Toplantıda ilk olarak konuşan DÖKH aktivisti Hatice Yaman, Barış Anneleri İnisiyatifi'nin, kirli savaşın durması ve barışın gelişmesi için uzun yıllardır Türkiye ve bölgede mücadele yürüttüğünü belirterek, "Anneler yeri geldi gençlerin ölümüne karşı durmak için bedenlerini siper etti. Yeri geldi kirli savaşın durması için yaz kış demeden çadırlar kurarak günlerce bekledi. Yeri geldi diplomatik ilişkiler geliştirdi. Nerede bir savaş varsa anneler oraya gitti ve haksızlığın karşısında durdu" dedi. Annelerin kendilerine düşen görevi fazlasıyla büyük bir rolle yerine getirdiğine dikkat çeken Yaman, gelinen aşamada meclis ihtiyacının doğduğuna işaret etti. Başta Amed olmak üzere 6 merkezde ilan edilen meclislerin ardından İstanbul'da da Barış Annelerinin meclisleşme kararı aldığını söyleyen Yaman şöyle devam etti: "İnisiyatif, artık daha geniş bir mücadele alanına ihtiyaç duydu ve meclisleşme kararı aldı. Bundan sonra daha büyük katılımlarla birçok çalışma yürütülecek. Akil insan grupları ve başka gruplar komisyonlar oluşturularak toplumdaki birçok soruna daha derinlikli çözümler aranacak. Barış için mücadele etmek gibi kadına yönelik şiddet ve katliam gibi konular da meclisin esas mücadele alanıdır. Bu konuda da önemli çalışmalar yapılacaktır."


Öcalan ile görüş talebi yinelenecek

Annelerin, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı'na yaptığı başvurunun reddedildiğini de hatırlatan Yaman, başvuru taleplerini de yenileyeceklerini aktardı. Yaman'ın ardından konuşan Barış Anneleri Meclisi üyesi Döndü Ergin de, sözlerine, PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece değinerek başladı. PKK tarafından başlatılan geri çekilme sürecinin bir yılını doldurduğunu hatırlatan Ergin, "Eğer bir yıldır analar ağlamıyorsa bu Önderliğin ve Kürt halkının mücadelesinin sonucudur. Elbette ki devlet barışı bizlere hediye etmeyecektir ama bir an önce somut adım atılmalı, annelerin gözyaşlarının durması noktasında kalıcı çözüm aranmalıdır" diye belirtti. Türk halkı ile asker ve polis annelerine de seslenen Ergin şunları aktardı: "Benim iki tane evladım şehit düştü ama bir gün asker, polis ölsün demedim. Çünkü annelerin gözyaşları ortaktır. Onlara da sesleniyorum artık bir ses çıkarın, sessiz kalmayın. El ele verelim barışı getirelim." Aydınlara da seslenen Ergin, "Gazeteciler, yazarlar, avukatlar, herkes ses çıkarsın kana ortak olmasın" dedi.

Annelerin onurlu duruşu bugüne getirdi
Ergin'in ardından konuşan Barış Anneleri Meclisi üyesi Latife Buğday da, sürecinin barışa evrilmesi için somut adımların atılması gerektiğini ve bütün annelerin de bu anlamda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini aktardı. Daha sonra konuşan HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ise, mücadeleye başladığı ilk günlerde annelerin büyük katkısını gördüğünü belirterek, Kürt annelerinin baskı zulüm ve sürgün politikalarına rağmen boyun eğmediğini söyledi. Tuncel, "Kürt anneleri aynı zamanda militan annelerdir. Savaşlara, sürgünlere, katliamlara, cezaevlerine rağmen boyun eğmemiş ve onurlu duruşlarını her zaman göstermişlerdir. Onların bu yiğit ve onurlu duruşu bizleri bugünlere getirdi" dedi. Onca zulme ve baskıya rağmen hiçbir Kürt annesinden "intikam yemini" duymadığını söyleyen Tuncel, her şeye rağmen her zaman barış için mücadele ettiklerini aktardı.

DİHA/İSTANBUL