
İstanbul Mecidiyeköy’de yıkılan Ali Sami Yen Stadı’nın arazisine yapılan Torun Center rezidans inşaatında işçileri taşıyan asansörün halatlarının koparak 32. kattan yere çakılması sonucu 10 işçi yaşamını yitirdi.
İş güvenliğinin sağlanmaması ve denetimsizlikten kaynaklandığı belirtilen iş cinayetinde, Tahir Kara, Hıdır Ali Genç, İsmail Sarıtaş, Bilal Bal, Cengiz Tatoğlu, Murat Usta, Menderes Meşe, Vahdet Biçer, Ferdi Kara, Cengiz Bilgi yaşamını yitirdi.
Hayatını kaybeden işçilerin cenazeleri otopsi için Yenibosna’da bulunan Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. İşçilerden bazılarının cenazeleri alınarak memleketlerine uğurlanırken, şantiyede yaşamını yitiren işçilerden 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Dersimli Ali Hıdır’ın cenazesi de Adli Tıp Kurumu’ndan alındı. Hıdır’ın cenazesinin memleketi Dersim’e uğurlanması bekleniyordu.
HDP inceleme yaptı
Olay ardından inşaat alanına gelen HDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, Ertuğrul Kürkçü ile DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu incelemeler ardından yaptıkları açıklamada, iş güvenliğinin sağlanmadığına dikkat çekti. Levent Tüzel, işçilerin elverişsiz koşullarda çalıştığını ve barındıkları yerlerin ilkel ve çağdışı olduğunu söyledi. İnşaata daha önce müfettiş gönderilmediğini belirten Tüzel, asansörün bozuk olduğu yönünde daha önce şirkete bildirimde bulunulduğunu da dile getirdi.
HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise “Bu bir kaza olsaydı eğer, bir gün de bu işverenlerden birinin ölmesi gerekirdi değil mi?’’ diye sorarak, ‘’Bunun adı cinayettir’’ dedi.
Sorumluların katil olarak yargılanması gerektiğini belirten Öncer, aynı inşaatta daha önce de bir işçinin hayatını kaybettiğini ve yangın çıktığını hatırlattı.
İşçiler: Asansör daha önce bozuldu
İşçilerin yaşamını yitirdiği rezidans inşaatında çalışanlar ise arkadaşlarının ölümüne yol açan asansörün faciadan hemen önce de bozulduğunu, ancak çağrılan servisin üstün körü kontrolünden hemen sonra yeniden devreye sokulduğunu anlattı. İşçiler bazı şirket yetkililerinin kendilerini bu bilgileri basınla paylaşmamaları konusunda uyardıklarını da söyledi.
İşçiler protesto etti
Olay yerine saatler sonra giden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ise işçiler tarafından protesto edildi.
İnşaat şantiyesi önünde bekleyişlerini sürdüren ve aralarında işçilerin çalışma arkadaşlarının da olduğu gruba gece saatlerinde şantiyeyi ablukaya alan polis kalkanlarla saldırdı.
Şantiye çevresindeki polis ablukası dün de sürdü.
Şirket sahibi işçileri suçladı
İş cinayetlerinin yaşandığı şirketin sahibi Torunlar Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı Grubu şirketi ise düzenlediği toplantıda işçileri suçladı. Torunlar GYO Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, iş cinayetini “sektörel vaka” olarak nitelendirdi. Şantiyede sigortasız işçi çalışmadığını öne süren Torun, işçilerin, ‘Asansörün bakımı yapılmıyordu’ şeklindeki ifadelerinin de doğru olmadığını öne sürdü. Şantiyede çalışan bütün işçilerin iş güvenliği eğitiminden geçirildiğini iddia eden Torun, iş cinayetleriyle ilgili işçileri suçlayarak, “Şantiyede her ne kadar eğitimler verilse de bu konuda çalışanların yeteri kadar hassasiyet göstermediğini de bir vaka olarak biliyoruz” dedi.
İş güvenliği ile ilgili gerekli tüm denetimlerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapıldığını öne süren Torun’un konuşması sırasında sık sık “kaza” vurgusu yapması da dikkat çekti.
Şirket ve bakanlığın birliğiyle!
Öte yandan rezidans şantiyesinde yaşanan facianın, şantiyede 19 Nisan günü yaşanan iş kazası sonucu Erdoğan Polat adlı işçinin hayatını kaybetmesiyle geliyorum işareti verdiği ortaya çıktı. Faciadan beş gün sonra şantiyeye giden Çalışma Bakanlığı iş müfettişleri, hazırladıkları raporda, kazaya neden olan “monoray iskele sisteminin kurulumundan sonra gerekli güvenlik testlerinin yapılmadığını” saptadı.
Yine Polat’ın mesleki eğitiminin olmadığı ve emniyet kemerini bağlayacak dikey yaşama hattının bulunmadığı müfettişlerce belirlendi. Tespit edilen bu ihmallere rağmen Çalışma Bakanlığı, 2014’ten itibaren inşaatlarda “durdurma” cezası uygulamasını kaldırıp yerine “süre verme” uygulamasına geçtiği için şirkete sadece 5 bin TL para cezası kesildi.
Kesilen bu tutarı ödeyen şirkette inşaat kalınan yerden devam etti.
Ayrıca şantiyede işçilere iş güvenliği noktasında verilen eğitimlerin de işverenin iddia ettiği gibi 16 saat olmadığı ortaya çıktı. İşçilere verilen eğitimin 1 saat olduğu ve bu eğitimin karşılığı olan 90 TL’nin de yine işçilerden tahsil edilerek ‘’inşaatta çalışabilir” belgesinin verildiği öğrenildi.
İnşaat İşçileri Sendikası: Kaza değil cinayet
Mecidiyeköy’deki iş cinayetini protesto etmek amacıyla İnşaat İşçileri Sendikası öncülüğünde facianın meydana geldiği Torunlar GYO’ya ait şantiye önünde protesto eylemi düzenledi. Eyleme, SDP, DİP, Kaldıraç, Anarşistler, Uluslararası İşçi Dayanışma Derneği üyeleri de destek verdi. Eylemde sık sık “Katil şirket’’, ‘’Kaza değil cinayet” sloganları atıldı.
İnşaat İşçileri Sendikası yöneticisi Remzi Yılmaz, şantiyelerde hiçbir güvenlik önlemi alınmadan kara düzen çalıştırıldıklarını belirtti. Şantiyelerde 12 bin denetmen açığı olduğuna vurgu yapan Yılmaz, “Bu denetçiler alınmadığı için her sene iki Soma yaşıyoruz. Biz her sene bu kadar şehit verirken geçen yıla oranla Torunlar şirketi karını yüzde 900 arttırmıştır. Asansörün düşmesi ihtimaline karşı alınan paraşüt ve düşme freni gibi önlemlerin bulunmadığını işçi kardeşlerimiz ifade ettiler. Burada göz göre göre iş cinayeti işlenmiştir” dedi.
İnşaat İşçisi Sendikası kurucularından Haluk Ağabeyoğlu ise asansöre 2 bin 400 kg fazla yük bindirildiğini ve alarm sisteminin de çalışmadığını belirtti.
HDP: AKP sorumlu
İş cinayetlerinin sorumlusu olarak AKP hükümetini gösteren HDP, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i derhal istifaya çağırdı. HDP, rezidans inşaatını yapan şirket olan Torunlar GYO yöneticilerinin de yargılanmasını istedi.
HDP Eşbaşkan Yardımcısı Günay Kubilay, ise iş cinayetine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Ağustos ayın içerisinde yaşanan iş kazalarında 158 işçinin, 2014 ilk 8 ayında ise bin 270 işçinin yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.
Açıklamada, Torunlar GYO’nun sahibi Aziz Torun’un, AKP kongrelerine katıldığı vurgulanarak, “Torunlar GYO, 19 Ağustos’ta, 2014 yılının ilk altı ayında, geçen yılın aynı dönemine göre net karını yüzde 96,5 oranında artırarak 271 milyon TL kar ettiğini açıklamıştı. Torunlar GYO, altı aylık karını neredeyse yüzde 100 artırırken, işyerindeki koğuşlar, tuvaletler, banyolar gayri insani durumda, iş güvenliği ise yok” denildi.
AKP hükümetinin iş kazaları konusunda büyük bir aymazlık içinde olduğunun belirtildiği açıklamada, AKP hükümeti ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in, iş güvenliği ve sağlığı konularında yasal düzenlemeleri yapmadığı ve işyerlerini yeteri kadar denetlemediği için yaşanan katliamın sorumlusu olduğu belirtilerek, Bakan Çelik’in derhal istifa etmesi, Torunlar GYO yöneticilerinin ise yargılanması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, sendikalar, meslek örgütleri ve tüm demokratik kamuoyuna da iş kazalarına karşı ortak mücadele çağrısında bulunuldu.
DİHA/İSTANBUL