Gemilere doldurulan ve çoğunluğunu siyah kadınların oluşturduğu köleler, İzmir ve İstanbul’a götürülerek satıldı. Östlund, “Belgelerin ne anlama geldiğini anladığımda şok oldum. İsveç’in Afrika ile Amerika arasında köle ticaretinde rol oynadığını biliyorduk ama Akdeniz’de yaptıkları hiç bilinmiyordu” diyor ve o zaman sürdürülen kadın ticareti ile günümüzdeki arasında parallelikler olduğunu belirtiyor.

Osmanlı-İsveç anlaşması
Östlund Osmanlı egemenliği altında bulunan Cezayir, Tunus ve Tripoli’de yaşayanların geçimlerini daha çok korsanlık ve köle ticareti yaparak sağladıklarını, Sahra’nın güneyinden getirdikleri köleleri Doğu Akdeniz’de sattıklarını söylüyor.
Avrupa Ülkeleri ile Osmanlılar arasındaki savaşta İsveç tarafsız bir tutum takındı. Tunus, Cezayir ve Tripoli ile İsveç gemilerine dokunulmaması için anlaşmalar yaptı. Bu durum İsveç gemilerine bir nevi dokunmazlık kazandırdı. Östlund, İsveç gemilerinin tarafsızlığı bir koz olarak kulanarak çatışma bölgelerinden rahatça geçebildiklerini, İsveç bayrağı taşıyan gemilerin batırılma ve yağmalanma riskinin daha az olduğunu söylüyor.
Daha önce yapılan araştırmalar, Tripoli’den getirilen kölelerin üçte ikisini kadınların oluşturduğunu gösteriyor. Östlund, Osmanlılar tarafından satın alınan kadınların akibetlerinin tam olarak bilinmediğini ama çoğunluğunun ev hizmetlerinde veya seks köleleri olarak kullanıldığını tahmin ettiğini söylüyor. Osmanlılarda hadım edilmiş erkeklere talebin yüksek olduğunu ve köle pazarlarında yüksek fiyatla satıldıklarını ifade ediyor.


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM