ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin ortadan kaldırılması amacıyla HDP Milletvekili Leyla Güven tarafından başlatılan Avrupa, Kürdistan ve cezaevlerine yayılan açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri Avrupa kamuoyunda olduğu gibi İsviçre basınında da artan şekilde gündeme gelmeye devam ediyor. İsviçre basınınında, hemen hemen her kantonda yapılan destek etkinlik ve eylemleri de önemli bir yer tutuyor. İsviçre basınında bu ay içinde açlık grevi ve ölüm oruçlarına ilişkin bazı gazetelerde şu haberler ve yorumlar yer aldı.
WOZ: İkinci ayda vücut erimeye başlar
WOZ gazetesinde Julia Wartmann imzasını taşıyan haberde, “Türkiye’de, binlerce mahkum, tecridi açlık greviyle protesto ediyor. Gazeteci Nedim Türfent de onlardan biri. İki haftada bir yüksek güvenlikli cezaevinden Basel’e mektup gönderiyor” dedi. Wartmann devamla şunları belirtti: ’’55 yaşındaki İsviçreli doktor Cornelia Rohr bugün nihayet Nedim’den bir mektup aldım diyor. İsviçreli doktor ve Kürt gazeteci Nedim Türfent bir yıldır, iki haftada bir görüş alışverişinde bulunuyorlar. Geçen haftaya kadar Rohr, iki ay boyunca mektup arkadaşından haber alamamıştı. Şu anda Türkiye’deki insan hakları örgütlerine göre, binlerce siyasi mahkum açlık grevinde. Kürt muhalefet partisi HDP milletvekili Leyla Güven, 7 Kasım 2018’de açlık grevini başlattı. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nden (CPT), Abdullah Öcalan’ın yirmi yıldır gözaltında tutulduğu İmralı cezaevini ziyaret etmesini ve tecridin kaldırılmasını istiyorlar. Türkiye, ABD ve AB’de yasaklanan Kürt İşçi Partisi PKK’nin kurucusu 2015’ten bu yana yalnız bırakıldı. Öcalan, 2011’den beri avukatlarıyla görüştürülmedi. Ailesinin ise dört yılda iki kez görmesine izin verildi.
Leyla Güven’le dayanışma amacıyla Aralık ayı ortasında Strasbourg ve Galler’de açlık grevleri başlatıldı. Şimdi çoğunun durumu ağır. Leyla Güven’in Ocak ayında sağlığı ağır bir şekilde kötüleşti ama serbest bırakılmasına rağmen eylemini halen devam ettiriyor. Cornelia Rohr, Nedim Türfent’i örnek göstererek şuları söyledi: ‘Açlık grevine cevaben mektuplar yazmasına izin verilmeyeceğinden korktum.’ Türfent’in sağlığı, iki aydan bu yana hızla bozuluyor. Grevin başında, zaten vücut ağırlığının yüzde onundan fazla olan on kilo kaybetti. Şu anda sadece 59 kilo ağırlığında. Zayıflıklar, baş dönmesi ve hafıza kaybı, gıda yoksunluğunun ilk ortaya çıkan sonuçlardır. Rohr, ‘İsviçre’de Nedim, bu şartlar altında hastaneye yatırılırdı’ diyor.”
NZZ: Açlık grevlerinde ölüm tehlikesi
Neu Zürcer Zeitung, açlık grevlerini irdelediği iki ayrı haberinde destek eylemleri ve Leyla Güven’in giderek kötüleşen sağlığının hem yurt dışı hem yurt içinde dikkat çekmeye başladığını belirterek özetle şu görüşlere yer verdi: “İstanbul’un güneyinde bulunan Marmara Denizi’nde hapsedilmiş Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması açlık grevlerinin temel talebi. Öcalan’ın olası bir barış süreci için önemi eylemcilerin de temel vurgusu. PKK ile barış sürecinin sona ermesinden ve özellikle 2016 yazındaki başarısız darbe girişiminden sonra, Türkiye’de HDP’nin pek çok seçilmiş temsilcisi de dahil olmak üzere çok sayıda Kürt siyasetçi ve partinin eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da cezaevine atıldı. Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarının, müvekkillerini sekiz yıl sonra ziyaret etmelerine izin verildi. Öcalan ve üç arkadaşı İmralı cezaevi adasından bir bildiri gönderdi. Kürt lider, Türkiye’deki barış sürecinin yeniden başlatılmasını istiyor. Suriye ile ilgili olarak Öcalan, Suriye Demokratik Güçlerini (SDF) şiddet içermeyen yollarla bir çözüm bulmaya çağırıyor. SDF ayrıca PKK ile yakın ilişkilerini sürdüren Kürt Halk Savunma Birimlerini de içeriyor. Ayrıca Öcalan, destekçilerine sağlıklarını ve hatta hayatlarını protestolarıyla tehlikeye atmamaları yönünde uyarıyor. Son aylarda Türkiye’de binlerce mahkum, Öcalan’ın tecridine son verilmesi çağrısında bulunan milletvekili Leyla Güven’in başlattığı açlık grevine katıldı.’’
Tagesanzeiger: Öcalan 8 yıl sonra
Tagesanzeiger da eylemleri şu şekilde gördü: “Kürt lider Abdullah Öcalan avukatlarıyla 2011’den beri ilk kez karşılaştı. Avukatlardan biri olan Rezan Sarıca yaptığı açıklamada, görüşmenin yaklaşık bir saat sürdüğünü söyledi. Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) kurucusu ve yaklaşık 20 yıldır İstanbul yakınlarındaki İmralı Cezaevi’nde ömür boyu hapis cezasını yatan Öcalan tecrit altında. Öcalan, Türkiye’deki Kürtlere özerklik kazandırmak için 1978 yılında PKK’yi kurdu. 1984 yılında PKK, bağımsız bir Kürt devleti için silahlı mücadele başlattı. 40.000’den fazla insan öldü. Türk hükümeti ve batılı müttefikleri PKK’yi terör örgütü olarak görüyor. Türkiye’de Temmuz 2016’daki askeri darbeye teşebbüsünden sonra, hükümet İmralı ziyaretlerini yasakladı. Ancak Kürt yanlısı Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Leyla Güven ve yüzlerce mahkum, Öcalan’a yönelik tecridi protesto ettikten sonra görüşme izni verildi.”