28 Şubat’ta Roboskî Katliamı’nın ikinci ayı doluyor. Ancak AKP Hükümeti hala sorumluların yargılanması için adım atmadı. Görünürde 4 ayrı soruşturma sürüyor, Meclis Uludere Komisyonu araştırma yapıyor ancak aradan geçen zamana rağmen katliamın sorumluları yargı önüne çıkarılmadı ve AKP, tazminat adı altında ailelere kan parası vererek katliamdaki payını örtmenin çabası içinde. Ancak F-16 bombalarıyla katledilen 34 Kürt’ün ailesi tazminatı almak için başvuru yapmadı, „İçimiz kan ağlarken, çocuklarımızın kan bedeli olan paraya dokunmayacağımızın bilinmesi gerekir“ diyor.

28 Şubat’ta Roboskî’de olacaklar

Olayın ilk anından beri aileleri yalnız bırakmayan BDP, DTK katliamın ikinci ayını dolduracağı 28 Şubat’ta bir kez daha Roboskî’ye giderek, acılı ailelere, „yalnız değilsiniz, bu katliamın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz“ diyecek. Aynı günün gecesi Türkiye ve Kürdistan genelinde 34 can için ışıklar yarım saatliğe yanıp söndürülecek.

Roboski aydınlansın diye...
DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk önceki gün Amed’de yaptıkları basın toplantısında, eylem hakkında bilgi verdi. DTK Eşbaşkanları hükümete de Roboski için uyarılarda bulundu. Açıklamada konuşan Ahmet Türk, AKP’nin örtbas çabasına dikkat çekti. Kürt halkının, Roboskî Katliamı’nın üstünün örtülmesine asla izin vermeyeceğini belirten Türk, “Eylemlerimizi, tepkilerimizi her aşamada farklı bir şekilde ortaya koyacağız” dedi. 28 Şubat’ta sivil toplum örgütleri ile Roboskî’yi ziyaret edeceklerini açıklayan Türk, katliamı protesto etmek için aynı akşam akşam saat 20.00 ile 20.30 arasında ülke genelinde ışıkları yakıp söndürme eylemi yapacaklarını duyurdu: „Işıklar yanıp sönsün Roboskî Katliamı aydınlansın diyoruz. Şeffaf bir Türkiye hepimizin özlemidir.“

Kürt kaybederse Türk de kaybeder
Ahmet Türk, Ortadoğu’daki halkların mücadelesini ‘militanca’ destekleyen Başbakan Erdoğan’ın, kendi ülkesindeki Kürtlerin mücadelesini diktatörlerin uygulamasına benzer bir anlayışla sindirmeye çalıştığını söyledi. Ahmet Türk, Kürtler özgürleşmeden Ortadoğu’nun özgürleşmeyeceğini ifade etti.  Türk, Kürtler üzerindeki artan baskılara da dikkat çekerek „Sonuç alacağını sananlar yanılmaktadır, gaflet içindedir“ dedi. Kürt halkının kimliğinin, kültürünün ve meşru taleplerinin gözardı edilmesi durumunda, birçok şeyin kaybedileceğini ifade eden Türk, kaygılarını „Yarın çok geç olabilir diyoruz“ sözleriyle dile getirdi. Türk, eriterek, yok sayarak sonuç alınmayacağının bilinmesi gerektiğini belirtti.
Başbakan Erdoğan’a seslenen Türk, “Kürt’ün kaybetmesi Türk’ün kaybetmesi anlamına gelir. Gelin birlikte kazanalım. Türk’ün de Kürt’ün de ölmesine izin vermeyelim diyoruz.Bunu başarabiliriz“ dedi.

‘PKK silah bıraksın’ denilmedi

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Türk, „Mesud Barzani PKK’nin konferansa çağrılması için silah bırakma şartı mı koştu“ sorusuna “Sayın Barzani’nin konferansta asla ‘silahlar bırakılmadığı taktirde PKK’yi çağırmayacağız’ gibi bir söylemi olmamıştır. Bu basının üretmek istediği ve görmek istediği bir şey. Kürtlerin kafasını bulandırmaya yönelik bir açıklamadır” dedi.

AMED