İsviçre Gündemi
Rojava’nın Demokratik Özerklik modeli İsviçreli politikacıları ve basını tarafından giderek artan bir ilgi görüyor. Kendine özgü farkılıkları da olsa en fazla benzerlik gösterdiği İsviçre sisteminin özelliklerini taşıması nedeniyle politikacılar ve parrtilerin ilgi odağı olan Rojava sistemi, Kürt cephesine diplomatik avantajlar da sağlamaya başladı.
Bundan bir süre önce PYD Eşbaşkanı Salih Muslim Cenevre'deki Clup Presse de la Suisse’da (İsviçre Basın Klübü), Rojava'daki kanton örgütlenmesinin özelliklerini bir basın toplantısıyla duyurmuştu. O zamanlar pek dikkate alınmayan Model, Şengal ve Kobane’deki gelişmelerden sonra anlam kazanmaya başlamıştı. Bir taraftan gerici, feodal, fanatik güçler, diğer taraftan halkın yönetim ve katılımını esas alan, çoğulcu ve bütün halklara açık paradigma.
Söz konusu gelişmeler, Kürtler ve temsil ettikleri sistemin bölge ve uluslararası güçlerin umudu haline gelmesi, İsviçreli politikacıların da söylemlerine yansımaya başladı. İsviçre Amnnesty İnternastional Türkiye masası sorumlusu Maya Henuschman, Kürt Halk Önderi Öcalan öncülüğünde Rojava’da kurulan Kontonların tüm dünyaya bir model teşkil ettiğini seslendirdi.
Heuschman, değerlendirmelerinde "Öcalan öncülüğünde Rojava’da kurulan Konton sisteminin ademi merkez sistemi ile yürütülen tek yönetimdir. Buradan baktığınızda Avrupa yerel yönetimini çok demokratik sanabilirsiniz, ama öyle değil sermaye güçleri ile yönetilen bir düzen söz konusu, bu yüzden Rojava Kantoları tamamen ademi merkezi bir yönetim modeli olarak dünyaya ve Avrupa’da bir örnek teşkil ediyor" diyerek, Demokratik Özerklik Modeline açık bir destek sundu.
Bir başka politikacı Dr. Jürg Meyer de Rojava Kanton Modelini değerlendirirken, umutlarının yeşerdiğini belirtiyor. Dr. Mayer, "Özerk Kürt Kantonlarında özyönetimlerin oluşturuluyor olması beni umutlandırıyor. Bu kantonlarda yaşayan farklı halklar ve inançlar barışçıl bir biçimde bir arada yaşamaları önemlidir. Bir başka önemli olay ise feodal ve ataerkil toplumsal yapıların ortadan kaldırılıyor olmasıdır. Küreselleşmeden dolayı birçok farklılık ve kültür aynı ortamda yaşıyor. Bu anlamda tüm siyasi yaşam katmanlarında arabuluculuk ve eşitlik kültürü gerekiyor. Tüm insanlık için geçerli olan kuralların, -ister Kur’an, ister İncil olsun- hiçbir kutsal kitap adına tartışılmaz kurallara dönüştürülüp dayatılması kabul edilemez" diyerek Rojava sistemine destek çağrısında bulundu.
İsviçre Sosyalist Parti Federal Milletvekili Beat Jans de Öcalan’ın önderliğine dikkat çekerek, farklı inançlara, kültürlere ve halklara yönelik yapılan kanlı katliamlara karşı Kürt Halk Önderi Öcalan’ın felsefesi doğrultusunda Kürtler tarafından Rojava’da inşa edilen sistemin Ortadoğu halkları açısından tek alternatif model olduğunun altını çiziyor. Rojava’da inşa edilen sistemin İsviçre sistemiyle örtüştüğüne de değinen Jans, bu modelin Ortadoğu halkları tarafından da desteklenmesine ve korunmasına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Özetle İsviçre Kantonal sistemine benzer özellikler taşıyan Demokratik Özerklik modeli yeni yeni bilince çıkarılmakta, tartışılmakta ve direniş içinde şekillenen özellikleriyle daha büyük ilgi ve taktir kazanmaktadır. Önümüzdeki 2 ay içinde İsviçreli siyasi parti ve politikacıların öncülüğünde düzenlenmesi planlanan konferanslar da bu ilginin en büyük göstergesi olacak.