
Fidan Kanlıbaş ve Çiya Çiçek, ikisi de öğretmen. Her ikisi de öğretmenliği bırakıp, onbinlerce Kobanêlinin zorunlu göç ettiği Suruç’a gelmiş. Kanlıbaş, Kobanêli çocukların eğitimi için çabalarken, Çiçek ise yardımların toplandığı depoda emek harcıyor. Hem Kanlıbaş hem de Çiçek, Kobanê direnişinin bir parçası olmanın öğretmenlik yapmaktan daha anlamlı olduğu konusunda hem fikir. Felsefe öğretmeni Fidan Kanlıbaş, 54 gündür sınırda gönüllü olarak çalışıyor. Özellikle çocuklarla çalışmayı tercih ediyor ve onların eğitimleriyle birebir ilgileniyor. Çocukların kendilerini ifade edeceği alanlar yaratmak için çadırlar kurduklarını anlatan Kanlıbaş, imece usulü dört çadırı birleştirip okul haline getirdiklerini, ihtiyaçları tamamladıktan sonra Kürtçe eğitime başladıklarını belirtiyor.
Bu zaman diliminde Kobanêli öğretmenlerle de irtibata geçtiklerini söyleyen Kanlıbaş, önce öğretmenlerden meclis oluşturduklarını, sonra öğrencileri bir çatı altında toplamak için çeşitli etkinlikler düzenlediklerini dile getiriyor. Sınıf oluşturma çalışmalarının tüm çadır kentlerde sürdüğünü ifade eden Kanlıbaş, sırada Rojava Çadır Kent’te kadın atölyesinin olduğunu söylüyor.
Direnişin öznesi olun
Amed’den gelen 27 yaşındaki Çiya Çiçek ise 45 gündür sınır hattında gönüllü olarak çalışıyor. Çiçek, her gün Kobanêli yurttaşlar için toplanan yardım deposunda emek harcıyor. Çiçek, beden eğitimi öğretmeni olduğunu ancak öğretmenlik yapmaktansa Kobanê’nin bir parçası olmayı daha anlamlı bulduğunu söylüyor. İnsanlığın en büyük yıkımlarından birinin yaşandığına vurgu yapan Çiçek, herkesin sınıra gelip direnişin öznesi olması gerektiğini belirtiyor. Savaşın bitimine kadar sınırda olacağını sözlerine ekleyen Çiçek, herkesin mutlaka yapacağı birşeyler olduğunu ve sınıra gelip bir işin ucundan tutması gerektiğini ifade ediyor.