
İskoçya şu an özerk bir bölge. Londra'daki merkezi hükümet dışişleri, savunma, uluslararası ilişkiler ve ekonomi politikası gibi alanlarda yetkileri elinde tutarken eğitim, sağlık, belediye hizmetleri, ulaşım gibi bazı yetkiler bölge meclislerinin elinde. İskoç Ulusal Partisi (SNP) hükümeti bu sınırlı yetkileri yeterli bulmadığından bağımsızlık talep ediyor. Bağımsızlık referandumunun yapılması kararı, 2012 yılında Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron'ın ve İskoçya Bölgesel Hükümeti Başbakanı Alex Salmond'ın imzaladıkları Edinburgh Anlaşması'yla alınmıştı.
'Hayır' çıksa da yetkiler artacak
Referanduma bir gün kala son anketler bağımsızlık için "Evet" ve "Hayır" oylarının başa baş gittiğini gösterirken, referandum sonucunu kararsızların kullanacağı oy belirleyecek. Referandumdan "evet" sonucu çıkması ve müzakerelerde anlaşılması halinde İskoçya'nın Birleşik Krallık'tan tam bağımsızlığının 2016 yılından önce gerçekleşmesi öngörülmüyor. Referandumdan 'hayır' çıksa bile bölgesel hükümetin yetkilerinin artması söz konusu olabilecek. İngiliz hükümeti geçtiğimiz günlerde İskoçya'nın Birleşik Krallık'ının parçası olarak kalması için İskoçya'ya daha fazla özerklik verileceğini ve vergi yükünün de azaltılacağını duyurdu.
Bağımsızlığa tamamen karşı olan Başbakan David Cameron, İskoçya halkının bağımsızlığı tercih etmesi durumunda "kalbinin kırılacağı" açıklamasında bulunurken, bağımsızlık karşıtlığını sürekli ekonomik çıkarlar üzerinden kuruyor. Örneğin Royal Bank of Scotland neredeyse iflas ettiğinde Birleşik Krallığın bir parçası olması nedeniyle kurtarıldığının altını çizerek İskoçya halkının referandumda 'hayır' oyu kullanması gerektiğini açıklıyor.
İskoçya'da da kaygılar var
Seçmenlerin ekonomi, güvenlik, uluslararası ilişkiler gibi çeşitli alanlarda bağımsızlık sonrasına ilişkin endişeleri devam ediyor. Seçmenlerin kafasını kurcalayan sorunların başında para birimi bulunuyor. İskoçya'nın bağımsız olması durumunda ülkenin hangi para birimini kullanacağı belirsizliğini koruyor. İskoçlar, Birleşik Krallık'tan ayrılırsa, Sterlin para birimini kullanmaya devam etmek istiyor. Ancak İngiliz siyasi partileri ayrılmaları halinde İskoçya'nın Sterlini kullanamayacağını söylüyor.
Petrol geliri paylaşımı
Kuzey Denizi'ndeki petrol ve gaz rezervleri bir diğer tartışmalı konu. İskoçya halkı rezervlerden gelen geliri diğer Britanya bölgeleri ile paylaşmak istemiyor. İskoçya Bölgesel Yönetimi Başbakanı Alex Salmond, İskoçya'nın bağımsız olması durumunda ülkeye göçü yüzde 10 oranında artırmayı hedefliyor. Bu, İngiliz hükümeti ve İşçi Partisi'nin de kabul edemeyeceği bir tasarı. Zira Birleşik Krallık göçmen alımı konusunda son dönemlerdeki sert yaptırımlarıyla biliniyor.
AB üyeliği meselesi
İskoçya'nın bağımsız olması durumunda Avrupa Birliği'nde mevcut pozisyonuyla mı yer alacağı yoksa AB üyeliğinden çıkıp yeniden mi başvuracağı sorusu da netlik kazanmış değil. İskoçya'nın bağımsız olması durumunda kısa vadede fon akımları sorun yaratacakken, Birleşik Krallık'a kıyasla daha küçük bir pazara sahip olacağı gerçeği yine seçmenleri düşündüren meseleler arasında bulunuyor.
Cameron 'ayrılmayalım' diyor
Başbakan David Cameron, Başbakan Yardımcısı Nick Clegg ve ana muhalefetteki İşçi Partisi lideri Ed Miliband geçtiğimiz hafta programlarını iptal ederek "Bağımsızlığa hayır" kampanyasına destek vermek için İskoçya'da aktif bir kampanya yürüttüler. Üç lider de Ağustos ayında imzaladıkları bir anlaşmayla maliye ve sosyal güvenlik alanlarında İskoç Parlamentosu'na daha fazla yetki vermekte uzlaşmışlardı.
Kraliçe de kayıtsız kalamadı
Aylardır devam eden referandum tartışmalarına Kraliçe II. Elizabeth şu ana dek kayıtsız kalmıştı. Ancak katıldığı bir etkinlikte yoğun ısrar yüzünden İskoçya halkına oy vermeden önce iyi düşünmeleri gerektiğini söyleyerek bağımsızlık karşıtlığını üstü kapalı bir şekilde dile getirdi.
Gözler İskoçya'da
Referandum, İskoçya'nın bağımsızlığının sebep olabileceği domino etkisinden korkan İspanya gibi ülkeler başta olmak üzere tüm dünya tarafından ilgiyle takip ediliyor. Bağımsızlık tartışması Kuzey İrlanda, Katalonya, İtalya'nın kuzeyi ve Güney Kürdistan gibi bölgeler için de önemli bir yere sahip. Öyle ki İskoçya bağımsızlık referandumundan feyz alan Katalan halkı, 9 Kasım'da referanduma gitmeye hazırlanırken, İspanya hükümeti bu referandumun yasadışı olduğunu belirtiyor.
Yine aynı şekilde İtalya'daki kuzey bölgelerinin bağımsızlığını savunan Kuzey Ligi, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak İskoçya bağımsızlık referandumunun sonucunu "dört gözle beklediklerini" belirtti; benzer referandum kararının İtalya'nın Piemonte, Veneto, Sardenya ve Sicilya bölgelerinde de alınabileceğini belirtti. Kuzey Ligi Partisi, İtalya'nın zengin kuzey bölgelerinin daha fakir olan güneyin yükünü sırtında taşımak zorunda kaldığını düşünüyor ve hükümetin göçmen politikaları ile ülkenin AB üyeliğine karşı çıkarak bağımsızlık istiyor.
Güney Kürdistan Federe Yönetimi Başkanı Mesud Barzani de birkaç ay içinde bağımsızlık için referanduma gideceklerini açıklamıştı. Barzani'nin açıklaması, özellikle Amerika tarafından büyük tepkilere neden olmuştu.
ÖZLEM BELÇİM GALİP/LONDRA