İsviçre Gündemi


Açlık grevleri, Kürt sorununu İsviçre basınının gündemine taşıdı. Denilebilinir ki uzun süredir gazete ve TV’ler bu yoğunlukta ve aynı anda Kürtlerin eylemlerine bu denli yer vermemişti. Gazetelerin Açlık grevlerini gündeme getirerek, Kürt sorununa dikkat çekmelerinde elbette ülkedeki gelişmeler kadar, bu ülkede sürekli eylem halinde olan Kürtlerin de katkısı büyük. Bulundukları kantonlarda çalmadık kapı bırakmayan, sokaklarda, alanlarda sürekli eylem halinde olan Kürt halkı, İsviçre basınının da duyarlılığının artmasında pay sahibi.
Avrupa ya da İsviçre’deki eylemlerin, kampanyaların en temel amaçlarından biri de ülke kamuoyunlarının dikkatini çekmek, konunun gündeme alınmasını sağlamak ve basın tarafından farkedilmektir. Eğer yaşadığınız ülke sizin için önemli olan bir konuda yanınızda olmaz, sorunu irdelemezse, bu o ülkeye bakışınızı da, eylemlerinizin de boyutunu etkiler. Bu anlamda sık sık duyarsızlığıyla eleştirdiğimiz İsviçre basını ve kurumlarına hak ettiklerinde övgüyü de esirgememek gerekir. Kürdistanlıların büyük kısmının İsviçre basınını takip etmediği düşünüldüğünde, onları bilgilendirmek, basın tarafından farkedildiklerini hatırlatmak da bizim görevlerimiz arasında sayılmalıdır. Gazete ve TV’lerin ortak bir şekilde Kürtlerin Öcalan’a yönelik tecrit ile Kürt dili üzerindeki yasakların kaldırılması taleblerinin gündeme taşınması ve Açlık grevlerinin yaklaşık 700 kişiyle başlayıp, sayının 10 binlere ulaştığının duyurması, BDP’li Kürt vekillerin de ölüm sınırındaki grevcileri desteklemek amacıyla Açlık grevi başlatmalarının haber yapılması, İsviçre’deki Kürt eylemlerine de haklılık kazandırmış bulunuyor.
 Nitekim Basel hükümeti de aşırı sağcı SVP’nin eleştirilerine rağmen, bu kentte ardı ardına yapılan Kürtlerin ve dostlarının etkinliklerine destek vererek katkısını hissettirdi. Keza Zürich’de de yetkililer Kürt kurumlarının eylem, etkinlik taleplerinin hiç birini geri çevirmedi. Almanca dilinde takip ettiğimiz DRS  Televziyonu, BLİCK, Thurgauer Zeitung, Freiburger Nachrichten, NZZ, Tages Anzeiger, Uluslararası Af Örgütü ve burada ismini sıralamadığımız onlarca Fransızca ve İtalyanca yayın yapan gazeteler Kürtlerin İsviçre eylem ve etkinliklerine, Açlık grevi ve taleplerine geniş yer vererek, Kürtleri yalnız bırakmadılar.
Şimdi bu ilişkileri dönemsel değil, sürekli kılma zamanıdır. Kürt kurumları da duyarsız kalındığında yerden yere vurdukları basını, Kanton yönetimlerine şimdi teşekkür etmeyi de bilmeli ve bunu bir ziyaret nedeni yapmalıdırlar.