İngiltere Gündemi
İskoçya, Eylül ayında yapılan refarandumda bağımsız olamadı ama "Ulusal Partisi"nin şaşırtıcı yükselişi bağımsızlık umudunu tekrar perçinledi. Ülke bu istikrarda giderse bir kaç seneye kadar referandum tekrar olacak ve bu sefer İskoçya’nın bağımsızlığı kesinleşeceğe benziyor.
Yapılan anketler sonucunda; İskoçya Ulusal Partisi'nin rakibi İşçi Partisi'ni, refarandumdan beri çok yüksek bir farkla geçtiği ortaya çıktı. Anket sonuçlarına göre, İşçi Partisi'nin, üyesi Eski Başbakan Gordon Brown’un memleketi olan İskoçya’dan 2010 seçimlerinde aldığı yüzde 43’lük oy oranı, yüzde 26’ya kadar düşmüş gibi görünüyor. Yani, 7 Mayıs 2015'te Birleşik Krallık'ta yapılacak genel seçimlerde İşçi Partisi'nin, İskoçya’dan alacağı oy bir önceki seçimlere göre yarı yarıya düşmüş olacak. İşçi Partisi'nin İskoçya için yeni seçtiği liderin bile bu kaybı engelleyemeyeceği düşünülüyor.
Elbette bu düşüş sadece İşçi Partisi'nde değil, anketlerde Muhafazakar ve Liberal Demokratlar'ın da oylarını yarı yarıya kaybettiği görülüyor. Bu da üç partinin kaybettiği oyların İskoçya Ulusal Partisi'ne geçtiği ve İskoçya’nın kendi geleceğini kendisi tayin edebileceği anlamına geliyor.
İskoçya Ulusal Partisi, 2010 seçimlerinde aldığı yüzde 20 oy oranını yüzde 43’e çıkartarak kısa bir süre zarfında halktan aldığı desteği iki katına çıkartmış oldu. Bu sonuç da Westminster Meclisi'ndeki 59 koltuktan 45’inin İskoç Ulusal Partisi'ne ait olacağı anlamına geliyor.
Peki 2005 ve 2010 seçimlerinde fazla bir başarı gösteremeyen İskoç Ulusal Partisi'nin 2015 seçimlerinde elde edeceği öngörülen bu zaferin sebebi ne? Bağımsızlık referandumu elbette. Bağımsızlığın yegane savunucusu İskoç Ulusal Partisi, Eylül’deki referandumda ayrılığa "evet" oyu verenleri de kendi partisine katmış oldu.
İskoç Ulusal Partisi'nin şu anda yaklaşık 95 bin üyesi bulunuyor. Oysa bu rakam referandum öncesi 18 bin civarındaydı. Böylece 1950 yılından beri ilk defa bir parti dört ay kadar kısa bir süre zarfında bu kadar yüksek sayıda üye artışına ulaşmış oldu.
İşçi Partisi'nin yüksek oranda destek aldığı İskoçya, artık kendisini yönetmek istiyor. İdeolojileri ne kadar uyuşursa uyuşsun sonuç itibariyle İşçi Partisi genel anlamda Birleşik Krallık'ın çıkarını gözetmek zorunda. Öyle ki referandum sırasında İşçi Partisi, "İskoçya bağımsız olmasın" diye Muhazafazakar ve Liberal Demokratlar'la işbirliği dahi yaptı. Bunun bir bedeli elbette ki olacaktı. İşçi Partisi, Westminster Meclisi'nin çıkarlarını gözetirken, İskoç Ulusal Partisi ise sadece İskoçya’yı düşünüyor. Tüm bunlar ortadayken halkın ulusal partilerini desteklemesi, olması gereken bir durum kanımca.
İskoç Ulusal Partisi, sosyal medyayı bağımsızlık referandumunda olduğu gibi 2015 seçim kampanyasında da kapsamlı bir şekilde kullanmayı planlıyor. Zira sosyal medya, Ulusal Parti'nin referandum kampanyası için mihenk taşı oldu. İskoç Ulusal Partisi'nin sosyal medyayı ne şekilde kullandığını Halkların Demokratik Partisi-HDP’nin de takip etmesi önemli.
Kısacası, Britanya için 2014’e damga vuran gelişme bence İskoçya'daki bağımsızlık referandumuydu. Gerisi laf-ü güzafdı. Mayıs ayındaki genel seçimlerle atağa geçecek olan İskoçlar, 2015'e de damgalarını vuracaklar.