İsviçre Gündemi


İsviçre hükümeti 2015 yılı icraatlarını ve ülke değerlendirmelerini kamuoyuna açıkladı. Hükümet açıklamasında güvenlik en öncelikli konuların başında yer aldı. 

Raporun ülke güvenliği kısmında, diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi İsviçre'de terör tehdidinin arttığının altı çiziliyor. Terör tehlikesinin DAİŞ, El-Kaide ve diğer Ortadoğu örgütlerinden kaynaklandığının vurgulandığı raporda, İsviçre'den de söz konusu örgütlere katılımlar gerçekleştiği ve geri dönen elemanların terör tehditini arttırdığı belirtiliyor. Güvenlik başlığı bölümünde Kürtlere yönelik değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Bölgesel savaşların İsviçre'de etnik kimlik potansiyelini ve faaliyetlerini arttırdığına yer verilen raporda, Kürtlerin uzun süredir şiddet olaylarına karışmadığı, düzenlenen eylem ve etkinliklerinin ise Türkiye ve DAİŞ saldırılarına bağlı olarak geliştiğinin altı çizildi. Raporda bölgesel gelişmelerin kimi etnik kimlikleri şiddete yönlendirebileceği ihtimali bulunduğu da belirtiliyor. İsviçreli gruplara ilişkin değerlendirmelerde İsviçre solunun uluslararası sol örgütlerle ilişki halinde olduklarının tespit edildiği, İsviçre sağının ise ideolojik olarak kamuoyunda etki yaratamadığı ve ciddi sayılabilecek bir şiddet eylemine kalkışmadığı ifade ediliyor. 


İstihbarat:  Teröre eğilimli gençle takip altında

İsviçre Konfederasyon İstihbarat Servisi (CSR) başkanı Nicoletta Della Valle, da Tribün de Geneve Gazetesine verdiği özel röportajda, İsviçre'de 200-300 teröre eğilimli kişinin bulunduğunu belirterek, İsviçre'nin de kendini güvende hissedemeyeceğini söyledi. Valle göre İsviçre gerçeği farklı bir terörist profili çiziyor. Son Davos toplantılarında ve Cenevre'de gerçekleştirilen uluslararası toplantılar da herhangi bir terör olayının yaşanmaması da Vale göre bunun bir kanıtı. İstihbarat şefi yine de tedbiri elden bırakmadan terör örgütlerine bulaşan gençlere dikkat edilmesi ve gençlerin kontrol altında tutulması gerektiğini de belirtiyor.

Umarız herşey istihbarat şefinin dediği gibi olsun ama daha geçen ay 4 Irak vatandaşının İsviçre'de eylem planlamaktan yargılanıp mahkum olması, yine bir kaç ay önce Cenevre'de 2 kişinin BM merkezine yönelik saldırı şüphesiyle yakalanması durumun hiç de anlatıldığı gibi olmadığını gösteriyor.


Müslüman öğrenciler kadın eli sıkmayınca...

İsviçre'nin Baselland kantonunda iki Müslüman öğrencinin kadın öğretmenlerin elini sıkmaması yeni bir tartışmaya neden oldu. Okul yönetimi krizin aşılması ve öğrencilerin eğitimlerini sürdürmesi için bu iki öğrencinin erkeklerle de el sıkışmasını yasakladı. Konu basına yansıyınca da tartışmalar alevlendi. Zürih İslam Teşkilatları Birliği konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kadınlara duyulan 'saygı'dan dolayı ellerinin tutulmadığını söyleyerek öğrencilerin tutumuna İslami açıdan destek verdi, ama kimseyi ikna etmeyi başaramadı. İsviçre Eğitimciler Derneği "özel uygulama"nın iyi bir çözüm olduğu fikrine katılmadıklarını, bütün öğrencilerin aynı kurallara tabi olmak durumunda olduklarını, öğrencilerin hayatlarında kadınlar ile ilişki halinde olacaklarını, iş arkadaşı, eleman şefi ya da müşteri olarak sürekli temas halinde olacaklarını hatırlatarak el sıkışmayı reddetmenin anlaşılacak bir durum olmadığını belirtti. 

Konu basında da sert eleştirilerle karşılandı. Gazeteler davranışın ortaçağı hatırlattığı ve konunun saygıyla ilgili değil Kadınların seks nesnesi olarak görülmesiyle ilgili olduğunu belirttiler.