Kim ne derse desin, Batı medyasında neler yazılıp çizilirse çizilsin uluslararası güçlerin Rojava’ya yönelik düşman politikaları halen yürürlükte. IŞİD’e Irak’ta, Suriye’de sınırlar çizilirken Rojava’da ise her türlü katliam ve saldırısına yeşil ışık veriliyor.
IŞİD’e, Rojava’ya saldırmakla Hewler’e, Kerkük’e, Bağdat’a saldırmak arasındaki fark iyi anlatılmış ki (!) bu insanlıktan çıkmış çeteler bugüne kadar hiç görülmemiş bir güçle Kobanê’nin üzerine yürüyor.
Şimdi ne olacak?
Salih Muslim’in dediği gibi. “Gidecek bir yer yok.”
***
Rojava Devrimi Kürtlerin gözbebeğidir. Bugün karşı karşıya olduğu tüm tehditler, korkunç saldırılara rağmen en yiğit genç kadın ve erkeklerimizin büyük fedakarlıklarıyla ayakta duran, direnen gerçekliğimizdir.
Bakın dünyanın en güçlü ülkeleri sözde kaç zamandır IŞİD’e karşı ortak mücadele kararı almış durumda. İki aydır ne yaptıkları, ne kadar yaptıkları ortada. Günde iki üç hava saldırısının neredeyse İngiltere coğrafyası kadar bir alana yayılmış bir gücü ne kadar etkileyeceğini varın siz düşünün.
Bu uluslararası ittifak IŞİD’i geriletemez mi? Tabii ki geriletebilir. Ama bunların daha IŞİD’le ilgili hesapları bitmiş değil. IŞİD’i örgüt olarak ortadan kaldırmak gibi bir niyetleri henüz yok. IŞİD daha Kürtlere karşı, Esad’a karşı, Irak’taki Şiiler tarafından domine edilen merkezi hükümete karşı, bağımsızlık eğilimindeki Güney Kürdistan’a karşı kullanılacak.
Kobanê’nin tehdit altında olması bunların umurunda değil. Şengal dağındaki Êzîdîler de umurlarında değildi. Uluslararası güçler halen Kürtlerle ilgili olarak oluşturdukları ajandayı Kürdistan’da uygulayabileceklerini ve sonuç elde edeceklerini zannediyor.
Bugün ne Rojava’da ne de Kürdistan’ın diğer parçalarında öngördükleri, Kürt halkının iradesini hiçe sayan hiçbir politikalarını uygulayamayacaklar. Hele hele Kürt halkının üstüne Ortadoğu’nun en vahşi gücünü salarak kendilerine, siyasetlerine mahkum edebileceklerini düşünmeleri bölgede yapabilecekleri en önemli hatalardan biri olur.
***
Yaşanan bu gelişmelerin en acı tarafı ise Kobanê’nin düşmesini dört gözle bekleyen Kürtlerin varlığı. Bu süreçte bunları adlandırmak, tanımlamak çok doğru olmaz, sular daha çok bulanık ama tarih elbet onları lanetleyerek yazacaktır.
IŞİD’e karşı mücadelenin tek başına gerçekleştirilemeyeceği Güney Kürdistan’da yaşanan gelişmelerle ortaya çıktı. Artık her Kürtlerin büyük bir kısmı bu gerçeği kabul ediyor.
Bu dayanışmanın Kürdistan’ın her tarafına yayılması için ne bekleniyor? Kürtlerin olduğu her alanı savunan ortak bir gücün oluşturulması neden gecikiyor? Neden halen bir ulusal kongre yapılamıyor? Güneyli güçler neden bu konuda oldukça isteksiz?
Şimdi belki bu soruya verilecek onlarca cevap, bulunacak sayısız mantıklı/mantıksız açıklama var. Ama bundan on yıllar sonra bu sorular size sorulduğu zaman verecek hiçbir cevabımız olmayacak. Sadece utanacaksınız…
IŞİD’e Rojava’da ateş serbest!
IŞİD’in Kobanê’ye saldıracağı sır değildi. Efrîn’e de saldıracağı sır değil. IŞİD’in katliam tehdidi karşısında kimsenin Kobanê’ye yardım etmeyeceği ve tek başına direnmek zorunda kalacağı da tabii.