Bir yılda işsizlere 1 milyon 112 bin kişi eklendi. 840 bin istihdam kaybı var. İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı, TÜİK’in resmi işsiz sayısını geçti.

Savaş harcamalarını şahlandıran Türkiye’nin ekonomisindeki kriz; işsizlikteki artış, istihdamdaki azalış devam ediyor. Geniş tanımlı işsiz sayısı 6 Milyon 890 bini buldu; yüzde 19,8. İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı 4 Milyon 418 bin. İstihdam bir yılda 840 bin azaldı. Genç işsizliği 6 puan artarak yüzde 25,5’e yükseldi.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜK) 15 Ağustos 2019 günü açıkladığı Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları ile İŞKUR Haziran 2019 verilerini değerlendirdi. Mayıs 2018’de 3 milyon 136 bin olan mevsim etkisinden arındırılmamış dar tanımlı işsiz sayısı Mayıs 2019’da 1 milyon 21 bin artarak 4 milyon 157 bine yükseldi. Mevsim etkisinden arındırılmamış işsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 3,1 puan artarak yüzde 12,8 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik hem aylık hem yıllık olarak tırmanmaya devam ediyor. Mayıs 2018’de yüzde 10,6 olan mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, Mayıs 2019’da yüzde 14’e yükseldi. Bu oran Nisan 2019’da yüzde 13,8 idi. Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı geçen yılın aynı ayına göre 1 milyon 112 bin artışla 3 milyon 415 binden 4 milyon 527 bine yükseldi. Tarım, turizm ve inşaat gibi sektörlerin mevsim etkileri hariç tutulduğunda işsizliğin hem oransal hem de sayısal olarak tırmanmaya devam ettiği görülüyor. Mayıs 2019’da mevsim etkisinden arındırılmamış işsizlikte Nisan 2019’a göre kısmi bir gerileme görünse de mevsim etkisinden arındırılmış işsizlikteki artış devam ediyor.

Tarım dışı işsizlikte de tırmanış devam diyor. Ücretsiz aile işçilerinin yoğun olduğu tarım sektörü hariç tutulduğunda işsizlikte sert bir artış gözleniyor. Mayıs 2018’de yüzde 12,6 olan mevsim etkisinden arındırılmış tarım dışı işsizlik, Mayıs 2019’da yüzde 16,2’ye yükseldi.

Geniş tanımlı yüzde 19.8

DİSK-AR tarafından hesaplanan geniş̧ tanımlı işsiz sayısı, Mayıs 2018’de 5 milyon 707 bin iken Mayıs 2019’da 1 milyon 183 bin artışla 6 milyon 890 bin oldu. Geniş̧ tanımlı işsizlik oranı Mayıs 2019’da yüzde 19,8 olarak hesaplandı.

Dört gençten biri işsiz

Ağustos 2018’den itibaren işsizliğin düzenli yükselişi en çok gençleri ve genç kadınları etkiledi. Mevsim etkisinden arındırılmış genç işsizliği, Mayıs 2018’e göre 6 puan artarak yüzde 19,5’ten yüzde 25,5’e yükseldi. Böylece her dört gençten biri işsiz durumdadır.

Ne eğitimde ne istihdamda olan  (NEET) gençlerin (15-24 Yaş) sayısı Mayıs 2019’da 2 milyon 803 bin olarak tespit edildi.

Mayıs 2018’de yüzde 12,4 olan kadın işsizliği 2,5 puan artarak Mayıs 2019’da yüzde 14,9 seviyesine yükseldi. Tarım dışı kadın işsizliği ise yüzde 18,9’a tırmandı.

İstihdamda daralma

Ekonomik kriz ve sanayi üretimi ile büyümedeki daralmaya paralel olarak istihdamda daralma devam ediyor. Mayıs 2018’de 28 milyon 716 bin olan mevsim etkisinden arındırılmış istihdam 840 bin kişi azalarak Mayıs 2019’da 27 milyon 876 bine geriledi.

İŞKUR ile TÜİK farkı

İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı Haziran 2019’da 4 milyon 418 bin olarak açıklandı. Böylece İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı TÜİK tarafından açıklanan ankete dayalı işsiz sayısının (mevsim etkisinden arındırılmamış) 261 bin üstüne çıkmış oldu.

İşsizlikle mücadele önerileri

DİSK’in işsizlikle mücadele önerileri şöyle:

  • “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
  • Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
  • İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
  • Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
  • Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
  • Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimi işçi statüsüne geçirilmelidir.
  • İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir.
  • İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları iyileştirilmelidir. Son üç yılda 600 gün çalışma koşulu kriz döneminde 180 güne indirilmelidir.
  • Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
 

ANKARA

 
 

Bütçe 68,7 milyar açık verdi

Merkezi yönetim bütçesi, Ocak-Temmuz döneminde 68,7 milyar TL açık verdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Temmuz 2019’a ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Ocak-Temmuz döneminde bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,5 yükselerek 496,4 milyar lira, bütçe giderleri de yüzde 22,7 artışla 565,1 milyar lira olarak kayıtlara geçti. Böylece, merkezi yönetim bütçesi Ocak-Temmuz döneminde 68,7 milyar lira açık verdi.

Merkezi yönetim bütçesinden ocak-temmuz döneminde 565 milyar 100 milyon lira harcama yapıldı, bütçe gelirleri 496 milyar 417 milyon lira oldu. Bu dönemde vergi gelirleri yüzde 4,8 artışla 366 milyar 65 milyon lira olarak gerçekleşti.

Personel giderleri, Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,7 artarak 147 milyar 263 milyon lira oldu. Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,5 artışla 25 milyar 119 milyon lira olarak gerçekleşti. Mal ve hizmet alım giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,8 yükselerek 39 milyar 824 milyon lirayı buldu.

 
 

TÜRK-İŞ işçiyi ezdirdi

HDP Emek Masası Çalışma Grubu Sözcüsü Hüseyin Taka, Türk-İş, hükümetin zam teklifini kabul ederek işçinin enflasyon karşısında ezilmesine göz yumduğunu söyledi.

Taka, yaptığı yazılı açıklamada, görüşmeler başlamadan önce taleplerini açıklayan TÜRK-İŞ’in, ilk 6 ay için yüzde 15 zam talep ettiğini, kabul edilmemesi halinde grev hakkını kullanacağını duyurduğunu hatırlattı. Taka, ancak talebinin çok altındaki bir teklifi kabul eden, henüz masada görüşmeler sürerken bakana ‘uzasa işi karıştıracağız’ itirafında bulunan TÜRK-İŞ Genel Başkanı ve Başkanlar Kurulu’nun vakit kaybetmeksizin istifa etmesini istedi.

Toplu iş sözleşmesi görüşmelerine kendisinden başka sendikanın katılmasını kabul etmeyen ve yüzbinlerce işçiye ve ailelerine bayramı zehir eden TÜRK-İŞ yönetiminin, alacağı istifa kararıyla hem kamu emekçilerinin grev hakkını kullanmalarının önünü açacağını hem de AKP iktidarı döneminde işlemez hale getirilen sendikal mücadelenin hareketlenmesine vesile olacağını vurgulayan Taka, TÜRK-İŞ’in kabul ettiği zamın, krizin yükünü emekçilere yüklemek anlamına geldiğini vurgulayarak, bu süreçte kamu emekçilerinin AKP iktidarına ve sendika yönetimine yönelik mücadelelerinin yanında olacaklarının altını çizdi.

 
 

Şahlanışa geçen işsizliktir

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, işsizlik rakamlarına dikkat çekerek, ”Şahlanışa geçenin ekonomi değil, işsizlik olduğunu TÜİK rakamları gösterdi” dedi.

Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Mayıs 2019 iş gücü istatistiklerine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Geniş işsizlik oranının son bir yılda 3,5 puan artarak, yüzde 21,9 olduğunu savunan Öztrak, şunları kaydetti: ”Mayıs ayı işgücü rakamlarında dikkat çekici bir diğer gelişme ise işgücüne katılan yurttaşlarımızın sayısının hızla yavaşlamasıdır. Çalışma çağındaki nüfus son bir yılda 745 bin kişi artarken, bu yurttaşlarımızın sadece 152 bininin işgücüne katıldığı anlaşılıyor. Bu durum işsizlik oranını ve işsiz sayılarını olduğundan daha iyi gösteriyor. Küresel ekonomik krizde görülmeyen işsizliği bu krizde gördük. Gerçek işsizlerimizin sayısı son bir yılda 1 milyon 282 bin kişi artarak, 7 milyon 622 bine ulaştı. Ancak asıl dikkat çekici olan resmi işsiz sayısındaki yıllık artışın son 6 aydır her ay 1 milyonun üzerinde gerçekleşmesidir. Türkiye, böyle bir durumu ekonominin yüzde 4,7 daraldığı 2009 küresel krizinde bile tecrübe etmedi.”

Kamu istihdamındaki artışa rağmen istihdamdaki kayıpların çok yüksek olduğunu kaydeden Öztrak, şöyle devam etti: ”İktidarın ‘ekonomi şahlanışa geçti’, ‘türbülans sona erdi’ gibi gerçeklerle ilgisi olmayan gayrı ciddi söylemlerine karşın şahlanışa geçenin ekonomi değil, işsizlik olduğunu TÜİK rakamları gösterdi.”