Oluşacak boşluktan ötürü kararı çok tehlikeli bulduğunu dile getiren Kerestecioğlu, "Bu suça en az 16 yıl ceza veren ikinci fıkranın daha önce iptal edilmesiyle de bir boşluk yaratıldı. Bu durumda cinsel istismar suçunu işleyenlerde bir cezasızlık fiili söz konusu olacak" dedi ve sözkonusu maddenin Hüseyin Üzmez gibi çocuk istismarcılarını kurtarmak için iptal edildiğini hatırlattı.
İptal edilen ceza hükümleri
TCK 104/1. fıkra "Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünü içeriyor. Bunu takiben "Fail mağdurdan beş yaştan daha büyük ise, şikayet koşulu aranmaksızın, cezası iki kat artırılır" hükmü içeren 104/2. fıkra da daha önceden iptal edilmişti.
Boşanma Raporu'ndan bağımsız değil
Kerestecioğlu, hiçbir yaş sınırı getirilmeden ve yeni düzenleme yapılmadan bu maddeyi iptal etmenin özellikle 15 yaşını doldurmamış olan çocuklar için istismarın önünü açtığını vurguladı, bunu Boşanma Komisyonu Raporu'ndan da bağımsız değerlendirilemeyeceğini kaydetti. Rapor ile iptal kararının yürürlüğe girmesinin yaklaşık olarak aynı tarihe denk geldiğine işaret eden Kerestecioğlu "Bu, topyekun bir madde değişikliğine gidileceği anlamına geliyor. Bu durumda raporla da yeni bir düzenleme yapılacağını ve çocuk yaşta evlendirilmelerin önünü açacağını gösteriyor" dedi.
Bir kez daha yargının yürütmenin denetiminde olduğunun bu kararla da açığa çıktığını söyleyen Kerestecioğlu, çocuk istismarını önlemek isteyen vicdanlı yargı mensuplarına ve kadın örgütlerine karşı duyarlılık çağrısı yaptı.
JINHA/ANKARA