
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul İl örgütünün Öcalan’a yönelik tecridi protesto etmek için dün Taksim’de düzenlediği eyleme polis saldırdı. Taksim Tramvay Durağı’nda bir araya gelen aralarında İstanbul Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ile Sebahat Tuncel’in de bulunduğu BDP’liler, basın açıklamasına izin verilmeyince oturma eylemine başladı. Çok sayıda çevik kuvvet ekibi, grubu abluka altına alarak basın açıklamasına izin vermeyeceğini, grup dağılmazsa müdahale edeceğini söyledi. Grup, eylem yapma hakları olduğunu vurguladı.
Tuncel hastanelik edildi
Bunun üzerine Sebahat Tuncel’in de olduğu gruba biber gazıyla saldırıldı. Polis, Tuncel dışındakileri yerlerde sürükleyerek dağıttı. Tuncel „tek başına kalsam da kalkmayacağım“ dedi. Saldırıda fenalaşan Tuncel, Taksim’deki İlk Yardım Hastanesi’ne kaldırıldı. Nefes almakta güçlük çeken Tuncel, bir süre müşahede altında tutulduktan sonra taburcu edildi. Bu esnada eylem alanında bazıları dövülerek gözaltına alındı. Polis, Tarlabaşı’na inen gruba da gaz bombalarıyla saldırdı. Grubun içinde yer alan İstanbul Millevekili Sırrı Süreyya Önder de saldırıdan nasibini aldı.
Emniyet açıklama yaptı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube müdürlerinden Mehmet Altınok, 121 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Otobüsten alındılar
Öte yandan Maltepe İlçesi’nden sabah eyleme katılmak için Taksim’e doğru yola çıkan BDP İlçe Başkanı Cengiz Akbaba ve Sabri Oğlağa isimli bir parti üyesi de bindikleri otobüs durdurularak gözaltına alındı. 2 BDP’li sorgu için Gülsuyu Polis Karakolu’na götürüldü.
Aynı aileden 3 kişi
İstanbul’un Küçükçekmece İlçesi’nde bulunan bazı adreslere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekiplerince önceki gün sabah saatlerinde baskın düzenlendi. Evlerinde arama yapılan kapatılan DTP’nin Küçükçekmece eski İlçe Başkanı İsmet Delen ve kardeşi Nusret Delen ile yakın akrabaları Özcan Delen de polislerce gözaltına alındı.
DİHA/İSTANBUL
Tecrit tehdide dönüştü
Öcalan’ın 54 gündür avukatlarıyla görüştürülmemesine tepkiler devam ediyor. Görüş yasağına bir tepki de Kürt siyasetçiler ile sivil toplum örgütü temsilcilerinden geldi.
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, devletin yıllardır Kürtlere gözdağı verdiğini hatırlatarak, „Kürtlerin haklarını gasp ettiler yetmedi şimdi de liderlerini tecrit altına almışlar. Kürtler bunu kabul etmez. Sokaklarda meydanlarda tepkisini dile getirir. Diyalog sürecinde bunu yapmak tecridi tehdit haline dönüştürmektir. Kürtler bunu kabul etmez. Kürtler, tecridi Türkiye kamuoyuna taşıyacaktır“ dedi.
BDP Amed Milletvekili Altan Tan ise ortaya çıkan ses kayıtlarıyla devletin Kandil ile görüştüğünü hatırlatarak, müzakerelerin barış ekseninde devam etmesi çağrısında bulundu. „İmralı’ya konulan tecridin sonlandırılması lazım“ diyen Tan, Kürt sorununun çözülmesi için bir heyet kurulmasını önerdi. BDP, CHP ve AKP temsilcilerinin de yer almasını istediği heyetin hem İmralı hem de Kandil’le görüşmesi gerektiğinin altını çizen Tan, „Yeter ki çözüm olsun. İmralı’daki tecrit kaldırılsın. İmralı ile görüşmeler başlasın“ dedi.
Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Şemsettin Koç da tecrit politikasıyla Türkiye’de hiçbir sorunun çözülemeyeceğini söyledi. Koç, şöyle konuştu: „Geçmişte tecrit yaşanmıştır. Gerginlikler olmuştur. Çatışmalar, ölümler olmuştur. Yetkililer şunu anlamalıdır; Kürtlerin benimsediği biri tecrit altındaysa buna yönelik tepki olacaktır. Devlet bunu önlemelidir. Biz çatışmalar olmasın istiyoruz. Ölümler yaşanmasın istiyoruz. Tecridi derinleştirmek sorunları çözmez. Biz barış olsun istiyoruz. Eğer tecridi derinleştirirseniz Türkiye’deki hiçbir sorunu çözemezsiniz.“
DİHA/AMED