Suriye’de çatışan tarafları masaya oturtmayı hedefleyen uluslararası Cenevre 2 Konferansı‘na sadece iki gün kaldı. BM, ABD ve Rusya’nın organizesiyle İsviçre’de yapılacak konferans iki etaptan oluşuyor. Yaklaşık 30 ülkenin dışişleri bakanı düzeyinde katılacağı  konferans, Çarşamba günü Montrö kentinde BM Genel Sekrereti Ban Ki Moon’un başkanlığında başlayacak. Görüşmelere 2 gün sonra Cenevre’de devam edilecek. BM Temsilcisi Lakhdar Brahimi’nin başkanlık edeceği bu görüşmelerde Esad ve muhalif gruplardan oluşan heyet arasında toplantılar yapılması bekleniyor.


Muhalefet masada olacak

Esad rejimi konferansa katılacağını açıklamıştı. Aylardır konferansa katılıp katılmamayı tartışan Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) da ABD’nin baskısıyla Cenevre 2’ye gitme kararı aldı. Daha önce Esad’ın geçiş hükümetinde yer almaması şartını koşarken artık bunu telaffuz etmeyen Koalisyon, Cenevre 2’de muhalifler adına, Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in temsil edeceği hükümetle masaya oturacak. Ancak Batı, Arap ülkeleri ve Türkiye’nin silah ve para dahil her türlü desteği sunduğu Koalisyon, aslında ne muhaliflerin tamamı tarafından ne de cephedeki silahlı örgütler tarafından destekleniyor. Bu nedenle müzakerelerde alınacak kararların sahada uygulanıp uygulanamacağı meçhul. Bunun farkında olmalarına rağmen ABD ile müttefikleri, SMDK’nin kararını övmekten geri durmadı.

Amaç geçiş hükümeti kurmak

Uluslararası konferans, Haziran 2012’de Suriye’nin Dostları grubu tarafından açıklanan Cenevre 1 sözleşmesini uygulamaya çalışacak. Sözleşme, Suriye’de şiddete son verilmesini ve Esad rejimi ile muhaliflerden oluşan geçici bir hükümet kurulmasını öngörüyor.

Şam lehine çevirme telaşında

Şam yönetimi ise konferansı lehine çevirmek için üst üste hamleler yapıyor. Kimyasallarını denetime açan Esad rejimi, Cuma günü de muhaliflerle tutsak değişimine hazır olduğunu açıkladı ve ülkenin ikinci büyük kenti Halep’te ateşkes ilan edilmesi için Rusya’ya bir plan sundu. Bu çerçevede Cumartesi günü Şam’da Esad birliklerinin kuşatması altındaki Filistinlilerin mülteci kampı Yermuk’a aylardan sonra ilk kez yardım gönderilebildi. Kampta bulunan 51 kişinin açlıktan öldüğü açıklanmıştı.

Esad’tan aynı nakarat!

Konferans öncesi Beşar Esad ise “istifa” çağrılarını bir kez daha reddetti. Dün başkent Şam’da Rus parlamenter heyetiyle bir araya gelen Esad, iktidarı bırakmaya niyetli olmadığını ve bu konunun önümüzdeki hafta yapılacak Cenevre 2 Konferansı’nın gündeminde yer almadığını açıkladı. “Ülkenin geleceğini belirleme hakkının yalnızca Suriye halkına ait olduğunu” belirten Esad, “Teslim olmak isteseydik, başında teslim olurduk” dedi. Esad, Batılı ülkelerden ve muhalafet gruplarından yöneltilen başkanlık görevini bırakıp seçimlere katılması çağrıları hakkında ne düşündüğü sorulduğunda, “Bu tartışılacak bir konu değildir” dedi.

Kürt Yüksek Konseyi çağrılmadı

Öte yandan konferansa Kürt Yüksek Konseyi çatısı altında bağımsız olarak katılmak isteyen Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) aralarında bulunduğu Kürt örgütlerine yönelik veto devam ediyor. Özellikle ABD, konferansta Kürt sorununun gündeme gelmesini ve Kürtlerin statü talebini engellemek için Kürt Yüksek Konseyi’nin katılımına karşı çıkıyor. Rojava’da Demokratik Özerklik ilan eden ve ortak hareket eden Kürtler ise Kürt Yüksek Konseyi’nin davet edilmemesi durumunda Suriye’de çözüm olamayacağına dikkat çekiyor.

‘Çıkan kararları tanımayız’

ABD’nin “SMDK çatısı altında katılın” baskısına karşılık PYD Eşbaşkanı Salih Muslim ise SMDK’nin “yapay bir koalisyon” olduğunu ve “Suriye halkını temsil etmediğini dolayısıyla Kürtleri de temsil edemeyeceğini” belirterek, konferansa bağımsız ve üçüncü bir taraf olarak Kürt Yüksek Konseyi çatısı altında katılmak istediklerini beyan etmişti. Muslim, bunun sağlanmaması halinde konferansın kararlarını kabul etmeyeceklerini de duyurmuştu. Avrupa ve Kürdistan’da eylemde olan Kürtlerin de konferansın organizatörlerine yönelik çağrıları devam ediyor.

İran’ın durumu belirsiz

İran’ın katılımı ise belirsizliğini koruyor. ABD, Tahran yönetiminin konferansa yalnızca gözlemci statüsünde katılmasını isterken, İran ise ancak resmi bir davet doğrultusunda konferansa katılacaklarını belirtiyor. Tarafların görüşmeleri sürüyor.

HABER MERKEZİ