
Yazarlardan Şehmuz Sefer konuşmasında, “Çocukluktan başlayarak, dayak ve zorla Türkçe öğretilen bir halkın içinden çıktık. Bugün bile Kürtçe kitap yazan yazarların eserleri resmi makamlarca ‘bilinmeyen bir dil’ olarak tanımlanıyor. Yasak ve zorluklar Türkçe’nin hala kullanılmasının nedenidir. Kürt halkı ve dili üzerinde Arap, Türk, İslam baskısı hep etkili olmuştur. Biz Osmanlı oyunları diye bir tabir kullanırız. Şimdi durum bu şekilde sürüyor. Çocukların okullarda Kürtçe eğitim alması yasaktır. ‘İsteyen olursa paralı özel okullarda öğrenebilir’ diyorlar. Ya da ‘Matematikte, fizikte Kürtçe kullanabilirler’ diyorlar. Tam bir komedi sürüyor” dedi.
Hitlerin vahşetini aratmadılar
Yazar İrfan Dayıoğlu ise , “Kürt yazarlar olarak buraya davet edildiğimiz için bile zorluklarla karşılaştık. Vize alamadık ve PEN’in devreye girmesiyle gelebildik. Biz Hitlerin Yahudi katliamları üzerine çok kitap okuduk, film izledik. 12 Eylül sonrası başta Diyarbakır da Kürt halkına karşı Yahudi vahşetini aratmayacak uygulamalar yapıldı. Yahudiler gibi uluslararası destek alamayan Kürtler, bedenleriyle direnmek zorunda kaldı ve büyük vahşetler gördüler. Cezaevlerinde hala 15 yazar bulunuyor. 44 gazeteci hala tutuklu” diye konuştu.
ALİ ÖZŞERİK