyor ki, esas amaçlarından biri de budur zaten.
Şimdi tüm dünya “IŞİD ile savaşabilen, ona dayanabilen tek güç PKK ve YPG’dir” diyor. "Allah korusun PKK silah bırakmış olsaydı o zaman ne olacaktı her kesin hali" denmeye başlandı. Yani sürecin akışı, her bakımdan PKK’nin haklılığını ortaya çıkarır hale geldi. Madem öyle, o zaman bunlardan önemli sonuçlar çıkarılmalıdır.
Birincisi; dünyanın bu halden çıkarılması, Kürt Halk Önderi’nin söylediği gibi içinde yaşadığımız çağın demokratik niteliklere kavuşturulması mücadelesini, herkesin kendi çapında vermesi gerekmektedir.
İkincisi; Kürdistan’da gelişmeye başlayan demokratik ulusun hızla inşasına ve yaygınlaştırılmasına yönelmek gerekiyor.
Üçüncüsü; herkesin demokratik olmayı, ekolojik olmayı, kadın özgürlükçü olmayı yaşam ilkeleri haline getirmesi gerekiyor.
Ama maalesef bırakalım herkesin bu kriterleri yaşam ilkeleri haline getirmeyi, bu kriterleri geliştirmenin gayretinde olanlara da büyük bir karşı koyuş var. HDP ve DBP’nin eşbaşkanlık uygulamasına, devlet cephesinden itiraz var. Eşbaşkanlığın uygulandığı il ve ilçelerin vali ve kaymakamları itiraz davaları açıyor.
Eşbaşkanlık sistemine karşı gösterilen bu itiraz, özünde IŞİD ile mücadele cephesine itirazdır. Çünkü dünyanın bu halde olmasının en büyük nedeni; zaten kadın cinsinin, yaşamın tüm önemli alanlarından kovulmuş olmasından kaynaklıdır. Dünyanın sadece erkek aklıyla düşünüyor ve yönetiliyor olmasıdır bu hallerin nedeni. Bu hallerden kurtulmanın tek yolu da, dünyayı yönetip yönlendirmede eksik bırakılan kadın yanının tamamlanmasıdır. Bu da ancak eşbaşkanlık uygulamasıyla, her iki akıl biçiminin dengesini sağlamakla, eşitlerin ilişkisinin yönetim gücünü ortaya çıkarmakla mümkün olabilir. Bu gelişmeyi engellemek, insanlığın işlediği en büyük günahın tekrarı olacaktır.
IŞİD vahşetinin panzehiri eşbaşkanlık sistemidir
YPG’nin elindeki IŞİD üyelerinin verdiği bilgiler, tahminlerin ötesinde bir vahşeti ortaya çıkardı. Anlattıkları kadarıyla, her bir IŞİD’linin bir kimlik numarası ve bir de nikah numarası varmış.