Münih'te devam eden NSU davasında Hessen Eyaleti'nin istihbarat kurumuna ağır suçlamalar yöneltildi. Tanık olarak dinlenen iki polis, cinayetlerin soruşturulmasının engellendiğini anlattı.
Almanya'da, devlet güçlerine ve istihbarata yakalanmadan 10 yıl boyunca aynı silahla 8’i Türkiyeli 10 kişiyi öldüren Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü davasının 135. duruşması önceki gün yapıldı. Münih Eyalet Mahkemesi'nde görülen davada Halit Yozgat'ın öldürülmesiyle ilgili olarak cinayet masasından iki polis tanık olarak dinlendi.
Muhbir de oradaydı
Halit Yozgat 2006 yılında Kassel kentinde işlettiği internet kafede öldürülmüş ve olay sırasında kafede Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi'nin muhbirlerinden Andreas Temme'nin bulunduğu ortaya çıkmıştı. Ancak olaydan kısa bir süre sonra Andreas Temme hakkında açılan soruşturmadan sonuç alınamamıştı. Daha önce duruşmada dinlenen Andreas Temme olay sırasında internet kafede olduğunu, ancak Halit Yozgat'ı görmediğini söylemişti. Ajan cinayet sırasında izin isteyip kaçtığını anlatmıştı. Ama daha sonra ifadesini değiştirdi ve tanık olmaya karar verdi. İstihbarat elemanının bu cinayetle ilgili çelişkili ifadeleri Alman istihbaratının NSU’yu desteklediğine dair kuşku uyandırdı.
Sorguya izin verilmedi
Cinayeti araştıran Kassel emniyetinden Başkomiser Helmuth Wetzel, Yozgat'ın öldürüldüğü sırada internet kafede bulunan istihbaratçı Andreas Temme’nin cinayet öncesi bazı muhbirlerle telefon görüşmesi yaptığını söyledi. Muhbirlerin ifadesini almak istediklerini aktaran Wetzel, iç istihbarattan sorumlu Anayasa Koruma Teşkilatı’nın (BfV) buna engel olduğunu söyledi. Wetzel'e göre BfV 'bilgi kaynaklarını kaybedeceği' gerekçesiyle soruşturma talebini reddedince, Hessen İçişleri Bakanlığı da muhbirlerin dinlenmesini yasakladı.
Dosyalar saklandı
Polisler cinayeti soruşturma sırasında BfV’ın sadece seçilmiş bazı dosyalara bakmalarına izin verdiğini de anlattı. Halit Yozgat’ın ailesinin avukatı Thomas Bliwier de eski istihbarat çalışanı Andreas Temme’nin ya olayın içinde olduğunu ya da görgü tanığı olarak bir şeyler algıladığını, ancak bunları açıklamadığını belirterek, Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın polisin cinayeti soruşturmasını da engellediğini kaydetti. Bliwier, polisler dinlendikten sonra Andreas Temme’nin, cinayette kullanılan silahtan bilgisinin olduğunun da görüldüğünü ifade etti.
Aynı silahla 10 cinayet
Davanın baş sanığı Beate Zschaepe şimdilik üç kişi olduğu düşünülen NSU'nun hayatta kalan tek üyesi. 1998'de yer altına inen örgüt, 2000 ile 2007 yılları arasında 8'i Türkiyeli 10 kişiyi öldürdü. 14 banka soydu ve bombalı saldırılar düzenledi. Davada şu ana kadar 11 sanık, 80 müşteki ve 600 tanık duruşmalara katıldı. NSU’yu desteklemekle suçlanan Holger C. ve Carsten C.’nin ifadelerinden karavanda şüpheli şekilde ölü bulunan NSU üyeleri Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhard cinayetleri işlerken, hayattaki Beate Zschape’nin dışarda onların ihtiyaçlarını tedarik ettiği sonucu çıktı. Tanıklardan biri Mundlos ve Böhnhardt’ı yanlarında başka bir erkekle pencereden kaçarken gördüğünü söyledi. Bu da NSU’nun sanılandan çok daha fazla destekçisi olduğu yorumlarına yol açarken, örgütün profesyonelce hazırlanmış sahte kimlikler ve pasaportlarla yıllarca ortalıkta dolaşıp kan dökmesi de neo-Nazi’lere devlet içinde istihbarat desteği olabileceği yönünde kuşkuları artırdı.
MÜNİH