İsviçre Gündemi
Türkiye'de 16 Nisan 2017'de yapılacak olan ‘diktatörlük mü, parlamenter sistem mi’ referandumu için İsviçre'de büyük hazırlıklar yapılıyor. Türkiye ve Kürdistanlı tüm siyasi ve toplumsal kesimlerin ana gündem yaptığı referandum da geniş bir "HAYIR CEPHESİ" kuruldu. Bu cephede şimdilik onlarca örgüt, parti, inanç kuruluşları, sivil örgütler bulunuyor. Cephe daha da genişlemek için önemli hazırlıklar içinde. Önümüzdeki günlerde yapacağımız haberlerde kimlerin "HAYIR CEPHESİ"nde yer alacağını duyuracağız. Konuyla ilgili bütün İsviçre'yi kapsayan ve onlarca temsilcinin yer aldığı bir toplantıda önemli tartışmalara tanıklık ettik.
7 Haziran ve 1 Kasım seçim sonuçları düşünüldüğü zaman İsviçre'de Erdoğan'ın büyük bir yenilgi alacağı kesin gibi gözüküyor. Seçimlerde HDP'nin yüzde 46, CHP'nin yüzde 18 oy aldığı, Sadet Partisi’nin, İsviçre'de önemli potansiyeli olan Fethullah Gülen taraftarlarının, MHP'nin bir kısmının vb ‘HAYIR’ oyu vereceği düşünülürse, Erdoğan'ın ancak yüzde 15'lerde bir evet oyu alacağı söylenebilir. Elbette bu çantada keklik değil. AKP iktidar imkanlarını kullanarak, mavi boncuk dağıtarak, çıkar ilişkileri vaat ederek, başkanlık olmazsa iç savaş çıkar tehditleri yaparak, Kürt düşmanlığını geliştirerek vb argümanlarla seçmen kitlesini etkilemeye çalaşıyor. Bu nedenle herkesin geleceğini etkileyecek olan referandum sürecinde ayağa kalkması gerekmektedir. Zira Erdoğan'ın başkanlığı kazanması durumunda Türkiye kapıları sürgüne kapatılacağı gibi, milyonlarca yeni sürgün anlamına da gelecektir. Türkiye'deki mevcut durumun bile 12 Eylül uygulamalarını da aşan gelişmeler doğurması, Erdoğan'ın diktatörlüğünün çok daha da ötesine geçeceği sinyallerini vermektedir.
Evet söz konusu "HAYIR CEPHESİ" kararlılığını ortaya koydu. Hemen hemen bütün sol örgütler, DEM-KURD- Aleviler, Ermeniler, İslami çevreler ya bu cephe içinde yer alacak ya da paralel çalışmalar yürüterek Hayır cephesini genişletecek. Önümüzdeki günlerde Hayır cephesi, mitingler, info standları, bildiriler ve duyurularla etkisini hissettirecek. Onlarca dernek, kurum, işyeri seçim bürosuna dönüştürülecek, buralarda seçmen kayıtları sorgulanacak, yeni kayıtlar yapılacak, sorunlu seçmenlerin sorunları giderilecek. Hayır cephesinin gerekirse tek tek ailelere bile ulaşacak Seçim Tim'leri kurması, ideolojisi, siyasi ve dini yelpazedeki yerine bakmaksızın herkese ulaşılması, ikna edilmesi gibi kararları da Hayır cephesinin dikkat çeken adımları oldu.
Kabul etmeliyiz ki böylesine geniş bir çalışma daha fazla kişinin görev ve sorumluluk almasıyla mümkün. Dolayısıyla herkes bu çalışma için kendini görevli hissetmelidir. Hayır cephesi görev almak isteyen herkesi konumlandıracak ve etkili kılacaktır.
Diktatörlüğe evet mi, hayır mı halkoylaması için oy verme işlemleri 27 Mart-9 Nisan 2017 tarihlerinde yapılacaktır. İktidar adeta yangından mal kaçırır gibi yine al acele bir seçimle işi kotarmak istemiştir. İktidar olanaklarının hızına, diğerlerinin yetişemeyeceğini hesaplamıştır. Ama bir kez daha yanıldığını göstermek durumundayız. 27 Mart’a kadar seçmen kayıtlarının yapılması, yenilenmesi, sorunlarının giderilmesi gerekmektedir. Kaydını kendisi yapabilenlerin hemen https://secmen.ysk.gov.tr/ysk/secmenBilgiYurtdisi.jsp adresinden seçmen kayıdını kontrol etmesi, yenilemesi, kayıdı yoksa yapması gerekmektedir.
Her iki seçimde de Erdoğan'a büyük bir yenilgi yaşatan İsviçre seçmeni, bu referandumda Erdoğan'a unutmayacağı bir yenilgi yaşatacağa benziyor.