Zindana sığmayan sesler...

Hazırlayan: Zabel MİRKAN

Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının devam ettiği 26 Mayıs 2016 tarihinde, kurgu görüntülerle tahliye edildikten sonra tutuklanan 53 kişiden biri Osman Uçar. 76 kez ayrı ayrı “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezası istemiyle yargılanan 13 tutuklu arasındaki Uçar, tutuklu bulunduğu Tarsus T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 9 aydır gerekçesiz bir şekilde tek kişilik bir hücrede tutuluyor.

Tarifi zor işkencelere maruz kalan Uçar’a düzmece bir ifade hazırlanmış ve Uçar bunu okuyamayacak haldeyken ifade kendisine zorla imzalattırılmış. Gözaltı sürecinden sonra ifadesini geri çekse de mahkeme başkanı bu durumu göz önünde bulundurmayarak, bu itirazlarla hapishane savcısının ilgilendiğini söylemiş.

İddianamede kendisine yöneltilen suçlamaları reddeden Uçar, “Bu suçlamalar ile yargılanıyorsak, o zaman silah ve mühimmatları göstersinler” dese de mahkeme tarafından somut bir delil sunulmamış. Ve tüm bunlara rağmen doğru düzgün bir iddianame dahi olmadan tutukluluğunun devamına karar verilmiş. Uçar, kendisine isnat edilen iddialara dair “Elde edilen DNA ve kriminal incelemelerin çoğu yaşam malzemesi. Yaşam malzemelerimizin üzerimizde ele geçirilmiş olması dolayısı ile yargılanıyoruz. Bana sunulan iddianamede örgüt üyesi olduğum ve kod ismim olduğu iddia edilmiştir.” diyor.

Kurgu görüntülerde olmayanlar ise tiyatronun arka yüzünü gösteren cinsten. Uçar bir okul bahçesinde yüzüstü yatırılmış, elbiselerine ve vücuduna patlayıcı madde bulaştırılmış. Bu sayede delil üretilmeye çalışılmış. Gözaltında ifadesi alınmaya çalışılırken ağır bir şekilde yaralanmış ve polis tarafından yaralandığı yerlere daha fazla şiddet uygulanmış.

 

Mektup Adresi:

Osman Uçar

Tarsus T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Mersin

 
 

Epilepsi hastası tutsağın ilaçları verilmiyor

   

1989 doğumlu Selami Keleş, 2011 yılında tutuklandı. 2 yıldır ise epilepsi tanısı var. Epilepsi tanısı konduktan sonra Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilerek tedavisine başlanan Keleş, hapishanede hayatını idame edecek durumda değil. Koğuş arkadaşlarının yardımıyla ihtiyaçlarını gidermeye çalışan Keleş, son zamanlarda ailesini tanımakta dahi güçlük çekiyor. Sürekli gözle görülür biçimde kilo kaybetmeye başlayan Keleş, konuşmakta da zorlanıyor.

Tüm bunların yanı sıra bir de hapishanede baskıya ve şiddete maruz kalan Keleş, son olarak ayakta sayım vermediği için işkenceye maruz kalmış. Türkiye’deki politik tutsakların tümünün karşılaştığı baskılarla aynı yaşadıkları. Kitapları elinden alınan ve ayakta sayım vermediği için işkenceye maruz kalan Keleş ve diğer 21 tutsak, 50’şer gün hücre cezasına çarptırılmış. Ve tutsaklara hâlâ ayakta sayım dayatılıyor. Bu dayatmayı kabul etmediklerinde de haklarında keyfi olarak disiplin soruşturmaları açılıyor.

Hapishane yönetimi tarafından ilaçları verilmeyen Keleş’in hastalığı gün geçtikçe yıkıcı boyutlara ulaşıyor. Keleş’in annesi Güzel Keleş ise oğlu için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Anne Keleş, son olarak oğlunun maruz kaldığı hak ihlallerine ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi’ne başvurdu. Hukuki yardım talebinde bulunan Keleş, oğlunun hasta tutuklu olduğunu ve tedavisinin engellendiğini belirtti. Oğlunun tedavi edilmesi için yoğun çabalar sonucu Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavisine başlandığını dile getiren Keleş, “Oğlum 2 yıldır epilepsi tedavisi görüyor. İçeride tedavisi engellendiği için bu hastalığın nüksetmesinden endişeliyiz. Hastalığıyla ilgili gerekli müdahalelerin yapılmasını istiyoruz. Ayrıca, bize yakın bir cezaevine naklini istiyoruz” diyor.

 

Mektup Adresi:

Selami Keleş

Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu / Düzce