Oysa, henüz Fransa ihtilali yaşanmamış, “terör kavramı" dünya diline girmemiş, ama, İslam'ın eğilip bükülerek, güç olmada terör silahı olarak kullanımı hep vardı: Din sloganlı savaşlarda ele geçirilen şehirlerin talana, hırsızlığa, ganimete açık tutulması terördü. Kadınların, uyduruk fetvalarla “ganimet" ilan edilmesi de teröre İslam gömleğiydi.
İslam'da “demokrasi olur mu?"sorusu, hırsızlar, dolandırıcı ve yalancıların diktatörlüğüyle cevaplanadursun, Suudi Arabistan rejimi terör meyvesidir. Saddam Hüseyin, “demokrasisi"nin Kürdistan’daki terörü de “İslam" gömlekli ve “vaadedilmiş ganimet" demek olan “Enfal" adını vermişti.
Geneli yerinde bırakıp, İttahat ve Terakki ile başlayan Türk tarihine bakarsak, İslamla Türklüğü bağdaştıran gidişat terörle beslendi. Türk ırkı ve Türk yurdu, terörle keşfedildi.
Yeri gelmişken, bir parantez açalım: Osmanlı ailesi Türk değildi. Aile, hala El Kaide’nin tehdidi altında olan Afganistan’daki Hezaranlıydı. Afgan’da Alevilere Hezaran deniyor. Uydurulduğu gibi aile, kuraklıktan değil, kan davası kaçkını ve Müslümanlar yerine, daha yakın bulduğu Hıristiyan Bizans'a (Doğu Roma) sığınmayı yeğlemiş, onlara çobanlıkla hayat kurmuştu. Aile ve kurduğu çete düzeni Yavuz (Serhoş) Selim’e kadar Alevi ritüeline bağlı kalmıştı. Kaçırılmış çocukların devşirilmesi olan Yeniçeri ordusu Alevi deyişleri naralıydı. (Yavuz Halife olunca Sünni (İslam)liğe geçince eski inançlarını düşman ilan edilecekti)
Yine yakın tarihe gelirsek, dini kullanırken hiç insani olmadılar. Ermeni soykırımı dini ritüelliydi. Kürtlerden öğrendikleri dini, Kürtlere karşı bile kullandılar. En kitlesel vahşi örneği Zilan ve Dersim olan Kürt soykırımlarını, “İslam, Allah" diye diye yaptılar.
1978’de Maraş’ta, Sivas ve Çorum'da “Allah" diye diye bebekler kestiler. 1992’de Sivas’da, “Allahu ekber" tekbiriyle, insanları diri diri yaktılar.
1990’lardaki Kürt kırımı da, İslam terörü ritüelliydi. İnsanlık suçu işleyenler, İslam dindarı, Kürtler ve direniş hareketi de dinsiz ve nefret ettikleri Ermeni'ydi. Çok İslam, çok dindarlıkta şampiyon Erdoğan, daha sonra Kürdistan direnişini Zerdüşti yapacaktı.
1990’larda kiralık Kürtlerden devşirdikleri katil çetelerine İslam gömleğini giydirip, adına “Hizbullah" dediler. AKP de, Hizbullahı parti adıyla yedek bacak yapacaktı.
İslami terörle, ırkçılığın korku imparatorlukları inşa ettiler. Bugün, Türk-İslam sentezi ile IŞİD’in yaptığı budur. Biri İslam terörünü, Araba dönüş olarak kullanıyor, öteki “tek" diye diye Türk ırkçılığı yollarında…
Amaç paralel olduğu için Türk-İslam rejimi IŞİD’e yardım ve saldırı üssüdür.
Filistin’in yasını tutan, İsrai'li terör devleti diyenler, o nedenle Êzîdî Kürtlerin kırımından gözlerini kapatıyor, kulaklarını tıkıyorlar. Ama IŞİD’le kardeşliğin selam sembolüyle oy topluyor, güç devşiriyorlar.
Oysa İsrail, ırkçılık histerisiyle Yahudi değil diye sivil soykırım yapmadı. İnsan kesip, kadınları esir pazarında satmadı. İsrail, füze atan Filistin kantonuna savaş açınca terörist, ama IŞİD’e kardeşçe selam…
VE BARZANİ’NİN BAÐDAŞI
Bana ayrılan yer azaldı. Kısaca özetleyeyim:
IŞİD’le İslam terörünün gerçek yüzü berraklaştı. Ve onlara kardeş selamı veren hırsızların, dolandırıcı ve soyguncuların…
Kürtler, İslam'ı terör kuşatmasında insanlık adasının onuru efendileri olarak belirdiler. Dinler, farklı ırkların koruyucuları oldular. Batı medyası bugün, Kürt gerillaya terörist dedikleri için pişmanlık yayınları yapıyor.
Bütün bunlar olurken, Kürtlerin birliği eksikti. (Kulakları çınlasın, İstanbul sefasına pek düşkün, Neçirvan’ın bunda payı neydi, acaba)
Ama dizginleri ele alan Güney'in lideri Mesud Barzani, Kürt gelenekleriyle Kuzey'li gerillanın evine gidip, orada bağdaş kurarak, birliğe giden yola ilk taşı döşedi. Umarım, yakında birliğin ilk konferansı da gerçekleşir.
Fakat, Barzani’nin bağdaşı karşısında paniğe kapılan Kemalist ırkçılar, daha şimdiden panik halinde. Herkese helal, ama insanlığın yüz akı Kürtlere devlet de haram. Pazularıyla düşünen bu yaratıklar, panik içinde olan akıllarını da, yollarında kaybetmiş, geri zekalı olarak ortada kalmış ve Barzani’ye “Kürt beyi" diyerek kendilerince Kürtleri aşağılıyorlar.
Oysa “bey" olmaktan yüksünecek taraf yok. Kürtler yurtsuz, ocaksız, dön babam döncü kimlikli değil, kökleri tarihin derinliklerinde kadim bir halktır. Emekçisi, köylüsü gibi Miri, Mirzadesi, Beyi, Beyzadesi de vardır. Kürdistan mücadelesinde onların pek düşkün oldukları işçi sınıfı, karşıt burjuvazi ayırımı yok. Çobanından, beyine kadar, Kürdistan davasına “Xulam" olan herkes, halkının saygını, tutkuyla sevilenidir.
İslam ve Barzani’nin bağdaşı!..
Batı dünyası İslam terörünü dillendirdiğinde, kendi kendine savunma görevi veren Recep Tayyip Erdoğan, “bu İslamofobi, iftiradır, İslam'da terör yoktu" diyordu.