İsviçre Gündemi
İsviçre’de yabancı düşmanlığı sokaklara taşmaya başladı. Zürich Affoltern’da bir mülteci evi iki kez içeridekilerle birlikte yakılmak istendi. Sağ partilerin yabancı düşmanlığı sokaktaki yandaşlarının şiddet gerekçesi olurken, Avrupa Konseyi’nden İsviçre’ye yapılan yeni uyarılar, bu ülkenin insan hakları evrensel değerlerinden bir bir uzaklaşmaya başladığını gösteriyor. İnsan Hakları Sözleşmesinin temeli sayılan Cenevre Konvensiyonunun ev sahibi olmak dışında, Mülteciler Yüksek Komiserliği gibi önemli bir kurumun da merkezi olan İsviçre’ye yöneltilen suçlama ve uyarılar yenilecek, yutulucak cinsten değil.
Sosyalist Parti’den Didier Burkhalter gibi önemli bir politikacıyı Dışişleri Bakanlığına getiren İsviçre’ye, Konsey tarafından yöneltilen yabancılara karşı ayırımcılık ve nefret söyleminin kaygı verici boyutlara ulaştığı, göçmenlerle ilgili aile birleşimini zorlaştıran düzenlemelerin, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine aykırı olduğu uyarıları, hem İsviçre’nin insan hakları sicilini kirletti, hem de bu sorunlarla muhatap olacak Burkhalter ve partisi SP’yi zor durumda bırakacak gibi gözüküyor.
SVP yine sahnede
İzlediği politikalar ve ırkçı söylemlerle İsviçre’yi uluslararası eleştirilere muhatap kılan İsviçre Halk Partisi (SVP) “göçe hayır” solaganıyla başlattığı kampanya da referandum için gerekli olan 140 bin imzayı toplamayı başardı. İlgili komisyonun belirleyeceği bir tarihte halk oylamasına sunulacak kampanyanın kabul edilmesi durumunda, göçmenleri yine önemli sorunlarla baş başa bırakacak. Son yıllarda yabancı düşmanı basının da sansasyonel haberleriyle halk arasında artış gösteren yabancı düşmanlığı olası bir referandumda SVP’nin başarıyla çıkacağını gösteriyor. SVP son yıllarda yabancıları ilgilendiren konularda, halktan büyük destek görmesiyle dikkat çekiyor.
SP ve Yeşiller izliyor
İsviçre’de yabancılara ayırımcılığı ve düşmanlığı körükleyen yayın ve söylemler artarken, SP ve Yeşillerin sessizliği de dikkat çekiyor. Her iki partinin söz konusu söylemlere karşı politika üretememesi ırkçı ve yabancı düşmanı çevreleri hem cesaretlendiriyor hem de söylemlerine “meşruluk” kazandırıyor. Sol çevreler bu vb. politikalar nedeniyle söz konusu partileri sağa kaymakla eleştiriyorlar. Kürt adaylar nerede?
İsviçre Luzern, La Chaux Fonds başta olmak üzere birçok kantonda yerel seçimler yapılacak. Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan Kürt aday, ya da desteklenen adaylar konusunda bir açıklama yok. Önemli bir Kürt kitlesini temsil eden Kürt kurumlarının seçimlerde etkili olabilecek gücünü kullanamaması, diplomasi ve sivil alanlardaki handikapların artmasını sağlamakla kalmıyor, İsviçre politik arenası dışında bir duruşa da neden oluyor ki, bu da bu denli siyasetle ilgili, dünya ile ilgili politik bir kitlenin temsilinde kuşkuların artmasına neden oluyor. Bu nedenle Kürt kurumlar tez elden adaylar hazırlamalı onlara desteğini açık seçik ilan etmeli ya da kampanyalar düzenlemelidir. Kürtlerin kişilere takılmak yerine, genel politik çıkarlarını esas alarak seçimlere yaklaşmasında büyük yarar bulunuyor.
İsviçre değerlerini bir bir yitiriyor