Hıristiyan alemi 31 Ekim'i Halloween yani 'Cadılar Bayramı' olarak kutluyor. Birçok araştırmacı bu kutlamanın Pagan kültürüne ait olduğunu söylese de bugün insanlar, dünyanın birçok yerinde Cadılar Bayramı için şenlikler düzenliyor. Bu sene de dünyanın birçok yerinde Cadılar Bayramı için kutlamalar yapıldı ve bayrama özel kostümler giyildi. Üzerinde durmak istediğim Cadılar Bayramı değil aslında.
Dünyadaki birçok halkın çeşitli kültürel ya da ritüel bayramları var. Bunu yadırgamak elbet de son derece yanlış olur. Fakat halkların kutlamış olduğu bu bayramlar kapitalizmin hizmetine girmekten de kurtulamıyor. Mesele şu; bu seneki Cadılar Bayramı kostümlerinde en çok öne çıkan ve dikkat çeken IŞİD ve Ebola kostümleri olmuş. Hatta bu kıyafetler bayağı bir ilgi görmüş. Kutlamaya katılanların çoğu IŞİD ve Ebola kıyafetleri giyerek eğlenmiş! Bu haberi dinleyince tüylerim ürperdi. İnsanlık ne hale gelmiş.
Bugün insanlık dışı uygulamalarıyla insanlığa karşı suç işleyen   çete grubu olan IŞİD’in Rojava’da ve Şengal’de insanları katlettiğini artık herkes biliyor. Yine kapitalizmin yoksullaştırıp üçüncü dünya ülkeleri dediği Afrika, Nijerya gibi yerlerde binlerce insanın Ebola salgınından dolayı yaşamını yitirdiği de biliniyor. Dünyanın başına bela olmuş bu iki virüsten herkes haberdar. Ve bu iki virüsün kıyafetlerinin Cadılar Bayramı'nda kapitalizmin çarkını nasıl döndürdüğüne de şahit olduk. Tam bir çılgınlık! Nasıl oluyor da insanların kafalarını bedenlerinden ayıran bir çete grubunun giysilerini ve daha hiçbir tedavisi olmayan, insanların yaşamlarının son bulmasına yol açan Ebola kıyafetlerini giyen insanlar mutlu olup, eğlenebiliyor? Bunu anlamak gerçekten çok zor.
İnsanlık değerlerini ayaklar altına alan bir zihniyetten her şey beklenir. Bir tarafta binlerce insan karanlık çetelerin eliyle katledilip, salgın hastalık nedeniyle ölürken diğer taraftan bu virüslerin zihniyetini, kıyafetini giyerek dans eden ve eğlenen insanlar var. Tam bir ortaçağ arenası gibi. Kürt halkı arenada kapitalizme yem olmamak için sonuna kadar direnip, insanlığın onurunu korurken diğer yandan da bu vahşi ve toplum kırımcı zihniyetin çarkına su çekenler eğleniyor.
Kapitalizmin eğlence namına böylesi yollara başvurması aslında pek de şaşırtıcı olmuyor. Çünkü bu zihniyetin para için yapamayacağı şey yoktur. Önemli olan halkların kendi öz kültürel değerlerine sahip çıkmasıdır. Zira Cadılar Bayramı'nın kesinlikle sosyal ve kültürel bir gelenek olduğuna inanıyorum. Eski zamanlarda insanlar toplumsal dayanışma için balkabağından güler yüzler yaparak bu bayrama katılırlarmış. Çocuklar ev ev dolaşıp şeker toplarmış. Böylesi bir gelenekten gelen Cadılar Bayramı'nın bugünkü hali ise içler acısı. Dilerim Cadılar Bayramı gelecek sene özüne has kutlanır.