
Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Şubat döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 676 bin kişi artarak 3 milyon 900 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,7 puanlık artış ile yüzde 12,6 seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TÜİK’in sonuçlarını değerlendirdi. Şubat 2017 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları Ocak, Şubat ve Mart 2017 ayları ortalamasını yansıtıyor.
Gerçek işsiz sayısı 7 Milyon
İşsizlik hız kesmiyor. Yoğun istihdam teşviklerine ve “istihdam seferberliği” adı altında yürütülen kampanyaya rağmen 2017 Şubat ayı itibariyle işsizlik oranlarında artış sürerken, sanayi istihdamında gerileme yaşandı.
TÜİK tarafından açıklanan Şubat 2017 dönemi resmi (dar tanımlı) işsizlik oranı bir önceki yılın Şubat ayına göre 1,7 puanlık artış göstererek yüzde 12,6’ya yükseldi. Toplam dar tanımlı işsiz sayısı 2016 Şubat ayına göre 676 bin kişi artarak 3 milyon 900 bine yükseldi.
Öte yandan Şubat 2016’da 6 milyon 437 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı Şubat 2017’de 546 bin artarak 6 milyon 983 bine yükseldi. Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 20,9 olarak gerçekleşti.
Geniş tanımlı işsizlik nedir?


Bilindiği gibi TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) genel işsizlik oranı işgücü piyasalarındaki durumu bütün boyutlarıyla ortaya koyamıyor. Dar tanımlı/standart işsizlik hesaplarının taşıdığı kısıtlar ve sorunlar nedeniyle, işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılması için alternatif işsizlik verilerine ve diğer işsizlik türlerine bakmak gerekiyor (Tablo 1).
TÜİK tarafından kullanılan standart işsizlik tanımına göre referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan kişilerden, iş aramak için son dört hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler işsiz kabul edilmektedir. Bu hesaplama yöntemi işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılmasını zorlaştırmaktadır.
Geniş tanımlı işsizlik hesaplaması klasik dar tanım kapsamında yer alan işsizler yanında, iş bulma ümidini kaybeden işsizleri, iş aramayan ancak çalışmaya hazır olan işsizleri, mevsimlik ve zamana bağlı eksik çalışanları kapsayan alternatif işsizlik tanımıdır ve çalışma ekonomisi literatüründe kullanımı giderek artan bir hesaplama yöntemidir. Geniş tanımlı işsizlik verileri yıllardır ABD Çalışma Bakanlığı Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından da kullanılmaktadır.
Şubat 2017 döneminde bütün işsizlik türlerinde artış devam etti. İşsizlik türleri yüzde 12,6 ile yüzde 30,7 arasında büyük değişiklikler gösteriyor. Kadın işsizliği yüzde 14,8’e yükselirken, genç işsizliği yüzde 23,3 olarak gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranları genel işsizlik oranlarına göre çok daha yüksek seyrediyor. Tarım dışı işsizlik yüzde 14,8 olurken, tarım dışı kadın işsizliği yüzde 18,9’a, tarım dışı genç işsizliği ise yüzde 25,9’a yükseldi. Tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 30,7’ye yükseldi. İşsizlik oranları son bir yıl içinde artmaya devam ederken en yüksek artış tarım dışı genç ve tarım dışı genç kadın işsizliğinde yaşandı.
İstihdam artmıyor
2017 Ocak, Şubat ve Mart ayları ortalamalarını yansıtan TÜİK 2017 Şubat istihdam ve işsizlik verileri, hükümet tarafından “istihdam seferberliği” adı altında yürütülen ve işsizlik sigortasından büyük kaynakların aktarıldığı kampanyanın henüz kayda değer bir etki yaratmadığını ortaya koyuyor.
Ekonomi Şubat 2016-Şubat 2017 arasında sadece 500 bin yeni istihdam yaratabilirken, işsiz sayısı 676 bin arttı. Ekonominin iş yaratma kapasitesi işsizliği azaltmaya yetmedi.
TÜİK’e göre Aralık 2016’da 26 milyon 669 bin olan toplam istihdam, Şubat 2017’de 287 bin artarak 26 milyon 956 bine yükseldi.
Ancak bu istihdam artışı SGK verileri tarafından desteklenmediği gibi büyük bölümünü tarımsal istihdam artışı ve sosyal hizmetlerdeki artış oluşturuyor.
Tarımda 121 bin kişilik bir artış yaşanırken, imalat sanayiinde 29 bin, madencilikte 11 bin ve inşaat sektöründe 42 bin kişilik bir azalma yaşandı. Hizmet sektöründe en yüksek istihdam artışı ise 93 bin kişi ile insan sağlığı ve sosyal hizmetler alanında gerçekleşti. Bu alanda yaşanan istihdam artışı büyük ölçüde evde engelli bakım hizmeti ve toplum yararına çalışmaya dayanıyor. İstihdam seferberliğinin özellikle sanayiinde artışa yol açmadığı görülüyor.
SGK verileriyle çelişiyor
Öte yandan TÜİK verileri ile SGK verileri arasında ciddi bir çelişki yaşanıyor. SGK resmi internet sitesinde kısa bir süre yer alan ve bir süredir ulaşılamayan SGK verilerine göre toplam sigortalı istihdamda Aralık 2016-Şubat 2017 arasında 257 bin kişilik azalma yaşandı (Tablo 2).
SGK verileri istihdamda artışı teyit etmezken, TÜİK verileri tarımsal istihdamda ve İŞKUR destekli hizmet sektörü istihdamında artış olduğunu, sanayi istihdamında ise gerileme yaşandığını ortaya koyuyor.
Öte yandan istihdam seferberliği kapsamında yaşanan istihdam artışına ilişkin İŞKUR verileri ise Mart 2017’den bu yana yayınlanmıyor.
Gerek TÜİK verileri ve gerekse SGK verileri istihdam seferberliği kapsamında gerçek bir istihdam artışını teyit etmiyor.
Değerlendirme ve öneriler
TÜİK’in Ocak, Şubat ve Mart 2017 aylarını kapsayan Şubat 2017 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları işsizlikte hızlı artışın devam ettiğini gösteriyor. Genişletilmiş işsiz sayısı 7 milyon gibi rekor bir sayıya ulaşmış durumda. İşsizlikteki artış en çok kentsel alanları, kadınları ve gençleri etkiliyor. İddiaların aksine istihdam teşvik programlarının istihdam üzerinde olumlu etkisi henüz ortaya çıkmadı. Tersine sanayi istihdamında düşüş var.
İşsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için önerilerimiz:
* “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
* Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
* İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
* Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
* Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
* Kiralık işçilik yasası (6715) Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmelidir.
* Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
* Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.
* İş başında eğitim adı altında çırak ve stajyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
* İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmeli, işverenlere teşvik adı altında işsizlik fonundan kaynak aktarılmamalıdır.
* Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
AKP’nin politikası çarpık
HDP’nin Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli, işsizliği AKP’nin çarpık ekonomi politikalarının arttırdığını belirtti.
TÜİK tarafından açıklanan işsizlik rakamlarının düzenli olarak arttığını belirten Temelli, Türkiye’deki istihdam sorununun AKP döneminde derinleştiğine dikkat çekti. Ekonomik sorunlara yapısal çözüm üretmeyen AKP hükümetinin ülke kaynaklarını sürekli olarak kendi siyasi geleceğine odaklı kullandığını kaydeden Temelli, “İstihdam sorununun ve bunun en önemli göstergesi olan işsizliğin bu düzeylere ulaşması AKP’nin çarpık ekonomi politika anlayışının bir sonucudur” dedi.
Toplumsal adaletsizliğin göstergesi
İşsizlik rakamlarının sadece bir iktisadi oran olmadığını ve toplumsal adaletsizliğin en önemli göstergelerinden birisi olduğunu dile getiren Temelli, şunları aktardı: “Gelir ve servet dağılımındaki adaletsizliğin boyutu son 15 yılda vahim bir biçimde artmıştır. Bunun en önemli nedeni, sermayenin tüm taleplerini karşılayan, inşaat sektörü ağırlıklı bir kaynak kullanımı ile siyaseti finanse eden, yolsuzlukları normalleştiren, sosyal hakları budayarak toplumu düşük düzeyde yardımlarla yaşamaya muhtaç eden AKP’dir.”
Toplumu bastırıyor
“İşsizlik kadar güvencesiz ve güvenliksiz çalışma koşulları da bu dönemin en önemli sorunlarıdır” diyen Temelli, “Savaş, siyasi kırım politikaları ile toplumu kamplaştıran, düşmanlıkları körükleyen AKP, ekonomideki adaletsizliklerin görülmesini engelleme amacıyla adeta toplumu kafasını kuma gömmeye zorlamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Örtülü ödenek katlanıyor
AKP hükümetinin örtülü ödenek harcamaları rekora gidiyor.
Maliye Bakanlığı 2017 yılı bütçe verilerine göre, AKP hükümeti 2017 yılının ilk üç ayında 682 milyon 450 bin TL örtülü ödenek harcaması gerçekleştirdi. 2016 yılının ilk üç ayındaki harcama ise 467 milyon 847 bin TL olarak gerçekleşmişti. Başbakan ve Cumhurbaşkanının kullanma yetkisi bulunan örtülü ödenek harcamalarında bir önceki yıla göre yüzde 32 düzeyinde bir artış gerçekleşti. Kamuoyuna açıklanmadığı gibi hiçbir denetime de tabii değil. Bu tür harcamalar devletin gizli ve derin operasyonlarında kullanılmaktadır.
Nisan’da 3 milyar açık
Merkez Yönetim Bütçesi, Nisan ayında 3 milyar lira açık verdi. Bütçe açığı, Ocak-Nisan döneminde 17.9 milyar lira oldu.
Maliye Bakanlığı verilerine göre; 2016 yılı Ocak-Nisan döneminde 5,4 milyar TL fazla veren bütçe, 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde 17,9 milyar TL açık verdi. 2016 yılı Ocak-Nisan döneminde 24,6 milyar TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde 4,2 milyar TL faiz dışı fazla verdi.
2017 yılı Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 oranında artarak 197,8 milyar TL oldu. Bütçe giderleri ise yüzde 22,5 oranında artarak 215,7 milyar TL olarak gerçekleşti.
2017 yılı Ocak-Nisan döneminde vergi gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,6 oranında artarak 158,7 milyar TL olurken, faiz hariç bütçe giderleri ise yüzde 23,4 oranında artarak 193,6 milyar TL olarak kayıtlara geçti.
Tarım ÜFE yüzde 2.05
Bu arada Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım–ÜFE), 2017 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 2,05, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 9,15, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,25 ve 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 6,07 artış gösterdi.
Özel sektörün borcu 203,9 milyar dolara ulaştı
Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu Mart ayında 2016 yıl sonuna göre 1,1 milyar dolar artarak 203,9 milyar dolar oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2017 yılı Mart ayı özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Mart sonu itibarıyla 2016 yıl sonuna göre uzun vadeli kredi borcunun 1,1 milyar dolar artarak 203,9 milyar dolar, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 819 milyon dolar artarak 15,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi.
Borçluya göre dağılıma bakıldığında, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 576 milyon dolar azaldığı, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmalarının ise 1,5 milyar dolar artışla 25,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 957 milyon dolar azalırken, tahvil stoku ise 69 milyon dolar eksilerek 4,5 milyar dolar oldu. Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmalarının 1,1 milyar dolar arttığı, tahvil stokunun ise 5,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği belirtildi.
Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise 2016 yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 631 milyon dolar artışla 10,9 milyar dolar; finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları ise 308 milyon dolar artışla 2,5 milyar dolar düzeyinde.
En fazla dolar kullanıldı
Döviz kompozisyonuna bakıldığında, 203,9 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 60,9’unun dolar, yüzde 33,1’inin euro, yüzde 4,2’sinin TL ve yüzde 1,8’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu ve 15,1 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 51,9’unun dolar, yüzde 30,8’inin euro, yüzde 17,1’inin TL ve yüzde 0,2’sinin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.
Büyük oranda finansal kuruluşlar
Sektör dağılımı incelendiğinde, Mart sonu itibarıyla 203,9 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 52’sini finansal kuruluşların, yüzde 48’ini ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu. Aynı dönemde, 15,1 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde 82,9’unu finansal kuruluşların, yüzde 17,1’ini ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu.
Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, Mart sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 65,7 milyar dolar tutarında olduğu gözlendi.
24 bin kiralık katil arıyor
Kürtlere karşı savaşta kullanılmak üzere Türk Milli Savunma Bakanlığı’na alınacak 11 bin uzman erbaş ve 13 bin sözleşmeli erbaş olmak üzere 24 bin tetikçi için 3 Mart itibarıyla başlayan başvurular, 1 Aralık 2017'ye kadar devam edecek.
Kamuya bu yıl aralarında 20 bin öğretmen, 24 bin askeri personel, 15 bin büro personeli ve 2 bin 500 polisin olduğu yaklaşık 60 bin personel için ilana çıkıldı.
Bu kapsamda, Milli Savunma Bakanlığına alınacak 11 bin uzman erbaş ve 13 bin sözleşmeli erbaş olmak üzere 24 bin personel için 3 Mart itibarıyla başlayan başvurular, 1 Aralık 2017'ye kadar devam edecek. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 3 bin 570 sınıf öğretmeni, 2 bin 193 İngilizce öğretmeni, 2 bin 143 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni başta olmak üzere toplam 20 bin öğretmen alımı yapılacak. 20 bin öğretmen için mülakatlara devam eden Bakanlık tarafından, Ağustos ayından sonra da ilave 10 bin öğretmen alımı için ilana çıkılacak.
Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Polis Meslek Yüksekokullarına 2017-2018 eğitim-öğretim dönemi için 2 bin 250'si erkek, 250'si kadın olmak üzere toplam 2 bin 500 öğrenci alınacak. İçişleri Bakanlığınca da taşra teşkilatı valilik, kaymakamlık, il ve ilçe nüfus birimlerinde istihdam edilmek üzere toplam bin 545 sözleşmeli büro personeli alımı yapılacak. Bunlarla birlikte ÇAYKUR tarafından da Rize'de bin 70, Artvin'de 170, Trabzon'da 240 ve Giresun'da 20 olmak üzere toplam bin 500 mevsimlik işçi alımı için çalışmalara başlanırken, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca 2 bin 500 personel kadrosu için talepte bulunuldu.
Enflasyon beklentisi yükseldi
Merkez Bankası, Beklenti Anketinde cari yıl sonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 9,28 iken, bu anket döneminde yüzde 9,53’e yükseldi.
Merkez Bankası Beklenti Anketi sonuçlarına göre, 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,27 iken, bu anket döneminde yüzde 8,41 oldu.
24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 7,87 ve yüzde 7,93 olarak gerçekleşti.
2017 yılı cari işlemler açığı beklentisi, bir önceki anket döneminde 35,7 milyar dolar iken, bu anket döneminde 35,6 milyar dolar oldu. 2018 yılı cari işlemler açığı beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 38,5 milyar dolar ve 38,3 milyar ABD dolar olarak gerçekleşti.
12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket dönemine göre değişmeyerek 3,94 TL olarak gerçekleşti.
Sendikasına kıyak
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan sözlü sınavda “15 Temmuz’da neredeydiniz?”, “Referandum hakkında ne düşünüyorsunuz?” gibi sorular yöneltildi. Kazananlar AKP’li sendikanın üyesi.
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 21 Ocak 2017’de Ankara’da yaptığı “Görevde Yükselme Sosyal Güvenlik Merkezi Müdür Yardımcılığı” sınavı tartışma konusu oldu. Müdür yardımcılığına 300 kişi başvurdu; 88’i yazılı sınavı, 47’si de sözlüyü kazandı. Kazananların tümü de MAKP’nin sendikası olan MEMUR SEN üyesi çıktı. Müdürlük sınavına ise bin 200 kişi başvurdu; 300’ü yazılıyı, 125’i de sözlüyü kazandı. Kazananların da 124’ü MEMUR SEN’li.
5-26 Mart tarihleri arasında yapılan mülakatta da meslekle ilgisi olmayan ilginç sorular soruldu: “Referandum hakkında ne düşünüyorsunuz?”, “Darbe hakkında ne düşünüyorsunuz?”, “15 Temmuz’da neredeydiniz?”, “Cumhurbaşkanı seçilirse tek adam olur mu olmaz mı?” ve “Makyevelli kimdir, felsefesi nedir?” gibi.
Bazı mülakatlara SGK Başkanı Selim Bağlı’nın doğrudan girdiği ve “Sen başkan olsan, benim yerimde olsan ne yapardın?” diye sorduğu da öne sürüldü.
Şişecam’da grev kararı
Şişecam ile Kristal-İş arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde sendika, 24 Mayıs’ta grev kararı aldı.
Şişecam ve bağlı ortaklıkları Trakya Cam ile Anadolu Cam, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde Kristal-İş sendikasının 24 Mayıs tarihinde grev kararı aldığını, ancak toplu iş sözleşmesi sürecinin devam ettiğini açıkladı. Şirketlerden KAP’a yapılan açıklamaya göre grev kararı alınan fabrikalar şöyle
* Trakya Cam San. A.Ş. Trakya Fabrikası, Mersin Fabrikası,
* Şişecam Otomotiv A.Ş. Otocam Fabrikası,
* Trakya Yenişehir Cam San. A.Ş. Yenişehir Fabrikası,
* Anadolu Cam San. A.Ş. Mersin Fabrikası,
* Anadolu Cam Yenişehir San. A.Ş. Yenişehir Fabrikası,
* Paşabahçe Cam San. ve Tic. A.Ş. Kırklareli Fabrikası ve Eskişehir Fabrikası ile
* Cam Elyaf San. A.Ş. Cam Elyaf Fabrikası
ANKARA