Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü ihlalleri, yayınevleri, Kürt ve muhalif medyaya yönelik baskı ve yasaklamalar, İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen bir seminerde mercek altına alındı. 

İsveç PEN Kulübü ve Uluslarası Af Örgütü temsilcilerinin konuşmacı olarak katıldığı seminerde, yayıncı ve yazar Ragıp Zarakolu 1960’lardan itibaren yayınevilere yönelik baskı ve yasaklamaları somut örnekler vererek katılımcılarla paylaştı.

Uluslararası Af Örgütü adına konuşan Siyaset Bilimci Farhad Jahanmihan, yayınevleri, Kürtçe gazeteler, kültür kurumları ve basın yayın kurumlarına yönelik baskılar hakkında bilgi verdikten sonra tutuklu HDP Eşbaşkanları ve milletvekillerine ilişkin konuştu.  Jahanmihan, aralarında eş başkanlarının da bulunduğu HDP milletvekilleri ve Kürdistan’daki belediye başkanlarının temelsiz suçlamalarla cezaevlerine atıldıklarını söyledi.

Türk devletinin sadece Türkiye ve Kürdistan’daki muhalifleri tutuklamalarla yetinmediğini ve diasporada yaşayan muhalifler üzerinde baskıyı artırmak ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmak  için Interpol’ü bir araç olarak kullandığını somut örnekler vererek dile getiren Jahamihan, İsveç’de MİT ve AKP’ye bağlı kuruluşların rejim muhaliflerini fişleyip Türkiye’ye bildirdiklerine de dikkat çekti.


Kavala’nın tutuklanması skandal

İsveç PEN Kulübü adına konuşan Yazar Elisabeth Olin de, AKP’nin baskı ve saldırılarının yeni bir safhaya girdiği ve liberal aydınlara da yöneldiği değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin Soros’u olarak adlandırdığı Osman Kavala’nın tutuklanmasını skandal olarak niteledi.  


STOCKHOLM